Petra Kvitova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Petra Kvitova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2016 Pazartesi

Spor: 2016 Wimbledon’dan Önce


Tenisin hatta belki de tüm sporların en özel turnuvalarından biri olan Wimbledon bugün başlıyor. Spor tarihinin en prestijli, en zarif ve en karizmatik turnuvası olan Wimbledon, 2 hafta boyunca yine çok heyecanlı anlara hatta bazı tarihi anlara sahne olacaktır diye düşünüyorum her zamanki gibi. Sadece beyaz giyinme, korta giriş – çıkışlarda özel protokol ve daha birçok kurala, ayrıca bir de çok meşhur bir kraliyet locasına sahip olan bu çok özel turnuva bu sene 130. kez düzenleniyor. Turnuvayı bu kadar özel yapan nedenlerden ilki de dünyanın en eski tenis turnuvası olması zaten, e bir de çimde oynanan tek Grand Slam olduğunu da unutmayalım. Dünyadaki en güzel ve en zarif sporlardan biri olan tenisin tam olarak zirvesi diyebileceğim bu müthiş turnuva benim en sevdiğim Grand Slam sanırım. Bunun nedeni de çim kort maçlarının benim için tenisteki en güzel şeylerden biri olması. O çok sevdiğim servis vole oyununu çimde diğer kortlardan daha çok görmemizin de bunda etkisi büyük tabi. Müthiş bir tarih ile beyazın zarafetinin 130. kez birleştiği bir Wimbledon daha başlıyor. Peki ya bizi bu sene nasıl bir turnuva bekliyor? İşte bu sorunun cevabı yazımın devamında!

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Spor: 2016 Roland Garros 6. Günün Ardından


Dünya 2 numarası Andy Murray, zorlu geçen iki 5 setlik maçın ardından üçüncü turda rahat bir maç çıkardı. Dünya 28 numarası Ivo Karlovic’i 6-1 6-4 7-6’lık üç sette geçmeyi başaran Murray, turnuvadaki en rahat maçının ardından dördüncü tura yükselmeyi başardı.

26 Mayıs 2016 Perşembe

Spor: 2016 Roland Garros 4. Günün Ardından


Dünya 2 numarası Andy Murray için turnuvanın ikinci turu da oldukça zorlu geçti. Fransız raket Mathias Bourgue ile karşılaşan Murray maça iyi başlayarak ilk seti 6-2 ile hanesine yazdırsa da sonraki iki seti sırasıyla 6-2 ve 6-4 ile rakibine kaptırınca setlerde 2-1 geri düştü. Dünya 2 numarası maçın devamında oyuna ağırlığını koymayı başarınca son iki seti 6-2 6-3 kazanarak maçtan 3-2’lik setler sonucunda galip ayrıldı. Bu sonuçla beraber Murray üst üste iki maçını da 5 sette kazanmış oldu ve açıkçası bu başlangıcı pek de beklediğim gibi bir başlangıç olmadı. Çünkü Murray Roland Garros’a oldukça formda gelmişti bu sene.

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Spor: 2016 Roland Garros İlk Turun Ardından


Turnuvada ilk turdaki maçlar ilk üç günün ardından tamamlanmıştı. Ben de bu üç gün yani turnuvanın ilk turunda neler olduğunu toptan yazayım dedim. Turnuvanın ilk gününe yağmur damgasını vurmuş ve birçok maç sonraki güne sarkmıştı ancak sonraki günlerde hava durumu biraz daha iyiydi diyebiliriz. Tahmin edersiniz ki güçlü başlangıçlar olduğu gibi önemli sürprizler de yaşandı. Hadi gelin bakalım neler olmuş ilk turda.

24 Mayıs 2016 Salı

Spor: 2016 Roland Garros’tan Önce


Yılın ikinci Grand Slam’i oldukça ilginç bir şekilde başladı. Diğer Grand Slam’lerden farklı olarak Pazar günleri başlayan Roland Garros ile ilgili yazılarım biraz gecikti, bunun nedeni benim şu sıralar biraz yoğun olmam ama yine de yazmadan içim rahat etmezdi. O yüzden geç olsun, güç olmasın da yazayım dedim. Aslında turnuva hazır başlamışken turnuva öncesi değerlendirmesine ne gerek var diye düşünüyor olabilirsiniz. Bence kesinlikle önemli çünkü turnuva öncesi durum bilindiğinde turnuvanın gelişimi, yaşanan şoklar ve heyecanlar daha iyi takip ediliyor. Üstelik bu sefer Roland Garros’a gelişte tenis dünyasında daha önce yaşanmamış olaylar da gerçekleşti. Bu olayların bazıları beni üzerken bazıları da oldukça sevindirdi. E bu kadar lafa artık ne olduğunu az da olsa merak etmişsinizdir diye düşünüyorum. Eğer merak ediyorsanız sizi yazımın devamına, turnuva öncesi değerlendirmemi okumaya davet ediyorum.

20 Ocak 2016 Çarşamba

Spor: 2016 Avustralya Açık 3. Günün Ardından


Günün en dikkat çeken ve en güzel karşılaşması şüphesiz ki iki inanılmaz yeteneğin karşı karşıya geldiği Agnieszka Radwanska – Eugenie Bouchard mücadelesiydi. Radwanska’nın inanılmaz savunma yeteneğinin ve müthiş oyun zekasının karşısında Bouchard’ın müthiş vuruşları ve agresif oyunu vardı. Bouchard 2014’de Grand Slam’lerdeki belki de en başarılı performansı gösteren raket olmuştu. Kariyerinin çıkış senesi olarak da görebileceğimiz 2014’te Wimbledon’da final, Avustralya Açık ve Roland Garros’ta ise yarı final oynamayı başarmıştı. Ancak geçen sene beklentilerin altında kalmış ve sezon sonunda Amerika Açık’ta tam eski performansına ulaştı yine diye düşünülürken hiç olmayacak talihsiz bir kaza yaşamış, soyunma odasında düşüp kafasını vurarak bir beyin sarsıntısı geçirmişti. Bu yüzünden de turnuvadan çekilmek zorunda kalmıştı. Her türlü olumsuzluğu ve talihsiz olayı yaşadığı 2015’in ardından bu sene turnuvalara iyi galibiyetlerle de başlayan Bouchard, seribaşı olmadığından dolayı ikinci turda Radwanska gibi çok zorlu bir rakiple karşı karşıyaydı.

8 Eylül 2015 Salı

Spor: 2015 Amerika Açık 8. Günün Ardından


Turnuvanın ikinci haftası bir şok sonuç ile başladı. Senenin en iyi oyuncularından biri olan dünya 3 numarası Andy Murray, dördüncü turda karşılaştığı Kevin Anderson’a direnemeyerek turnuvaya erken sayılabilecek şekilde veda etti. Turnuvanın bu seneki en uzun maçlarından biri olan bu maçı 7-6 6-3 6-7 7-6’lik dört sette kazanan Anderson, 4 saat 18 dakikanın ardından daha önce burada şampiyonluk yaşamış olan Murray’i turnuvanın dışına itti. Büyük servisleri ve iyi oyunuyla Anderson, bu çok önemli galibiyetin ardından kariyerinde ilk defa bir Grand Slam’de çeyrek finale yükseldi. Anderson bu sene Wimbledon’da da dünya 1 numarası Novak Djokovic’i elemeye çok yaklaşmıştı.

6 Eylül 2015 Pazar

Spor: 2015 Amerika Açık 6. Günün Ardından


6. günde turnuvanın en güzel, en çekişmeli ve en heyecanlı maçlarından biri vardı. Victoria Azarenka ve Angelique Kerber gibi çok yetenekli iki ismi karşı karşıya getiren bu müthiş maçta tenise dair herşey vardı neredeyse. Victoria Azarenka’nın maç boyunca çok, çok kaliteli vuruşları vardı. Angelique Kerber’in ise inanılmaz bir savunması vardı. Hani klasik bir Nadal savunması vardır ya attığınız topların neredeyse hepsi çok güçlü bir şekilde geri döner. İşte tam olarak öyle bir savunması vardı Kerber’in bu maçta. Hatta ben çokça “Yok artık” veya “Bu kadar da olmaz” dediğim Kerber için, işte o kadar iyiydi dün Kerber. Victoria Azarenka’nın ise ondan aşağı kalır yanı yoktu kesinlikle. Azarenka ilk sette 5-2 geriye düşmüştü. Sonrasında ise müthiş bir savaş vererek üst üste 5 oyun kazanıp seti 7-5 ile bitirmeyi başarmış ve böylece ilk seti hanesine yazdırmıştı Vika. İkinci sette yine 5-2 öne geçmeyi başaran Kerber, bu sefer Azarenka’nın geri dönmesine izin vermedi. Seti 6-2 ile alan Kerber’in set puanındaki müthiş dropshot’ı ise kesinlikle görülmeye değerdi. Üçüncü ve final setinde ise uzun ralliler ve çok çekişmeli oyunlar vardı. Final setinde avantajı yakalayan Azarenka, rakibinin servisinde maç puanları yakaladı ancak Kerber tam 5 tane maç puanı çevirmeyi başardı. Bir sonraki oyunda servis atan Azaranka’ydı ve kendi oyununu sıfıra karşı alan Vika, seti 6-4 kazanmayı başardı. İki tenisçinin toplam 100 winner’a ulaştığı bu muhteşem maçı kazanan Azarenka, Kerber ile oynadığı beşinci maçtan da galibiyet ile ayrılarak dördüncü tura yükseldi.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Spor: 2015 Amerika Açık 2. Günün Ardından


Turnuvanın ikinci günü Roger Federer korttaydı. Ekselansları’nın rakibi geçen sene Shanghai’da karşılaştığı ve karşısında 5 maç puanı çevirmesi gereken Leonardo Mayer’di. Shanghai’daki son maçlarında çok zorlanmış olan Federer, bu sefer çok rahattı. Maç boyunca neredeyse kusursuz oynayan Ekselansları, maçı 6-1 6-2 6-2’lik setlerle kazanarak adını bir üst tura yazdırdı. Rakibine sadece 5 oyun bırakan Federer’in toplamda 11 ace ve 29 winner’ı vardı maçta. Böylece Federer zorlu bir rakip karşısında sergilediği kusursuz performansla turnuvaya müthiş bir başlangıç yapmış oldu.

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Spor: 2015 Amerika Açık'tan Önce


Bugün sezonun son Grand Slam’i Amerika Açık başlıyor. Bu sene tarihi anlara sahne olması muhtemel olan bu çok özel turnuvanın favorilerinden, muhtemel eşleşmelerinden, sürpriz yapabilecek isimlerden ve kuralardan bahsedeceğim bu yazımda. Turnuva boyunca da her gün önemli maçları ve gelişmeleri paylaşmaya çalışacağım. Son yıllarda efsane maçlara ve müthiş rekabetlere sahne olmuş Amerika Açık’ın bu seneki en önemli hikayesi dünya 1 numarası ve tüm zamanların en iyi tenisçisi (hatta tüm zamanların en iyi atleti) diyebileceğimiz Serena Williams’ın 2015’te Avusturalya Açık, Roland Garros ve Wimbledon’dan sonra bu turnuvayı da kazanarak “True Grand Slam” yapıp yapamayacağı olacak şüphesiz. Turnuvanın bu seneki favorilerinden bahsederek başlamak istiyorum.

5 Temmuz 2015 Pazar

Spor: Wimbledon 6. Günün Ardından



6. günde ise en önemli kayıp yaşandı bence. Geçen senenin şampiyonu ve benim Wimbledon’da izlemeyi en sevdiğim oyunculardan biri olan Petra Kvitova sürpriz bir yenilgiyle turnuvaya veda etti. Aslında sürpriz demek çok doğru da olmaz belki çünkü rakibi eski dünya 1 numarası olan Jelena Jankovic’ti. Sürpriz diye nitelendirmemin nedeni Jankovic’in eski formundan uzak olması ve Kvitova’nın da son yıllarda Wimbledon’da çok iyi olmasıydı. Ancak Kvitova son yıllardan farklı olarak bu sene bir hastalık sebebiyle her yıl Wimbledon öncesi katıldığı Eastbourne’e katılmamış ve hazırlık dönemini boş geçmişti. Son şampiyon, Jankovic’in müthiş direnişinin ve belki de çok iyi bir hazırlık dönemi geçirmemesinin etkisiyle tunuvaya bu sene çok erken veda etti.

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Spor: Wimbledon 2. Günün Ardından


Turnuvanın ikinci gününde Roger Federer korttaydı. Centre Court’ta Damir Dzumhur ile karşılaştı. Ekselansları bu sene Roland Garros’ta da karşılaştığı Boşnak rakibini yine rahat bir şekilde geçmeyi başardı. Federer maçı 6-1, 6-3, 6-3'lük setlerle 1 saat 7 dakikada kazandı.

28 Haziran 2015 Pazar

Spor: 2015 Wimbledon'dan Önce


Tarihin en prestijli turnuvalarından olan Wimbledon yarın başlıyor. Dört Grand Slam arasında belki de en özeli Wimbledon. Onu bu kadar özel yapan ise kendine özgü kuralları, saatlerce hatta günlerce sürmüş olan inanılmaz maçları ve tabii ki unutulmaz şampiyonlukları. Bir zamanlar Boris Becker’in domine ettiği daha sonra Roger Federer’in de egemen olduğu bu muhteşem turnuva, yine her zaman ki ihtişamlı çim kortuyla unutulmaz anlara sahne olmaya hazır. İşte böyle bir durumda bir yazı yazmamak olmazdı.

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Spor: Roland Garros'ta 7. Günün Ardından


Dünya 1 numarası Serena Williams ile eski dünya 1 numarası Victoria Azarenka üçüncü turda karşılaştı. İkilinin oynadığı birçok maç gibi bu da çok çekişmeli geçti. Maça iyi başlayan Azarenka oldu, servis kırdı ve 2-0 öne geçti. Ancak sonra Serena da servis kırdı ve durumu 2-2’ye getirdi. Azarenka bir kere daha servis kırıp bu sefer avantajını kaybetmedi, seti 6-3 ile kazandı. Azarenka 2. sette de servis kırarak 3-1 öne geçti. Serena da yine servis kırıp durumu 4-4’e getirdi. Sonra bir kere daha servis kıran Serena ikinci seti 6-4 kazandı. İkinci setin son puanı ise biraz tartışmalı oldu, çizgi hakeminin verdiği dışarıda kararını sandalye hakemi değiştirdi ve puan tekrar edildi.

28 Mayıs 2015 Perşembe

Spor: Roland Garros 5. Günün Ardından


Bugün heyecanlı maçlar vardı ancak günün maçı (hatta belki turnuvanın maçı olabilir) kesinlikle Svetlana Kuznetsova-Francesca Schiavone maçıydı. 2011 Avusturalya Açık’ta oynadıkları 4 saat 44 dakika süren ve Grand Slam tarihinin en uzun kadınlar maçı olan o efsane maçın ardından burada da muhteşem bir maç oynadılar. İki eski Roland Garros şampiyonunun karşılaştığı maçta ilk set çok yakın geçti ve tie-break’e uzadı. Gergin geçen tie-break’i kazanan ise 13-11’lik skorla Kuznetsova oldu ve ilk seti 82 dakikada almayı başardı. Kuznetsova’nın ikinci sette 2-0 öne geçmesine rağmen seti 7-5 ile kazanan Schiavone oldu. Böylece Schiavone setlerde durumu eşitledi ve maçı final setine uzattı. Üçüncü sette ilk servis kıran Kuznetsova olmuştu ancak Schiavone 8. oyunda servis kırarak durumu 4-4’e getirdi. Roland Garros’ta son sette tie-break oynanmıyor, oyunlar arasında 2 fark olana kadar devam ediyor ve bu maç da uzun süre dengede geçen bir üçüncü setle bitti.

26 Mayıs 2015 Salı

Spor: Roland Garros 3. Günün Ardından



Roland Garros’ta kariyerinde sadece 1 mağlubiyet yaşamış, toprak kortun kralı lakaplı Rafael Nadal bugün korttaydı. 10. Roland Garros şampiyonluğunu arayan Nadal, ilk turda 18 yaşındaki genç Fransız Quentin Halys’i 6-3, 6-3 ve 6-4'lük setlerle mağlup ederek ikinci tura yükseldi. Bu seneki performansıyla herkesin kazanma ihtimaline şüpheyle baktığı Nadal etkili bir oyunla 2. tura ulaşırken şüpheleri biraz olsun azaltmıştır. İlerleyen turlarda daha da etkili oynamaya başlayacaktır.

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Spor: 2015 Roland Garros'dan Önce


Bir süredir yazacak vakit bulamamıştım, yazacak birşey olmadığından değil tabi bir sürü var aslında da final dönemi olunca yazmaya vakit ayıramadım. Ve bugün tekrar yazmaya başlamanın tam zamanı diye düşündüm çünkü en sevdiğim Grand Slam olan Roland Garros (ya da Fransa Açık da diyebiliriz) yarın başlıyor. Bu turnuvayı çok sevmemin en önemli nedenlerinden biri benim tenisi şu anki kadar sevmemi sağlayan maçlardan biri olan 2011 yılındaki Federer-Nadal finaliydi. Gerçi benim favori maçlarımın arasında (doğal olarak) bir sürü Federer-Nadal maçı var ve bence zaten bu rekabet tüm zamanların en önemli rekabetlerinden biri sadece tenis için de değil spor içinde. Neyse en sevdiğim oyunculardan olan bu iki yaşayan efsanenin rekabetiyle ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum zaten o yüzden bu konu ile ilgili daha fazla konuşayayım şimdi. Turnuva ile ilgili konuşmaya başlamadan önce şunu da belirtmeliyim ki, turnuvayı sevmemin bir diğer nedeni de Toprağın Kralı Nadal tabii ki.
Şimdi 2015 Roland Garros’a gelelim. Bu yazımda turnuvanın bana göre favorilerinden ve kuralardan biraz bahsetmek istiyorum. Turnuva boyunca da her gün sonunda o günün değerlendirmesi ile ilgili bir yazı yazacağım.