31 Mayıs 2015 Pazar

Spor: Roland Garros 8. Günün Ardından


Suzanne-Lenglen’de günün ilk maçında dünya 7 numarası Ana Ivanovic, dünya 9 numarası Ekaterina Makarova ile karşılaştı. İki ilk 10 oyuncusunun karşılaştığı dördüncü tur maçında ilk sete iyi başlayıp daha ilk oyunda servis kıran Makarova oldu ve 2-0 öne geçti. Ancak Ivanovic de hemen servis kırarak durumu 2-2’de eşitledi. Ivanovic kendi servis oyununu da alarak durumu 3-2 getirmiş ve iyi bir ritim yakalamıştı ki yağmur arası verildi. Uzun bir aranın ardından oyuncular yine korta çıktılar. Ivanovic aradan sonra da iyi devam etti ve setin son oyununda servis kırarak seti 7-5 ile aldı. İkinci sette Makarova yine erken servis kırdı, bunun üzerine Ivanovic yine Makarova’ya servislerinde baskı uyguladı ancak bu sefer servis kırmayı başaramadı. Makarova ise son oyunda bir kere daha servis kırarak seti 6-3 kazanmayı başardı. Final setinde ise Ivanovic muhteşem oyunla rakibine büyük bir üstünlük sağladı ve seti 27 dakikada 6-1 ile kazandı. Böylece 2008 şampiyonu Ana Ivanovic o seneden sonra ilk defa çeyrek finale yükselmeyi başardı. Ivanovic’in çeyrek finaldeki rakibi ise Elina Svitolina oldu.

Bu Hafta | 25-31 Mayıs 2015

Ne Okudum?
Tam finaller bitti, büt derdi yok, rahat rahat kitap okuyabileceğim derken son tarihleri gelen read-to-review'ların bir hayli biriktiğini fark ettim, haliyle ağırlıklı olarak kendimi onları okumaya verdim, pek fırsatım olmadı okumak içi sınavların bitmesini sabırla beklediğim diğer güzel kitapçıklarımla zaman geçirmeye. Bu nedenle bu hafta okuduklarımın neredeyse tamamı R2R ve hepsinin incelemelerine Goodreads üzerinden ulaşabilirsiniz. Zaten her zamanki gibi, linkler incelemelere gider.

Uzun zamandır ilk kez bu hafta okuduğum her şeyin incelemesini yazdım. Kendimle gurur duyuyorum.


Ne İzledim?

Cumartesi gecesini bir çeşit film gecesi yapmak istedim; ama yaşlanmışım sanırım, tek bir filmden (tahmin edeceğiniz üzere Horrible Bosses 2 olur kendileri) sonra, yaklaşık on bir buçuk sularında gözlerim acımaya başladı, geceyi birkaç bölüm Futurama'yla bitirip yattım.
Açıkçası filmi beğendim; ama Jason Bateman'ın oynaması benim bir filmi beğenmem için yeterli bir neden, bu yüzden düşünceme ne kadar güvenebilirsiniz bilmiyorum. Film genel olarak hoştu, bunu ilk filmden daha çok sevdim sanırım; ama filmin sonundaki kamera arkası görüntüleri yine de çok daha eğlenceliydi. Chris Pine'ı da, her zamanki gibi, Liam Hemsworth'le karıştırmam da gayet hoş oldu. Neyse ki bunu yapan tek kişi değilmişim, o yüzden problem yok. (Chris Pine > Liam Hemsworth bu arada)



Ne Dinledim?
Şu aralar hiçbir şey dinleyemiyorum resmen. Ne eski müziklerim ilgimi çekiyor, ne yenilere bir göz atma isteğim var. Ne podcastlerime elimi sürüyorum, ne sesli kitaplarım bana gel beni dinle diyor. Arada bir yerlerde kaldım. Bakalım.

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Spor: Roland Garros'ta 7. Günün Ardından


Dünya 1 numarası Serena Williams ile eski dünya 1 numarası Victoria Azarenka üçüncü turda karşılaştı. İkilinin oynadığı birçok maç gibi bu da çok çekişmeli geçti. Maça iyi başlayan Azarenka oldu, servis kırdı ve 2-0 öne geçti. Ancak sonra Serena da servis kırdı ve durumu 2-2’ye getirdi. Azarenka bir kere daha servis kırıp bu sefer avantajını kaybetmedi, seti 6-3 ile kazandı. Azarenka 2. sette de servis kırarak 3-1 öne geçti. Serena da yine servis kırıp durumu 4-4’e getirdi. Sonra bir kere daha servis kıran Serena ikinci seti 6-4 kazandı. İkinci setin son puanı ise biraz tartışmalı oldu, çizgi hakeminin verdiği dışarıda kararını sandalye hakemi değiştirdi ve puan tekrar edildi.

29 Mayıs 2015 Cuma

Spor: Roland Garros 6. Günün Ardından


Ana Ivanovic, üçüncü turda Donna Vekic’le karşılaştı. Ivanovic ilk sette çok iyi oynadı ve Vekic, Ivanovic’e karşılık vermekte çok zorlandı. 6-0 biten ilk setin ardından ikinci sete daha iyi oynamaya başlayan Vekic, bir kere servis kırdı ancak bu avantajını çabuk kaybetti. Daha sonra Ivanovic oyuna ağırlığını koyarak seti 6-3 kazandı ve dördüncü tura yükselen ilk isim oldu. Böylece Vekic’in Roland Garros macerası da bitmiş oldu. Vekic dördüncü tura yükselmeyi başaramamış olsa da kariyerinde ilk defa bir Grand Slam’de üçüncü tura yükselerek önemli bir başarıya imza attı.

28 Mayıs 2015 Perşembe

Spor: Roland Garros 5. Günün Ardından


Bugün heyecanlı maçlar vardı ancak günün maçı (hatta belki turnuvanın maçı olabilir) kesinlikle Svetlana Kuznetsova-Francesca Schiavone maçıydı. 2011 Avusturalya Açık’ta oynadıkları 4 saat 44 dakika süren ve Grand Slam tarihinin en uzun kadınlar maçı olan o efsane maçın ardından burada da muhteşem bir maç oynadılar. İki eski Roland Garros şampiyonunun karşılaştığı maçta ilk set çok yakın geçti ve tie-break’e uzadı. Gergin geçen tie-break’i kazanan ise 13-11’lik skorla Kuznetsova oldu ve ilk seti 82 dakikada almayı başardı. Kuznetsova’nın ikinci sette 2-0 öne geçmesine rağmen seti 7-5 ile kazanan Schiavone oldu. Böylece Schiavone setlerde durumu eşitledi ve maçı final setine uzattı. Üçüncü sette ilk servis kıran Kuznetsova olmuştu ancak Schiavone 8. oyunda servis kırarak durumu 4-4’e getirdi. Roland Garros’ta son sette tie-break oynanmıyor, oyunlar arasında 2 fark olana kadar devam ediyor ve bu maç da uzun süre dengede geçen bir üçüncü setle bitti.

Müzik: Günün Şarkısı: Lemonade - Dave Moisan

Normalde her gün bir inceleme yazmayı düşünüyordum; ama fark ettim ki read-to-reviewlar feci birikmiş ve büyük ihtimalle buraya uzun bir yazı koymaya fırsatım olmayacak, o yüzden bugünü bir Günün Şarkısı yazısıyla geçirmeye karar verdim. Böyle bulutlu bir günde neşeli bir şarkı kadar iyi gelen çok fazla şey yok.


27 Mayıs 2015 Çarşamba

Spor: Roland Garros 4. Günün Ardından


Roger Federer, ikinci tur maçında İspanyol Marcel Granollers ile karşılaştı. İlk sete çok hızlı başlayan Federer, agresif bir oyunla seti 6-2 kazandı. Granollers ise ikinci sette daha çok file önü puanı alarak daha dirençli bir oyun ortaya koydu ve seti tie-break’e taşıdı. Tie-break’i 7-1 ile kazanan Federer oldu. Üçüncü seti de kazanan 6-3’le Federer oldu. Maç boyunca etkili oynayan Federer, maçı 1 saat 47 dakikada 3-0 kazanarak üçüncü tura yükseldi.

Kitap/İnceleme: Revival/Diriliş - Stephen King


Revival/Diriliş
Stephen King

Orijinal Basım Yılı: 2014
Çeviri Basım Yılı: 2015
Yayınevi: Altın Kitaplar (doğal olarak)

Goodreads Puanı: 3.77/5
Benim Puanım: 4/5







Revival/Diriliş, uzun zamandır (eşittir, kitabın çıkacağını duyduğum andan bu yana) okumak istediğim bir kitaptı. Doğruya doğru, King'in okuduğum bir önceki kitabını (Mr. Mercedes/Bay Mercedes) pek beğenmedim; ama bu onun elinden çıkan her şeyi okuyacağım gerçeğini hiçbir şekilde değiştirmedi, o yüzden geçen gün D&R'ın önünden geçerken bu kitabı gördüğümde gözlerim yerinden fırladı. O sırada sinemaya gidiyordum ve filme yetişmek için acele etmem gerekti, bu nedenle giderken alamadım; ama dönüşte ilk işim koştura koştura kitabı almak oldu. Oturabildiğim ilk dakika kitaba başladığımı tahmin edersiniz.

26 Mayıs 2015 Salı

Spor: Roland Garros 3. Günün Ardından



Roland Garros’ta kariyerinde sadece 1 mağlubiyet yaşamış, toprak kortun kralı lakaplı Rafael Nadal bugün korttaydı. 10. Roland Garros şampiyonluğunu arayan Nadal, ilk turda 18 yaşındaki genç Fransız Quentin Halys’i 6-3, 6-3 ve 6-4'lük setlerle mağlup ederek ikinci tura yükseldi. Bu seneki performansıyla herkesin kazanma ihtimaline şüpheyle baktığı Nadal etkili bir oyunla 2. tura ulaşırken şüpheleri biraz olsun azaltmıştır. İlerleyen turlarda daha da etkili oynamaya başlayacaktır.

Kitap/İnceleme: Simon vs. the Homo Sapiens Agenda - Becky Albertalli


Simon vs. the Homo Sapiens Agenda
Becky Albertalli

Basım Yılı: 2015

Goodreads Puanı: 4.30/5
Benim Puanım: 4/5









Hani olur ya, kapağını gördüğünüz, adına denk geldiğiniz ya da konusunu okuduğunuz anda okumak istediğiniz kitaplar? Simon vs. the Homo Sapiens Agenda'ya rastladığımda bunların üçünü birden peş peşe yaptım ve Okuma İsteği x10 gibi bir şey oluştu bende. Bu kitaba bayılacağımı daha en baştan biliyordum ve başladıktan sonra da düşüncelerim yalnızca doğrulandı.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Spor: Roland Garros 2. Günün Ardından


Son şampiyon ünvanının sahibi Maria Sharapova, ilk turda aslında zor bir rakip olabilecek Kaia Kanepi’yi 6-2 ve 6-4’lük setlerle yenerek adını bir üst tura yazdırdı. Sharapova’nın ikinci turdaki rakibi ise vatandaşı Vitalia Diatchenko oldu.

Kitap/İnceleme: Pleasure Unbound - Larissa Ione


Pleasure Unbound
Demonica #1
Larissa Ione

Basım Yılı: 2008

Goodreads Puanı: 4.08/5
Benim Puanım: 2/5








İkinci kitabın incelemesi için.
Üçüncü kitabın incelemesi için.

Birincisi, şu kapaktaki Cheyenne McCray'le aynı kitabı mı okuduk bilmiyorum; ama bir erotica okuyucusu olarak söylüyorum, benim okuduğum kitap herhangi bir şekilde "dangerously erotic" ya da "wonderfully satisfying" değildi. Ayrıca, kim bir kitabı bu şekilde tanımlar ki? Cidden yani.
İkincisi, o kapakta ne olduğunu tam olarak çözemedim ve çözmek istediğimden de emin değilim. Neyse.

Aslında bu kitabı sevmemek için ne kadar nedenim varsa sevmek için de bir o kadar nedenim var; ama sevme nedenlerim diğerleri kadar güçlü değil, o yüzden puan ine ine oldu size 2/5. Hatta normalde 1/5 vermiştim de incelemeyi yazarken 2/5'e çıkardım.

24 Mayıs 2015 Pazar

Spor: Roland Garros 1. Günün Ardından


Turnuva favorilerinden 3 numaralı seribaşı Simona Halep, biraz zorlandığı maçta Evgeniya Rodina’yı 7-5 ve 6-4’lük iki sette geçmeyi başararak 2. Tura adını yazdırdı. Halep’in ikinci turdaki rakibi ise Mirjana Lucic-Baroni olacak.

Film/İnceleme: Prestige/Prestij (2006)


Prestige/Prestige


Yönetmen: Christopher Nolan


Oyuncular: Christian Bale, Hugh Jackman, Scarlett Johansson, Michael Caine


Orijinal Çıkış Yılı: 2006









Öncelikle, evet, bu filmi ancak izleyebildim.

Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir film izlememiştim diyebilirim. Bir süre önce kardeşim izlemek istediği için indirmiştim, o zamandan beri duruyordu, hafta başı gibi o hatırlatınca dedik izleyelim. Film bittiğinden beri, ki üzerinden günler geçti, kardeşimle durup durup birbirimize bakıyoruz ve, "Ama film çok güzeldi be." diyoruz.

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Spor: 2015 Roland Garros'dan Önce


Bir süredir yazacak vakit bulamamıştım, yazacak birşey olmadığından değil tabi bir sürü var aslında da final dönemi olunca yazmaya vakit ayıramadım. Ve bugün tekrar yazmaya başlamanın tam zamanı diye düşündüm çünkü en sevdiğim Grand Slam olan Roland Garros (ya da Fransa Açık da diyebiliriz) yarın başlıyor. Bu turnuvayı çok sevmemin en önemli nedenlerinden biri benim tenisi şu anki kadar sevmemi sağlayan maçlardan biri olan 2011 yılındaki Federer-Nadal finaliydi. Gerçi benim favori maçlarımın arasında (doğal olarak) bir sürü Federer-Nadal maçı var ve bence zaten bu rekabet tüm zamanların en önemli rekabetlerinden biri sadece tenis için de değil spor içinde. Neyse en sevdiğim oyunculardan olan bu iki yaşayan efsanenin rekabetiyle ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum zaten o yüzden bu konu ile ilgili daha fazla konuşayayım şimdi. Turnuva ile ilgili konuşmaya başlamadan önce şunu da belirtmeliyim ki, turnuvayı sevmemin bir diğer nedeni de Toprağın Kralı Nadal tabii ki.
Şimdi 2015 Roland Garros’a gelelim. Bu yazımda turnuvanın bana göre favorilerinden ve kuralardan biraz bahsetmek istiyorum. Turnuva boyunca da her gün sonunda o günün değerlendirmesi ile ilgili bir yazı yazacağım.

17 Mayıs 2015 Pazar

Bu Hafta | 11-17 Mayıs 2015

Ne Okudum?
Arkadaş insan hiçbir kitaba mı odaklanamaz? Odaklanamıyorum, yok böyle bir şey. Birkaç kitaba birden başlıyorum, hepsini bırakıyorum, sıkılıyorum, sıkılmasam hangi kitabı okuduğumu unutuyorum. Hevesle kütüphaneden alıp eve kadar taşıdığım hayvan gibi kitaplar okunmadan geri gidiyor kütüphaneye. Kafayı yedim yiyeceğim.
Bu modda gezerken üç beş kitap okumayı becerebilmişim yine. En son dün dedim bu iş böyle olmaz, beni okumaya döndürecek bir kitap okuyayım, kim bilir ne zaman aldığım Mr. Mercedes/Bay Mercedes'i okudum. Şansıma o da Stephen King'in elini suç romanı yazarlığında denemeye karar verdiği roman olmuş sanırım, yine heyecanla ve istekle okudum ama Stephen King romanı olmasa elimi süreceğimden şüpheliyim, orası kesin. Diğerlerini de altta listeliyorum, linkler (her zamanki gibi) incelemelere gider, diğer kitaplar hakkında ne düşündüğümü de böylelikle öğrenebilirsiniz.


Ne İzledim?

The Avengers: Earth's Mightiest Heroes çizgi dizisine başladım. İlk yedi bölümün karıştığı bir siteden ilk sekiz bölümü izledim, haliyle aklım bir hayli karıştı; ama oldukça keyif alıyorum. Gerçi en azından karakterler hakkında azıcık bir şeyler öğrenip gelsem daha iyi olurmuş, kimseyi tanımadığım bir yerde yalnız başıma kalmışım gibi hissediyorum, kimi görsem bu kim, ne yapıyor diye sorup duruyorum, en son bayağı dayak yiyeceğim sanırım.











Ne Dinledim?
Yeni ve aklımda kalacak bir şey dinlemedim bu hafta. Yeni çıkan albümlere bir göz gezdirdim, ilgimi çeken olmadı, podcast de dinlemedim şu son iki haftadır filan zaten, birikti hepsi, duruyor öyle. Bir ara artık.

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Kitap/İnceleme: Aflame - Penelope Douglas


Aflame
Fall Away #4
Penelope Douglas

Orijinal Basım Yılı: 2015

Goodreads Puanı: 4.38/5
Benim Puanım: 1.5/5








İlk kitabın incelemesi için.
İkinci kitabın incelemesi ve alıntılar için.


(Serileri incelerken önceki kitaplara ait incelemeleri de sırasıyla ekliyorum. Yani 2015 öncesi tarihli yazılar burada değil, verilen tarihte eski blogumda yayınlanan incelemeler, yalnızca seri içi bağlantıyı sağlamak için buraya aktarıyorum. Bu da bir çeşit disclaimer olsun.)

Buradan sonrası spoilerdan ibaret dahi olabilir, benden söylemesi.
Sevdiğim belki tek contemporary romance serisinin çöküşüne tanık olduk hep birlikte.

Sorun şu ki, ben arka kapak yazısında ne yazıyorsa kitapta da onu okumayı bekliyorum. Bence bu mantıksız değil, üstüne fazlasıyla da anlaşılır bir şey. Ne var ki sen kitabın yaklaşık yüzde yirmisini arka kapakta anlatıp kalanını nasılsa ben bu kitabı da satarım diye klasik kurguyla doldurursan o zaman sıkıntılar başlar işte.

14 Mayıs 2015 Perşembe

Kitap/İnceleme: Red Queen - Victoria Aveyard


Red Queen
Red Queen #1
Victoria Aveyard

Orijinal Basım Yılı: 2015

Goodreads Puanı: 4.15/5
Benim Puanım: 3/5









Şu aralar çok fazla kitaba büyük beklentilerle başlıyorum, bir o kadarı da beni hayal kırıklığına uğratıyor. Tahmin edeceğiniz üzere, bu listeye Red Queen de girdi.

10 Mayıs 2015 Pazar

Ne Okuyorum?

Bir türlü kitap bitirmeyi beceremeyince şu aralar, Ne Okuyorum yazısı yazmak farz oluyor. Hatta bu yüzden bu haftanın Bu Hafta yazısını yazmamaya karar verdim, onun yerine bunu yazıp haftaya bunu telafi etmek için on yüz bin tane kitap okuyup bir o kadar da film izleyeceğim. (Yerseniz.)

Şimdi, ne(ler) okuyorum?

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Spor: İstanbul Open'dan Sonra

Turnuva boyunca Federer kendi hesaplarından İstanbul'la ilgili bir sürü fotoğraf paylaştı ve İstanbul'u ne kadar sevdiğini yazdı. Federer'in paylaşımları sayesinde İstanbul'un tanıtımı da yapılmış oldu bir anlamda, hem de belki de olabilecek en iyi şekilde. Ben de o fotoğrafları ve turnuvada başka fotoğrafları sırasıyla bu yazımda paylaşmak istedim. 

Spor: İstanbul’dan Bir Efsane Geçti




İstanbul’da son yıllarda bir sürü yıldız tenisçiyi izleme şansımız oldu. 2011, 2012 ve 2013 yıllarında WTA Sezon Sonunu Şampiyonası İstanbul’da gerçekleştiğinden dolayı o üç sene dünyanın en iyi 8 tenisçisini canlı izleyebildik.  Bunlardan bazıları ise Serena Williams, Maria Sharapova, Victoria Azarenka, Petra Kvitova, Li Na, Caroline Wozniacki ve Agnieszka Radwanska... Ve sonunda Ekselansları, Majesteleri, Swiss Maestro, Fedex gibi isimlerle de tanınan tenisin yaşayan efsanesi Roger Federer’i canlı canlı izleyebildim (hem de 3 kere). Federer’in İstanbul Open’daki çeyrek final, yarı final ve final maçlarını izleme şansım oldu.

3 Mayıs 2015 Pazar

Bu Hafta | 27 Nisan - 3 Mayıs 2015

Ne Okudum?
Bu haftayı çoğunlukla daha önce başladığım kitapları bitirmek ve birkaç read-to-review okumasını aradan çıkararak geçirdim. Resmi olarak mayısa girdiğimizden beri elime kitap almamışım; ama 27 Nisan'da işin biraz da suyunu çıkarıp üç kısa hikaye, dört kitap bitirmişim ve üç inceleme yazmışım. Haftanın kalanının ne kadar verimsiz geçtiği hesaba katıldığında fena değil sanki.
Okuduklarımın tam listesi için (linkler incelemelere gider):

*Bu üç kitaptan da söz ettiğim ve kısa tanıtımlarını/incelemelerini yazdığım Ne Okuyorum yazıma buradan ulaşabilirsiniz.


Ne İzledim?

Workaholics'in ilk sezonunun ilk üç (daha doğrusu iki buçuk) bölümünü. Absürd komedi sevmeyen biri olarak diziden pek keyif almadığımı söyleyebiliriz, özellikle de üç bölümde iki ya da üç kez kusma sahnesine denk gelince içimde diziye devam etme isteği pek de kalmadı; ama zaten bölümler yirmi dakika ve ilk sezonda on bölüm var, haliyle başlamışken kalan yedi buçuk bölümü de bitireyim bu hafta diyorum. Tabii ki Anders Holm'ün de dizinin senaristlerinden/oyuncularından biri olmasının hiçbir etkisi yok bu kararım üzerinde, hiç olur mu? Lütfen.
Bu arada, öğrendiğime göre dizinin (ana) yönetmeni oyunculardan biri olan, üçlünün torbacılığını yapan Kyle Newacheck (dizide Karl Hevacheck), senaristler de dizide oynayan herkes. Hatta dizinin ana karakterlerinin isimleri, oyuncuların isimlerinin biraz değiştirilmesinden meydana geliyor:
Blake Anderson - Blake Henderson
Adam DeVine - Adam DeMamp
Anders Holm - Anders Holmvik
...


Ne Dinledim?

Bu hafta çıktığından beri dinleyeceğim deyip bir türlü dinleyemediğim Future Hearts albümünü dinledim. 
All Time Low'un bu dahil altı albümünü dinlemiş biri olarak, albüme özellikle bayıldığımı ya da ondan özellikle nefret ettiğimi söyleyemem. Benim elimde 13 şarkılık standart albüm vardı, dinlemeye başladım, bir ara acaba bu ne deyip baktığımda 10. şarkı olan Bail Me Out'ta olduğumu fark ettim, bir de son şarkı olan Old Scars/Future Hearts dikkatimi çekti (ki kendisi albümün en sevdiğim şarkısı olur), o kadar. Deluxe albümdeki diğer üç şarkıyı dinlemediğim için onlar hakkında bir şey söyleyemem; ama dinlediğim kadarının bende büyük bir etkisi olmadı. Boş bir zamanımda albümü en baştan ve daha dikkatli bir şekilde dinlemeyi planlıyorum.

Müzik/Haber: 5FDP Yeni Albüm Adını Açıkladı: Got Your Six

Haberin detaylarını burada bulabilirsiniz.

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Kitap/İnceleme: Break - Hannah Moskowitz


Break
Hannah Moskowitz

Orijinal Basım Yılı: 2009

Goodreads Puanı: 3.92/5
Benim Puanım: 2/5









Buradan sonrası spoilerdan ibaret dahi olabilir, benden söylemesi.
Neden bilmiyorum, bu kitabın incelemesini yazmaktan günlerdir kaçınıyordum. Hemen her gün bir kez uğrayıp bomboş sayfaya göz atmaya özen gösterdim; ama o kadar. En son dedim korkunun ecele faydası yok, oturdum hakkında yazacaklarımın iyi mi, kötü mü olacağı hakkında hiçbir fikrim olmayan Break'in incelemesini yazmaya.