Rafael Nadal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rafael Nadal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Spor/Haber: 2016 Rio Olimpiyatlarında 7. Günün Ardından


Olimpiyatlarda birçok kişinin heyecanla beklediği atletizm yarıya gelmişken başladı. Kadınlar 10 bin metre finalinde ise oldukça dikkat çekici bir rekor kırıldı. İlk kez olimpiyatlarda yarışan Etiyopyalı Almaz Ayana, 29.17.45'lik derecesiyle Çinli Junxia Wang'a ait 23 yıldır kırılmayan dünya rekorunu 14 saniye geliştirerek eline geçirdi. Ayana’nın dünya rekorunu 14 saniye gibi çok büyük bir farkla kırması günün en çok konuşulan ve tartışılan olaylarından biri oldu kesinlikle. 10 bin metre finalinde yarışan milli atlet Yasemin Can ise ilk 5 bin metreyi ilk üç arasında tamamlamış olsa da yarışın devamında geri düşmekten kurtulamadı ve 30.13.70 ile kariyerinin en iyi derecesine de imza atarak yarışı 7. sırada tamamlamış oldu.

7 Ağustos 2016 Pazar

Spor/Haber: 2016 Rio Olimpiyatlarında Açılış Töreninin Ardından


2012 Londra Olimpiyatlarıyla başlayan 4 yıllık bir özlem son buldu ve bana göre dünyanın en heyecan verici etkinliği olan yaz olimpiyatları her zamanki muazzam bir açılış töreniyle resmi olarak başladı. 5-21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Rio de Janeiro'da düzenlenecek olan olimpiyat oyunları 31. Yaz Olimpiyatları olacak. Sporun en büyük sahnesinde bu sene bazı efsanelere veda edecek, bazı yeni yıldızlarla tanışacağız. Dünya rekorlarının kırılmasına tanık olup bu muhteşem sporcuların sevinçlerine olduğu kadar üzüntülerine ve hayal kırıklıklarına da ortak olacağız. Onların buraya ulaşmak için yaptıkları fedakarlıkları öğrenip azimlerine de şahit olacağız. Kısacası hangi dal olursa olsun bu olimpiyatları da onlarla beraber yaşayacağız ve sporun her yanına şahit olacağız. Bence dünyadaki en güzel şeylerden biridir spor. Neden diye soranınız varsa bence olimpiyatları izlemeniz bunu anlamanız için yeterli olacaktır çünkü bu herhangi bir spor etkinliği değil; en büyüğü, en ihtişamlısı ve en etkileyicisi. Bu benim takip edeceğim 3. Olimpiyatlar olacak. 2008 Pekin’le birlikte belki de şu an spora duyduğum büyük sevginin temelleri atılmıştı çünkü az önce bahsettiğim her şey beni çok etkilemiş ve duygulandırmıştı. 2012 Londra ile birlikte ise artık spor dalları ile ilgili daha da çok şey biliyordum ve onun da yeri çok ayrıdır benim için. Ve işte açılış törenini izlediğim 2016 Rio da çok özel olacak bu şimdiden belli oldu. Rio Olimpiyatları'nın açılış törenini izlerken bile tüylerim diken diken oldu, olimpiyat gerçekten çok farklı ve çok büyülü bir şey. İşte bu yüzden olimpiyat boyunca sizlere olan biten her önemli olayı elimden geldiğince yazmaya çalışacağım. Bu yazımda açılış törenini ve Rio’da dikkat etmeniz gereken bazı isimleri hakkında bir şeyler paylaşacağım sizinle.

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Spor: 2016 Roland Garros 6. Günün Ardından


Dünya 2 numarası Andy Murray, zorlu geçen iki 5 setlik maçın ardından üçüncü turda rahat bir maç çıkardı. Dünya 28 numarası Ivo Karlovic’i 6-1 6-4 7-6’lık üç sette geçmeyi başaran Murray, turnuvadaki en rahat maçının ardından dördüncü tura yükselmeyi başardı.

27 Mayıs 2016 Cuma

Spor: 2016 Roland Garros 5. Günün Ardından


9 kez Roland Garros şampiyonu Rafael Nadal ikinci turda vatandaşı Facundo Bagnis ile karşılaştı. Nadal maça ilk iki oyunu kaybederek başlasa da devamında müthiş bir performans gösterdi ve rakibini 6-3 6-0 6-3’lük setlerle geçerek adını üçüncü tura yazdırdı. Böylece Nadal, Grand Slam’lerdeki 200. galibiyetine ulaştı ve tarihte bunu başaran 8. tenisçi oldu. Bu alanda zirvede ise 302 galibiyetle Roger Federer bulunuyor.

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Spor: 2016 Roland Garros İlk Turun Ardından


Turnuvada ilk turdaki maçlar ilk üç günün ardından tamamlanmıştı. Ben de bu üç gün yani turnuvanın ilk turunda neler olduğunu toptan yazayım dedim. Turnuvanın ilk gününe yağmur damgasını vurmuş ve birçok maç sonraki güne sarkmıştı ancak sonraki günlerde hava durumu biraz daha iyiydi diyebiliriz. Tahmin edersiniz ki güçlü başlangıçlar olduğu gibi önemli sürprizler de yaşandı. Hadi gelin bakalım neler olmuş ilk turda.

24 Mayıs 2016 Salı

Spor: 2016 Roland Garros’tan Önce


Yılın ikinci Grand Slam’i oldukça ilginç bir şekilde başladı. Diğer Grand Slam’lerden farklı olarak Pazar günleri başlayan Roland Garros ile ilgili yazılarım biraz gecikti, bunun nedeni benim şu sıralar biraz yoğun olmam ama yine de yazmadan içim rahat etmezdi. O yüzden geç olsun, güç olmasın da yazayım dedim. Aslında turnuva hazır başlamışken turnuva öncesi değerlendirmesine ne gerek var diye düşünüyor olabilirsiniz. Bence kesinlikle önemli çünkü turnuva öncesi durum bilindiğinde turnuvanın gelişimi, yaşanan şoklar ve heyecanlar daha iyi takip ediliyor. Üstelik bu sefer Roland Garros’a gelişte tenis dünyasında daha önce yaşanmamış olaylar da gerçekleşti. Bu olayların bazıları beni üzerken bazıları da oldukça sevindirdi. E bu kadar lafa artık ne olduğunu az da olsa merak etmişsinizdir diye düşünüyorum. Eğer merak ediyorsanız sizi yazımın devamına, turnuva öncesi değerlendirmemi okumaya davet ediyorum.

19 Ocak 2016 Salı

Spor: 2016 Avustralya Açık 2. Günün Ardından


Turnuvanın ikinci günü benim oldukça üzülmeme neden olan büyük sürprizler yaşandı ancak bunlardan bahsetmeden önce ilk olarak günün en güzel sonuçlarından birinden bahsedeyim. Yaşayan efsane Avustralyalı Lleyton Hewitt, 2015 Avustralya Açık’ta tam bir sene sonra emekli olacağını açıklamıştı yani 2016 Avustralya Açık’ın son turnuvası olacaktı. Savaşçı kimliğiyle tanınan ve tam anlamıyla gerçek bir şampiyon ruhuna sahip olan Hewitt, bu kararının ardından 2015’i özel olarak seçtiği turnuvalarda oynayarak geçirdi, bu onun için adeta bir tenise veda turuydu. Hewitt, son olarak ise sezon başlangıcında Avustralya’ya da veda amacıyla Hopman Cup’ta ülkesini takım kaptanı olarak temsil etti. Buna ek olarak da Hobart, Sydney ve Adelaide’de birkaç gösteri maçı yaptı. Ancak artık veda vakti gelmişti ve Hewitt de kariyerinin son turnuvası olacak Avustralya Açık’ta oynamaya hazırdı. Hatta favori turnuvasına 20. ve son katılışı için Avustralya bayrağı temalı özel bir kıyafeti bile vardı. Çok özel olacak bu son turnuvasının adına Hewitt’in genç Avustralyalı James Duckworth ile oynayacağı maç da turnuvanın en büyük kortuna Rod Laver Arena’ya koyulmuştu. Ancak bu tam anlamıyla bir veda olmadı.

17 Ocak 2016 Pazar

Spor: 2016 Avustralya Açık’tan Önce


Senenin ilk Grand Slam’i Avustralya Açık yarın başlıyor. Yılın hemen başında olmasından dolayı çokça sürprize de sahne olan Avustralya Açık bu sene de çok heyecanlı geçecek gibi görünüyor. Ben de geçtiğimiz sene olduğu gibi turnuva boyunca her gün önemli sonuçları ve gelişmeleri de paylaşmaya çalışacağım. Bu yazımda da her zaman olduğu gibi çekilen kura ve bunun sonucunda oluşan muhtemel eşleşmelerden, benim favori olarak gördüğüm isimlerden ve turnuvada dikkat çekmesi muhtemel diğer raketlerden bahsedeceğim.

1 Kasım 2015 Pazar

Spor/Haber: 2015 Basel Finalinde Bir Tenis Klasiği!



Federer’in doğduğu şehir olan Basel’de finalde uzun zamandır beklenen bir eşleşme vardı. Dev finalde iki yaşayan efsane Roger Federer ile Rafael Nadal karşı karşıyaydılar. Tenis tarihinin, hatta spor tarihinin en büyük rekabetlerinden olan Federer-Nadal rekabetini (yani Fedal’ı) yaklaşık 2 yıldır görememiştik. En son 2014 Avustralya Açık yarı finalinde izleyebildiğim Fedal’ı gerçekten çok özlemişim. En sevdiğim sporculardan olan bu iki müthiş raketi yine karşı karşıya görmek gerçekten çok güzeldi. (hem de bir finalde!)

19 Eylül 2015 Cumartesi

Spor: 2015 Amerika Açık'tan Sonra


2015 yılındaki Grand Slam’leri New York’taki 2 haftalık müthiş bir Amerika Açık‘ın ardından tamamlamış olduk. Ben de bu sefer turnuvanın sonunda bir değerlendirme yazısı yazayım dedim. Bu yazımda turnuvanın enlerinden ve önemli anlarından biraz bahsetmek istiyorum.

5 Eylül 2015 Cumartesi

Spor: 2015 Amerika Açık 5. Günün Ardından


Günün merakla beklenen karşılaşmalarından biri Venus Williams-Belinda Bencic mücadelesiydi. Tenisin yaşayan efsanelerinden ve 17 Amerika Açık’ını oynayan Venus Williams, geleceğin yıldız adaylarından 18 yaşındaki Belinda Bencic karşısında eskilerden kesitler sundu diyebiliriz. Genç oyuncu karşısında tam anlamıyla müthiş bir oyun çıkaran Venus, özellikle birinci sette rakibine büyük bir üstünlük kurmayı başardı. İlk seti 6-3 ile zorlanmadan alan Venus, ikinci sette 4-1 geriye düşmüştü. İkinci set artık Bencic’e gidecek gibi görünmüştü. Ancak Venus sette geri döndü ve yine rakibine üstünlük kurarak bu seti de 6-4 ile kazandı. Ağustos ayının en iyi oyuncusu seçilen Bencic’in bir adım önde gibi görüldüğü bu maçı kazanıp dördüncü tura yükselen Venus Williams, 2010 yılından beri ilk defa turnuvada üçüncü turu geçmiş oldu. Bu maçın bir diğer anlamı da turnuvada kalan oyunculardan en yaşlısıyla en gencinin karşılaşması oldu.

3 Eylül 2015 Perşembe

Spor: 2015 Amerika Açık 3. Günün Ardından

 

Turnuvanın en büyük sürprizlerinden biri ise Amerikalı Bob Bryan-Mike Bryan kardeşlerin turnuvanın daha ilk turunda elenmesi oldu. Tüm zamanların en iyi çiftlerinden olan ve kazanmadıkları kupa kalmayan Bryan kardeşler, şu anda dünya klasmanında 1 numaradalar. Turnuvanın ilk turunda vatandaşları olan Sam Querrey-Steve Johnson ikilisiyle karşılaşan Bryan kardeşler, karşılaşmayı 6-7, 7-5 ve 3-6'lık setlerle kaybettiler. Bu sonuç Bryan kardeşlerin 10 yılın ardından ilk kez bir sezonu Grand Slam şampiyonluğu olmadan kaybetmeleri anlamına da geliyor. Kariyerlerinde kazandıkları 11 şampiyonluğun 16’sı Grand Slam şampiyonluğu olan Bryan kardeşlerin bir de 2012 Londra Olimpiyat’larından da altın madalyası vardı.

1 Eylül 2015 Salı

Spor: 2015 Amerika Açık 1. Günün Ardından


Amerika Açık’ta sürprizlerle dolu bir ilk gün sona erdi. Heyecanlı ve çekişmeli maçlar olduğu gibi beklenmeyen sonuçlar da vardı. Günün en büyük sürprizi ise gizli favorilerden biri olan geçen senenin finalisti Kei Nishikori’nin elenmesi oldu. Nishikori’nin ilk tur eşleşmesi çok kolay olmasa da elenmesi tahmin edilmiyordu. Fransız Benoit Paire ile karşılaşan Japon yıldız Nishikori çekişmeli geçen 5 setlik maçta turnuvaya veda eden isim oldu. Nishikori’yi 6-4 3-6 4-6 7-6(6) 6-4 ile geçen dünya 41 numarası Paire ise kariyerinin en önemli galibiyetlerinden birini elde etmiş oldu.

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Spor: 2015 Amerika Açık'tan Önce


Bugün sezonun son Grand Slam’i Amerika Açık başlıyor. Bu sene tarihi anlara sahne olması muhtemel olan bu çok özel turnuvanın favorilerinden, muhtemel eşleşmelerinden, sürpriz yapabilecek isimlerden ve kuralardan bahsedeceğim bu yazımda. Turnuva boyunca da her gün önemli maçları ve gelişmeleri paylaşmaya çalışacağım. Son yıllarda efsane maçlara ve müthiş rekabetlere sahne olmuş Amerika Açık’ın bu seneki en önemli hikayesi dünya 1 numarası ve tüm zamanların en iyi tenisçisi (hatta tüm zamanların en iyi atleti) diyebileceğimiz Serena Williams’ın 2015’te Avusturalya Açık, Roland Garros ve Wimbledon’dan sonra bu turnuvayı da kazanarak “True Grand Slam” yapıp yapamayacağı olacak şüphesiz. Turnuvanın bu seneki favorilerinden bahsederek başlamak istiyorum.

5 Temmuz 2015 Pazar

Spor: Wimbledon 4. Günün Ardından


Bu sene düşüş yaşayan tenisçiler arasında belki de en önemli isim Rafael Nadal. Wimbledon’da 2011’de oynadığı finalden beri iyi bir sonuç elde edemeyen ve erken elenen Rafa bu sene de turnuvaya erken veda etti. Turnuvanın ikinci turunda bir servis-vole oyuncusu olan Dustin Brown ile karşılaşan dünya 10 numarası Nadal, rakibinin iyi file önü oyununa bir türlü çözüm üretemeyince Wimbledon’a üst üste üçüncü kez erken veda etmekten kurtulamadı.

28 Haziran 2015 Pazar

Spor: 2015 Wimbledon'dan Önce


Tarihin en prestijli turnuvalarından olan Wimbledon yarın başlıyor. Dört Grand Slam arasında belki de en özeli Wimbledon. Onu bu kadar özel yapan ise kendine özgü kuralları, saatlerce hatta günlerce sürmüş olan inanılmaz maçları ve tabii ki unutulmaz şampiyonlukları. Bir zamanlar Boris Becker’in domine ettiği daha sonra Roger Federer’in de egemen olduğu bu muhteşem turnuva, yine her zaman ki ihtişamlı çim kortuyla unutulmaz anlara sahne olmaya hazır. İşte böyle bir durumda bir yazı yazmamak olmazdı.

3 Haziran 2015 Çarşamba

Spor: Roland Garros 11. Günün Ardından


Turnuvanın en merakla beklenen eşleşmesinde toprak kortun kralı Rafael Nadal ile bu sene belki de kariyerinin en iyi performansında olan Novak Djokovic karşılaştı. Maça muhteşem başlayan Djokovic rahat bir şekilde 4-0 öne geçti. Ancak buradan sonra Nadal da çok iyi oynamaya başladı ve 4-4’e getirmeyi başardı. Djokovic, Rafa’ın sonraki oyunlarında da baskı kurdu, ilk oyunda bunun karşılığını alamasa da setin son oyununda servis kırdı ve seti 7-5 kazandı. 67 dakika geçen bu set turnuvada oynanan en heyecanlı setlerden biriydi bence. İlk sette özellikle 4-0’dan sonra muhteşem oynamaya başlayan Nadal’ın bu seviyesine karşı setin sonunda çok sağlam duran Djokovic ilk seti kazandıktan sonra ikinci sette de bu iyi performansını devam ettirdi ve yine çok kritik bir noktada servis kırarak seti 6-3 kazanmayı başardı. Üçüncü sete de çok iyi başlayan Djokovic daha ilk oyunda servis kırmayı başardı. Bu noktadan sonra Nadal’ın direnci kırılmış gibiydi ve açıkçası bu benim daha önce hiç görmediğim bir şeydi özellikle de Paris’te. Rafa turun en savaşçı, en dirençli oyuncularından biridir ve son 10 yılın 9’unda burada şampiyon olarak muhteşem bir şey başarmıştı. Ancak son sette Djokovic, Nadal’a sadece 1 oyun bırakarak seti 6-1 almayı başardı. Maçı 3-0’lık skorla beklediğimden çok çok çok daha rahat kazanan Djokovic, kariyerinde ilk defa Roland Garros’ta Nadal’ı yenmeyi başardı ve böylece yarı finale yükseldi. Toprak kortun kralı Rafa Nadal için ise doğum günün de gelen bu mağlubiyet Roland Garros’taki sadece ikinci mağlubiyeti oldu. Oynadığı 11 Roland Garros’ta 70 galibiyeti, 2 mağlubiyeti olan Rafa turnuvayı tam 9 kez kazanmayı başarmıştı.

1 Haziran 2015 Pazartesi

Spor: Roland Garros 9. Günün Ardından


Daha önceki yazılarımda da turnuvanın en büyük sürprizi lafını çok kullanmış olabilirim ancak bugünkü gerçekten de çok önemli bir sürprizdi. Çünkü bu sefer elenen turnuvada son 3 Roland Garros’ta final oynayıp ikisini kazanarak turnuvaya damga vurmuş olan Maria Sharapova oldu. Turnuvanın Serena Williams ile beraber en büyük favorisi olan Sharapova dördüncü turda Çek raket Lucie Safarova ile karşılaştı. Açıkçası ben maçın galibinin zor da Sharapova olmasını bekliyordum ancak Safarova muhteşem bir maç çıkardı. Geçen sene Wimbledon’da da yarı finale çıkmayı başaran ve bir iyi çıkış yakalayan Safarova, bu maçı Sharapova’ya set vermeden kazanmayı başardı. Maçta servis kırarak öne 2-1 öne geçen Safarova oldu. Ancak Sharapova’da hemen servis kırarak durumu 3-3’e getirdi. Dengede giden ilk setin kazananını tie-break belirledi. Tie-break’i 7-3 kazanan Safarova, yakın geçen ilk seti 61 dakikada 7-6 almayı başardı. İlk seti kazanmasının ardından ikinci sete de çok iyi başladı ve yine servis kırarak 3-0 öne geçti. Sonra Sharapova yine servis kırmayı başardı ve durumu 3-2’ye getirdi. Ama Sharapova’nın bu geri dönüşü yeterli olmadı ve Safarova seti 6-4 kazanmayı başardı. Böylece Safarova kariyerinde ilk kez Roland Garros’ta çeyrek finale yükselmeyi başardı.

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Spor: Roland Garros'ta 7. Günün Ardından


Dünya 1 numarası Serena Williams ile eski dünya 1 numarası Victoria Azarenka üçüncü turda karşılaştı. İkilinin oynadığı birçok maç gibi bu da çok çekişmeli geçti. Maça iyi başlayan Azarenka oldu, servis kırdı ve 2-0 öne geçti. Ancak sonra Serena da servis kırdı ve durumu 2-2’ye getirdi. Azarenka bir kere daha servis kırıp bu sefer avantajını kaybetmedi, seti 6-3 ile kazandı. Azarenka 2. sette de servis kırarak 3-1 öne geçti. Serena da yine servis kırıp durumu 4-4’e getirdi. Sonra bir kere daha servis kıran Serena ikinci seti 6-4 kazandı. İkinci setin son puanı ise biraz tartışmalı oldu, çizgi hakeminin verdiği dışarıda kararını sandalye hakemi değiştirdi ve puan tekrar edildi.

28 Mayıs 2015 Perşembe

Spor: Roland Garros 5. Günün Ardından


Bugün heyecanlı maçlar vardı ancak günün maçı (hatta belki turnuvanın maçı olabilir) kesinlikle Svetlana Kuznetsova-Francesca Schiavone maçıydı. 2011 Avusturalya Açık’ta oynadıkları 4 saat 44 dakika süren ve Grand Slam tarihinin en uzun kadınlar maçı olan o efsane maçın ardından burada da muhteşem bir maç oynadılar. İki eski Roland Garros şampiyonunun karşılaştığı maçta ilk set çok yakın geçti ve tie-break’e uzadı. Gergin geçen tie-break’i kazanan ise 13-11’lik skorla Kuznetsova oldu ve ilk seti 82 dakikada almayı başardı. Kuznetsova’nın ikinci sette 2-0 öne geçmesine rağmen seti 7-5 ile kazanan Schiavone oldu. Böylece Schiavone setlerde durumu eşitledi ve maçı final setine uzattı. Üçüncü sette ilk servis kıran Kuznetsova olmuştu ancak Schiavone 8. oyunda servis kırarak durumu 4-4’e getirdi. Roland Garros’ta son sette tie-break oynanmıyor, oyunlar arasında 2 fark olana kadar devam ediyor ve bu maç da uzun süre dengede geçen bir üçüncü setle bitti.