2012 Londra Olimpiyatlarıyla
başlayan 4 yıllık bir özlem son buldu ve bana göre dünyanın en heyecan verici etkinliği
olan yaz olimpiyatları her zamanki muazzam bir açılış töreniyle resmi olarak
başladı. 5-21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Rio de Janeiro'da düzenlenecek olan
olimpiyat oyunları 31. Yaz Olimpiyatları
olacak. Sporun en büyük sahnesinde bu sene bazı efsanelere veda edecek, bazı
yeni yıldızlarla tanışacağız. Dünya rekorlarının kırılmasına tanık olup bu
muhteşem sporcuların sevinçlerine olduğu kadar üzüntülerine ve hayal kırıklıklarına
da ortak olacağız. Onların buraya ulaşmak için yaptıkları fedakarlıkları öğrenip
azimlerine de şahit olacağız. Kısacası hangi dal olursa olsun bu olimpiyatları
da onlarla beraber yaşayacağız ve sporun her yanına şahit olacağız. Bence
dünyadaki en güzel şeylerden biridir spor. Neden diye soranınız varsa bence
olimpiyatları izlemeniz bunu anlamanız için yeterli olacaktır çünkü bu herhangi
bir spor etkinliği değil; en büyüğü, en ihtişamlısı ve en etkileyicisi. Bu
benim takip edeceğim 3. Olimpiyatlar olacak. 2008 Pekin’le birlikte
belki de şu an spora duyduğum büyük sevginin temelleri atılmıştı çünkü az önce
bahsettiğim her şey beni çok etkilemiş ve duygulandırmıştı. 2012 Londra ile birlikte ise artık spor dalları ile ilgili daha da çok
şey biliyordum ve onun da yeri çok ayrıdır benim için. Ve işte açılış törenini
izlediğim 2016 Rio da çok özel olacak bu şimdiden belli oldu. Rio Olimpiyatları'nın açılış törenini izlerken bile tüylerim diken
diken oldu, olimpiyat gerçekten çok farklı ve çok büyülü bir şey. İşte bu
yüzden olimpiyat boyunca sizlere olan biten her önemli olayı elimden geldiğince
yazmaya çalışacağım. Bu yazımda açılış törenini ve Rio’da dikkat etmeniz gereken bazı isimleri hakkında bir şeyler
paylaşacağım sizinle.
Andy Murray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Andy Murray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Ağustos 2016 Pazar
Spor/Haber: 2016 Rio Olimpiyatlarında Açılış Töreninin Ardından
27 Haziran 2016 Pazartesi
Spor: 2016 Wimbledon’dan Önce
Tenisin hatta belki de tüm sporların en
özel turnuvalarından biri olan Wimbledon
bugün başlıyor. Spor tarihinin en prestijli, en zarif ve en karizmatik
turnuvası olan Wimbledon, 2 hafta boyunca
yine çok heyecanlı anlara hatta bazı tarihi anlara sahne olacaktır diye
düşünüyorum her zamanki gibi. Sadece beyaz giyinme, korta giriş – çıkışlarda
özel protokol ve daha birçok kurala, ayrıca bir de çok meşhur bir kraliyet locasına
sahip olan bu çok özel turnuva bu sene 130. kez düzenleniyor. Turnuvayı bu
kadar özel yapan nedenlerden ilki de dünyanın en eski tenis turnuvası olması zaten,
e bir de çimde oynanan tek Grand Slam
olduğunu da unutmayalım. Dünyadaki en güzel ve en zarif sporlardan biri olan
tenisin tam olarak zirvesi diyebileceğim bu müthiş turnuva benim en sevdiğim Grand Slam sanırım. Bunun nedeni de çim
kort maçlarının benim için tenisteki en güzel şeylerden biri olması. O çok
sevdiğim servis vole oyununu çimde diğer kortlardan daha çok görmemizin de
bunda etkisi büyük tabi. Müthiş bir tarih ile beyazın zarafetinin 130. kez birleştiği
bir Wimbledon daha başlıyor. Peki ya
bizi bu sene nasıl bir turnuva bekliyor? İşte bu sorunun cevabı yazımın
devamında!
7 Haziran 2016 Salı
Spor: 2016 Roland Garros Erkekler Finalinin Ardından
Turnuvanın son gününde erkekler finalinde
dünya 1 numarası Novak Djokovic ile dünya 2 numarası Andy Murray karşı karşıya geliyorlardı. İkisi de kariyerlerinde ilk kez Roland Garros’u kazanmak istiyorlardı
ancak Djokovic için bu galibiyetin
önemi çok daha fazlaydı tabii ki de. Çünkü Djokovic’in
kariyerindeki en önemli eksiği gidermek ve çok uğraştığı Roland Garros şampiyonluğunu kazanmak istiyordu artık. Her anlamda
tarihi bir final olacaktı. Eğer Djokovic
kazanırsa tarihte “kariyer Grand Slam’i”
yapmış yani tüm Grand Slam’leri en
az bir kere kazanmış olan 8. tenisçi olacaktı. Eğer Andy Murray kazanırsa o
da 80 yıllık çok uzun bir aradan sonra Roland
Garros’ta şampiyon olan ilk Britanyalı tenisçi olacaktı. Son Britanyalı
şampiyon 1936 yılında turnuvayı
kazanmayı başaran Fred Perry’di. Bu maç
ilk maçlarını 11 yaşındayken oynamış olan ve doğal olarak da birbirini çok iyi
tanıyan bu ikilinin 34. karşılaşmasıydı. Önceki karşılaşmalarda ise Djokovic’in 23-10’luk önemli bir
üstünlüğü bulunuyordu. Oyun tarzları da oldukça benzer olan bu ikili yılın ilk Grand Slam’i Avustralya Açık’ta finalinde de karşı karşıya gelmişlerdi ve o maçı
Djokovic kazanmıştı. Son
karşılaşmaları ise bir toprak kort turnuvası olan Roma finalinde olmuştu ve o maçın galibi ise Murray’di. Kim kazanırsa kazansın tarihe geçecek bu final ikilinin
maçları arasında en heyecanlı başlangıca sahip olanıydı sanırım. Maç boyunca
birçok müthiş puan da gördük.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Final,
Grand Slam,
Novak Djokovic,
NovakSlam,
Roland Garros,
Spor
4 Haziran 2016 Cumartesi
Spor: 2016 Roland Garros Yarı Finallerin Ardından
Turnuvanın yağmurdan çok etkilenmesi ve
oldukça karışan takvimlerin bir sonucu da tüm yarı finallerin aynı gün oynanması
oldu, oysaki normalde yarı finaller Grand
Slam’lerde iki-iki bölünürdü. Tüm maçların aynı gün oynanması da turnuvanın
ikinci kortu olan Suzanne-Lenglen’de
yarı final maçının oynanması gibi ilginç bir olayı beraberinde getirdi. Bunun
ilginç bir yanı da şu ki dünya 1 numarası Novak Djokovic’in de maçının olduğu bu kort yeteri kadar dolmadığı için
turnuva organizatörleri normal bileti olan izleyicileri korta almışlar. Ancak
bu da Djokovic’in biraz daha seyirci
ile etkileşim halinde maçını oynamasına neden oldu diyebiliriz belki de. Ortaya
eğlenceli görüntüler de çıktı sonuç olarak.
3 Haziran 2016 Cuma
Spor: 2016 Roland Garros Çeyrek Finallerin Ardından
Turnuva bu sene yağmurdan oldukça
etkilendi diyebilirim. Turnuvanın 9. günü olması gereken maçların tümü yağmur
nedeniyle ertelendi. Bir sonraki gün ise yine maçların birçoğu tamamlanamadı ve
dördüncü turdaki maçların tamamının bitmesi 11. günü buldu. Ben bu yazımda turnuvanın
11 ve 12. günlerinde oynanan çeyrek finallerden bahsedeceğim.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Çeyrek Final,
Dominic Thiem,
Garbine Muguruza,
Kiki Bertens,
Novak Djokovic,
Quarterfinals,
Roland Garros,
Samantha Stosur,
Serena Williams,
Stanislas Wawrinka
30 Mayıs 2016 Pazartesi
Spor: 2016 Roland Garros 8. Günün Ardından
Turnuvada 8. Gün ile birlikte ilk çeyrek
finalistler belli olacaktı, ancak yağmurdan dolayı özellikle kadınlar ana
tablosundaki birkaç maç ertelendi. Turnuvanın ana kortu Philippe-Chatrier’deki açılışı ise Garbine Muguruza ile Svetlana
Kuznetsova yapmıştı. 4 numaralı seribaşı Garbine Muguruza, dünya 15 numarası Kuznetsova’yı 6-3 6-4’lük setlerle oldukça rahat bir şekilde geçerek
kadınlarda çeyrek finale yükselen ilk isim oldu. Muguruza bu sonuçla üst üste 3 kez Roland Garros’ta çeyrek
finale kalmış oldu. 2014 yılında
çeyrek finale ulaşırken Serena
Williams’a da şok bir mağlubiyet yaşatmıştı, hatta ben de o maçla tanımıştım Muguruza’yı. O maçtan sonra da takip
etmeye başladım ve son yıllarda en sevdiğim tenisçilerden biri olduğunu söyleyebilirim.
Serena ve Azarenka ile birlikte kadınlar turunda en sevdiğim isim o hatta
galiba. Çok da heyecan verici bir oyunu var bir de, her yüzeyde de oldukça
başarılı performanslar gösterdiği son 2-3 yılda. Bakalım burada ne kadar
ilerleyebilecek? Ben en azından finale kadar çıkabileceğini düşünüyorum.
28 Mayıs 2016 Cumartesi
Spor: 2016 Roland Garros 6. Günün Ardından
Dünya 2 numarası Andy Murray, zorlu geçen
iki 5 setlik maçın ardından üçüncü turda rahat bir maç çıkardı. Dünya 28
numarası Ivo Karlovic’i 6-1 6-4 7-6’lık
üç sette geçmeyi başaran Murray, turnuvadaki
en rahat maçının ardından dördüncü tura yükselmeyi başardı.
Etiketler:
2016,
Agnieszka Radwanska,
Andy Murray,
Garbine Muguruza,
Grand Slam,
Kei Nishikori,
Petra Kvitova,
Rafael Nadal,
Richard Gasquet,
Roland Garros,
Shelby Rogers,
Stanislas Wawrinka
26 Mayıs 2016 Perşembe
Spor: 2016 Roland Garros 4. Günün Ardından
Dünya 2 numarası Andy Murray için turnuvanın ikinci turu da oldukça zorlu geçti. Fransız
raket Mathias Bourgue ile karşılaşan
Murray maça iyi başlayarak ilk seti
6-2 ile hanesine yazdırsa da sonraki iki seti sırasıyla 6-2 ve 6-4 ile rakibine
kaptırınca setlerde 2-1 geri düştü. Dünya 2 numarası maçın devamında oyuna
ağırlığını koymayı başarınca son iki seti 6-2 6-3 kazanarak maçtan 3-2’lik
setler sonucunda galip ayrıldı. Bu sonuçla beraber Murray üst üste iki maçını da 5 sette kazanmış oldu ve açıkçası bu
başlangıcı pek de beklediğim gibi bir başlangıç olmadı. Çünkü Murray Roland Garros’a oldukça formda
gelmişti bu sene.
25 Mayıs 2016 Çarşamba
Spor: 2016 Roland Garros İlk Turun Ardından
Turnuvada ilk turdaki maçlar ilk üç günün
ardından tamamlanmıştı. Ben de bu üç gün yani turnuvanın ilk turunda neler
olduğunu toptan yazayım dedim. Turnuvanın ilk gününe yağmur damgasını vurmuş ve
birçok maç sonraki güne sarkmıştı ancak sonraki günlerde hava durumu biraz daha
iyiydi diyebiliriz. Tahmin edersiniz ki güçlü başlangıçlar olduğu gibi önemli
sürprizler de yaşandı. Hadi gelin bakalım neler olmuş ilk turda.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Angelique Kerber,
Çağla Büyükakçay,
İpek Soylu,
Lucie Safarova,
Marsel İlhan,
Novak Djokovic,
Petra Kvitova,
Rafael Nadal,
Roland Garros,
Serena Williams
24 Mayıs 2016 Salı
Spor: 2016 Roland Garros’tan Önce
Yılın ikinci Grand
Slam’i oldukça ilginç bir şekilde başladı. Diğer Grand Slam’lerden farklı olarak Pazar günleri başlayan Roland Garros ile ilgili yazılarım
biraz gecikti, bunun nedeni benim şu sıralar biraz yoğun olmam ama yine de yazmadan içim rahat etmezdi. O yüzden geç olsun, güç olmasın da yazayım dedim.
Aslında turnuva hazır başlamışken turnuva öncesi değerlendirmesine ne gerek var
diye düşünüyor olabilirsiniz. Bence kesinlikle önemli çünkü turnuva öncesi
durum bilindiğinde turnuvanın gelişimi, yaşanan şoklar ve heyecanlar daha iyi
takip ediliyor. Üstelik bu sefer Roland
Garros’a gelişte tenis dünyasında daha önce yaşanmamış olaylar da
gerçekleşti. Bu olayların bazıları beni üzerken bazıları da oldukça sevindirdi.
E bu kadar lafa artık ne olduğunu az da olsa merak etmişsinizdir diye
düşünüyorum. Eğer merak ediyorsanız sizi yazımın devamına, turnuva öncesi
değerlendirmemi okumaya davet ediyorum.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Çağla Büyükakçay,
Garbine Muguruza,
Grand Slam,
İpek Soylu,
Marsel İlhan,
Novak Djokovic,
Petra Kvitova,
Rafael Nadal,
Roger Federer,
Roland Garros,
Serena Williams,
Victoria Azarenka
31 Ocak 2016 Pazar
Spor: 2016 Avustralya Açık 14. Günün Ardından
Turnuvanın son gününde tek erkeklerde
şampiyon belli olacaktı. Finalde oyunları birbirine benzer olan ve aynı zamanda iki iyi
de arkadaş olan dünya 1 ve 2 numaraları karşı karşıya geliyorlardı. Şu anda
turda bulunan en iyi, en formda oyunculardan ikisini karşı karşıya getiren
final her anlamda tarihi bir sonuca sahip olacaktı. Şu an turun net olarak en
iyi oyuncusu olan dünya 1 numarası Novak
Djokovic burada 6. finalinde 6. şampiyonluğunu
elde etmek istiyordu ve böylece tek erkeklerde en çok Avustralya Açık şampiyonluğu yakalamış olan Roy Emerson’ın rekoruna ortak olabilecekti. Dünya 2 numarası Andy Murray ise zorlu geçen bu iki haftanın sonucunda 5. Avustralya Açık finalinde ilk
şampiyonluğunu elde etmek ve böylece 1934
yılından sonra Avustralya Açık’ı
kazanan ilk Büyük Britanyalı olarak tarihe geçmek istiyordu. Ancak Murray’nin işi hiç kolay olmayacaktı
çünkü karşısında onu burada çıktığı finallerin üçünde mağlup etmeyi başaran, dünyanın
şu anki en iyi oyuncusu Novak Djokovic vardı. Çok çekişmeli ve heyecanlı
geçmesi beklenen maç ise bekleneni pek de vermedi bence.
29 Ocak 2016 Cuma
Spor: 2016 Avustralya Açık 12. Günün Ardından
Turnuvanın 12. gününde son finalist yani Novak Djokovic’in finaldeki rakibi
belirlenecekti. Finale çıkacak isim ise Andy
Murray – Milos Raonic
karşılaşmasının galibi olacaktı. Dünya 2 numarası Andy Murray hiç kuşkusuz
şu an turdaki en iyi oyunculardan biri, geçen senenin de en iyilerinden biri
olan Murray bu turnuvada da oldukça
iyi bir performans göstermişti. Dünya 14 numarası Milos Raonic ise her
zaman oldukça yetenekli bir oyuncuydu ancak 2016’da çok çok farklı bir seviyede, seneye müthiş başladı ve
oyununun her bir yönünün geliştirmiş gibi görünüyor. Ayrıca bu müthiş formu ile
son iki haftada hem Roger Federer’i hem de Stan Wawrinka’yı yenmeyi
başaran Raonic, Brisbane’de de şampiyon olarak gelmişti Melbourne’e. Turun en iyi
servisçilerinden biri olan Raonic,
turun en iyi servis karşılayanlarından biri olan Murray ile karşılaşacaktı. Her açıdan çok heyecanlı geçmeye aday
bir maçtı bu ki öyle de oldu. Çeyrek final ve yarı final maçlarında son birkaç
gündür beklediğimiz çekişme bu maçta yaşandı.
27 Ocak 2016 Çarşamba
Spor: 2016 Avustralya Açık 10. Günün Ardından
Turnuvanın 10. gününde beklenmeyen
sonuçlar olduğu kadar tarihe geçen anlar da vardı. Günün ilk maçında turnuvanın
7 numaralı seribaşı Angelique Kerber,
2 hafta öne Brisbane finalinde
karşılaşıp mağlup olduğu 16 numaralı seribaşı Victoria Azarenka ile
karşılaştı. Kerber, bu turnuvada çok
formda olan rakibi karşısında maça müthiş başladı ve 2 kez servis kırarak ilk
sette 4-0 öne geçmeyi başardı. Azarenka
bunun üstüne bir servisini geri almayı başardı ve durumu 4-3 yaptı. Ancak bu
çabası yeterli olmadı çünkü Kerber
bir kez daha servis kırmayı başardı ve seti 6-3 ile bitirmeyi başardı. İkinci sette
ise inanılmaz bir geri dönüş yaşandı.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Angelique Kerber,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Çeyrek Final,
David Ferrer,
Gael Monfils,
Johanna Konta,
Milos Raonic,
Quarterfinals,
Victoria Azarenka,
Zhang Shuai
26 Ocak 2016 Salı
Spor: 2016 Avustralya Açık 8. Günün Ardından
Turnuvada dördüncü turun tamamlandığı 8. günde
bazı sürprizler yaşandı. İlk Grand Slam galibiyetini bu turnuvada elde eden Zhang Shuai bu turnuvadaki müthiş performansını dördüncü turda da devam
ettirdi. Dördüncü turda 15 numaralı seribaşı Madison Keys ile
karşılaşan Zhang, böyle güçlü bir
rakibi ilk seti kaybetmesine rağmen 3-6 6-3 6-3 geçmeyi başararak çeyrek finale
yükseldi. Bu turnuvadan önce bir Grand
Slam’de hiç an tablo maçı kazanamamış olan dünya 133 numarası Zhang, bu turnuvada ana tabloda
sırasıyla dünya 2 numarası Simona Halep’i, dünya 33 numarası Alize Cornet’i, dünya 51 numarası Varvara
Lepchenko’yu ve son olarak da dünya
17 numarası Madison Keys’i geçti. Böylece Zhang ilk Grand Slam maçını
kazandığı turnuvada kariyerinin ilk Grand
Slam’de çeyrek finaline yükselmeyi
başardı.
23 Ocak 2016 Cumartesi
Spor: 2016 Avustralya Açık 6. Günün Ardından
Turnuvanın 6. gününde korku dolu dakikalar
yaşandı. Günün merakla beklenen maçlarından olan Ana Ivanovic – Madison Keys
karşılaşmasını sırasında maçı tribünden izleyen Ivanovic’in koçu ve Andy
Murray’nin de kayınpederi olan Nigel
Sears, fenalaşarak yere düştü. İkinci setin hemen başında yaşanan bu olayın
ardından karşılaşmaya yaklaşık 1 saatlik bir ara verildi. Bu olayla birlikte Ivanovic oldukça endişeli görünüyordu. Neyse ki daha sonra yapılan
açıklamada hastaneye kaldırılan Sears’ın
bilincinin açık olduğu bildirildi. Kortlarda görmeye hiç alışık olmadığımız bu
korkutucu olay bu sene Avustralya Açık’ta
yaşanan ilk olay da değildi üstelik. Turnuvanın ilk günlerinde yine Ivanovic’in bir maçında böyle korkutucu
bir olay yaşanmıştı. İlk tur karşılaşması sırasında bir seyircinin tribünde
düşmesi nedeniyle tedavisinin yapılabilmesi için yine maça ara verilmişti.
Etiketler:
2016,
Ana Ivanovic,
Andy Murray,
Australian Open,
Avustralya Açık,
David Ferrer,
Ekaterina Makarova,
Johanna Konta,
Madison Keys,
Stanislas Wawrinka,
Varvara Lepchenko,
Victoria Azarenka,
Zhang Shuai
21 Ocak 2016 Perşembe
Spor: 2016 Avustralya Açık 4. Günün Ardından
Turnuvanın dördüncü günü eski dünya 1
numarası, 2001 Amerika Açık, 2002 Wimbledon şampiyonu Avustralyalı
yaşayan efsane Lleyton Hewitt için
bir veda günüydü. Tarihin en iyilerinden biri olan Hewitt ayrıca hala en genç dünya 1 numarası olma ünvanına da sahip,
2001’de birinciliği elde ettiğinde ise 80 hafta boyunca korumuştu birinciliği. Hewitt’in kariyeri boyunca en dikkat
çeken özelliği ise korta her zaman her şeyini yansıtması olmuştu. Hatta Mats Wilander’in deyişiyle “Eğer Nadal her zaman %100’ünü veriyorsa Hewitt her zaman %101’ini veriyor.” Bu cümle de Hewitt’in ne kadar mücadeleci, ne kadar
savaşçı bir oyuncu olduğunu gösteriyor.
Etiketler:
2016,
Ana Ivanovic,
Andy Murray,
Angelique Kerber,
Australian Open,
Avustralya Açık,
David Ferrer,
Fernando Verdasco,
Garbine Muguruza,
Lleyton Hewitt,
Stanislas Wawrinka,
Victoria Azarenka,
Zhang Shuai
19 Ocak 2016 Salı
Spor: 2016 Avustralya Açık 2. Günün Ardından
Turnuvanın ikinci günü benim oldukça üzülmeme
neden olan büyük sürprizler yaşandı ancak bunlardan bahsetmeden önce ilk olarak
günün en güzel sonuçlarından birinden bahsedeyim. Yaşayan efsane Avustralyalı Lleyton Hewitt, 2015 Avustralya Açık’ta
tam bir sene sonra emekli olacağını açıklamıştı yani 2016 Avustralya Açık’ın son turnuvası olacaktı. Savaşçı kimliğiyle
tanınan ve tam anlamıyla gerçek bir şampiyon ruhuna sahip olan Hewitt, bu kararının ardından 2015’i özel olarak seçtiği turnuvalarda
oynayarak geçirdi, bu onun için adeta bir tenise veda turuydu. Hewitt, son olarak ise sezon başlangıcında Avustralya’ya da veda amacıyla Hopman Cup’ta ülkesini takım kaptanı olarak temsil etti. Buna ek olarak da
Hobart, Sydney ve Adelaide’de birkaç gösteri maçı yaptı. Ancak artık veda vakti
gelmişti ve Hewitt de kariyerinin
son turnuvası olacak Avustralya Açık’ta
oynamaya hazırdı. Hatta favori turnuvasına 20. ve son katılışı için Avustralya
bayrağı temalı özel bir kıyafeti bile vardı. Çok özel olacak bu son turnuvasının
adına Hewitt’in genç Avustralyalı James Duckworth ile oynayacağı maç
da turnuvanın en büyük kortuna Rod Laver
Arena’ya koyulmuştu. Ancak bu tam anlamıyla bir veda olmadı.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Fernando Verdasco,
Garbine Muguruza,
Jack Sock,
Johanna Konta,
Lleyton Hewitt,
Milos Raonic,
Rafael Nadal,
Stanislas Wawrinka,
Victoria Azarenka,
Zhang Shuai
19 Eylül 2015 Cumartesi
Spor: 2015 Amerika Açık'tan Sonra
2015 yılındaki Grand Slam’leri New York’taki 2 haftalık müthiş bir Amerika Açık‘ın ardından tamamlamış
olduk. Ben de bu sefer turnuvanın sonunda bir değerlendirme yazısı yazayım
dedim. Bu yazımda turnuvanın enlerinden ve önemli anlarından biraz bahsetmek
istiyorum.
Etiketler:
2015,
Amerika Açık,
Andy Murray,
Fabio Fognini,
Flavia Pennetta,
Johanna Konta,
Kristina Mladenovic,
Lleyton Hewitt,
Mardy Fish,
Novak Djokovic,
Rafael Nadal,
Roger Federer,
Serena Williams,
US Open
6 Eylül 2015 Pazar
Spor: 2015 Amerika Açık 6. Günün Ardından
6.
günde turnuvanın en güzel, en çekişmeli ve en heyecanlı maçlarından biri vardı.
Victoria Azarenka ve Angelique Kerber gibi çok yetenekli iki
ismi karşı karşıya getiren bu müthiş maçta tenise dair herşey vardı neredeyse. Victoria Azarenka’nın maç boyunca çok,
çok kaliteli vuruşları vardı. Angelique
Kerber’in ise inanılmaz bir savunması vardı. Hani klasik bir Nadal savunması vardır ya attığınız topların
neredeyse hepsi çok güçlü bir şekilde geri döner. İşte tam olarak öyle bir
savunması vardı Kerber’in bu maçta. Hatta
ben çokça “Yok artık” veya “Bu kadar da olmaz” dediğim Kerber için, işte o kadar iyiydi dün Kerber. Victoria Azarenka’nın
ise ondan aşağı kalır yanı yoktu kesinlikle. Azarenka ilk sette 5-2 geriye düşmüştü. Sonrasında ise müthiş bir
savaş vererek üst üste 5 oyun kazanıp seti 7-5 ile bitirmeyi başarmış ve böylece
ilk seti hanesine yazdırmıştı Vika.
İkinci sette yine 5-2 öne geçmeyi başaran Kerber,
bu sefer Azarenka’nın geri dönmesine
izin vermedi. Seti 6-2 ile alan Kerber’in
set puanındaki müthiş dropshot’ı ise kesinlikle görülmeye değerdi. Üçüncü ve
final setinde ise uzun ralliler ve çok çekişmeli oyunlar vardı. Final setinde
avantajı yakalayan Azarenka,
rakibinin servisinde maç puanları yakaladı ancak Kerber tam 5 tane maç puanı çevirmeyi başardı. Bir sonraki oyunda
servis atan Azaranka’ydı ve kendi
oyununu sıfıra karşı alan Vika, seti
6-4 kazanmayı başardı. İki tenisçinin toplam 100 winner’a ulaştığı bu muhteşem
maçı kazanan Azarenka, Kerber ile oynadığı beşinci maçtan da
galibiyet ile ayrılarak dördüncü tura yükseldi.
Etiketler:
2015,
Amerika Açık,
Andy Murray,
Angelique Kerber,
Eugenie Bouchard,
Johanna Konta,
Petra Kvitova,
Roger Federer,
Stanislas Wawrinka,
US Open,
Victoria Azarenka
4 Eylül 2015 Cuma
Spor: 2015 Amerika Açık 4. Günün Ardından
Turnuvanın
dördüncü gününde turnuva tarihine geçen bir maç vardı. 2015 Wimbledon finalisti,
9 numaralı seribaşı Garbine Muguruza
ile dünya 97 numarası Johanna Konta
arasındaki müthiş mücadele tam 3 saat 23 dakika sürerek Amerika Açık tarihine
en uzun kadınlar maçı olarak geçti. Bu maraton maç çok yüksek sıcaklık ve nem
de oynandı ve çok güzel bir mücadeleye de sahne oldu. Tie-break’e giden ilk
seti alan Konta olmuştu. İkinci seti
ise yine tie-break’le alan Muguruza
oldu ve maç final setine uzadı. Final seti ise ilk iki setteki kadar başa baş
gitmedi ve final setinde rakibine üstünlük kurmayı başaran Konta oldu. Son seti
6-2 ile kazanan Konta,
seribaşlarından biri olan Muguruza’yı
turnuvanın dışına itmeyi başararak bir üst tura yükseldi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















