Tenisin hatta belki de tüm sporların en
özel turnuvalarından biri olan Wimbledon
bugün başlıyor. Spor tarihinin en prestijli, en zarif ve en karizmatik
turnuvası olan Wimbledon, 2 hafta boyunca
yine çok heyecanlı anlara hatta bazı tarihi anlara sahne olacaktır diye
düşünüyorum her zamanki gibi. Sadece beyaz giyinme, korta giriş – çıkışlarda
özel protokol ve daha birçok kurala, ayrıca bir de çok meşhur bir kraliyet locasına
sahip olan bu çok özel turnuva bu sene 130. kez düzenleniyor. Turnuvayı bu
kadar özel yapan nedenlerden ilki de dünyanın en eski tenis turnuvası olması zaten,
e bir de çimde oynanan tek Grand Slam
olduğunu da unutmayalım. Dünyadaki en güzel ve en zarif sporlardan biri olan
tenisin tam olarak zirvesi diyebileceğim bu müthiş turnuva benim en sevdiğim Grand Slam sanırım. Bunun nedeni de çim
kort maçlarının benim için tenisteki en güzel şeylerden biri olması. O çok
sevdiğim servis vole oyununu çimde diğer kortlardan daha çok görmemizin de
bunda etkisi büyük tabi. Müthiş bir tarih ile beyazın zarafetinin 130. kez birleştiği
bir Wimbledon daha başlıyor. Peki ya
bizi bu sene nasıl bir turnuva bekliyor? İşte bu sorunun cevabı yazımın
devamında!
Garbine Muguruza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Garbine Muguruza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Haziran 2016 Pazartesi
5 Haziran 2016 Pazar
Spor: 2016 Roland Garros Kadınlar Finalinin Ardından
Yağmurdan çok etkilenen ve maçlarda sürekli
yağmur araları veya ertelenmeler gördüğümüz bu Roland Garros’ta artık kadınlar ana tablosunun sonuna maçındaydı
sıra. Finale kalanlar ise dünya 1 numarası Serena
Williams ile dünya 4 numarası Garbine Muguruza’ydı. Bu ikili daha önce 4 kez karşılaşmış ve bu maçların
da hepsi Grand Slam’lerde olmuştu. Daha
önceki karşılaşmaların 3’ünü kazanan Serena
Williams olsa da Roland Garros’ta 2014 yılında oynadıkları 2. tur maçını müthiş bir oyunuyla kazanan kişi
Muguruza olmuştu. Son maç ise geçen
sene Wimbledon finalindeydi. Muguruza’nın kariyerindeki ilk Grand Slam finali olan bu maçı ise Serena oldukça iyi bir oyunla
kazanmıştı. İkili arasında oynanan maçlar arasında en önemlileri de bu iki
maçtı muhtemelen, bu iki raketin açıklamalarından da belli oluyordu. Muguruza geçen sene Wimbledon’da kaybettiği maçın kendisine
çok şey öğrettiğini söylemişti. Serena
ise 2014’te burada aldığı şok yenilginin kendisine çok şey öğrettiğini, hatta
sonraları birçok maçı kazanmasında da etkisi olduğunu söylemişti. İki raketin
de aralarında yeni yeni oluşan bu rekabetten çok şey öğrendikleri belli oluyordu
zaten ama bu final tamamen farklı olacaktı çünkü özellikle Muguruza kendini Wimbledon
finalindeki haline göre çok geliştirmişti. Bu kariyerinin ilk toprak kort
finalini toprak kortta oynanan tek Grand
Slam olan Roland Garros’ta
oynayacak olmasından da anlaşılıyor zaten. Bana göre turnuvanın finalinde
olabilecek en güzel eşleşmelerden biri buydu ve oldukça da heyecan verici bir
maç oldu. (Bu yazımda maçla ve şampiyonla ilgili yorumlarımın yanında maçın
özetinin yer aldığı video da var, ona da en alttan ulaşabilirsiniz.)
4 Haziran 2016 Cumartesi
Spor: 2016 Roland Garros Yarı Finallerin Ardından
Turnuvanın yağmurdan çok etkilenmesi ve
oldukça karışan takvimlerin bir sonucu da tüm yarı finallerin aynı gün oynanması
oldu, oysaki normalde yarı finaller Grand
Slam’lerde iki-iki bölünürdü. Tüm maçların aynı gün oynanması da turnuvanın
ikinci kortu olan Suzanne-Lenglen’de
yarı final maçının oynanması gibi ilginç bir olayı beraberinde getirdi. Bunun
ilginç bir yanı da şu ki dünya 1 numarası Novak Djokovic’in de maçının olduğu bu kort yeteri kadar dolmadığı için
turnuva organizatörleri normal bileti olan izleyicileri korta almışlar. Ancak
bu da Djokovic’in biraz daha seyirci
ile etkileşim halinde maçını oynamasına neden oldu diyebiliriz belki de. Ortaya
eğlenceli görüntüler de çıktı sonuç olarak.
3 Haziran 2016 Cuma
Spor: 2016 Roland Garros Çeyrek Finallerin Ardından
Turnuva bu sene yağmurdan oldukça
etkilendi diyebilirim. Turnuvanın 9. günü olması gereken maçların tümü yağmur
nedeniyle ertelendi. Bir sonraki gün ise yine maçların birçoğu tamamlanamadı ve
dördüncü turdaki maçların tamamının bitmesi 11. günü buldu. Ben bu yazımda turnuvanın
11 ve 12. günlerinde oynanan çeyrek finallerden bahsedeceğim.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Çeyrek Final,
Dominic Thiem,
Garbine Muguruza,
Kiki Bertens,
Novak Djokovic,
Quarterfinals,
Roland Garros,
Samantha Stosur,
Serena Williams,
Stanislas Wawrinka
30 Mayıs 2016 Pazartesi
Spor: 2016 Roland Garros 8. Günün Ardından
Turnuvada 8. Gün ile birlikte ilk çeyrek
finalistler belli olacaktı, ancak yağmurdan dolayı özellikle kadınlar ana
tablosundaki birkaç maç ertelendi. Turnuvanın ana kortu Philippe-Chatrier’deki açılışı ise Garbine Muguruza ile Svetlana
Kuznetsova yapmıştı. 4 numaralı seribaşı Garbine Muguruza, dünya 15 numarası Kuznetsova’yı 6-3 6-4’lük setlerle oldukça rahat bir şekilde geçerek
kadınlarda çeyrek finale yükselen ilk isim oldu. Muguruza bu sonuçla üst üste 3 kez Roland Garros’ta çeyrek
finale kalmış oldu. 2014 yılında
çeyrek finale ulaşırken Serena
Williams’a da şok bir mağlubiyet yaşatmıştı, hatta ben de o maçla tanımıştım Muguruza’yı. O maçtan sonra da takip
etmeye başladım ve son yıllarda en sevdiğim tenisçilerden biri olduğunu söyleyebilirim.
Serena ve Azarenka ile birlikte kadınlar turunda en sevdiğim isim o hatta
galiba. Çok da heyecan verici bir oyunu var bir de, her yüzeyde de oldukça
başarılı performanslar gösterdiği son 2-3 yılda. Bakalım burada ne kadar
ilerleyebilecek? Ben en azından finale kadar çıkabileceğini düşünüyorum.
28 Mayıs 2016 Cumartesi
Spor: 2016 Roland Garros 6. Günün Ardından
Dünya 2 numarası Andy Murray, zorlu geçen
iki 5 setlik maçın ardından üçüncü turda rahat bir maç çıkardı. Dünya 28
numarası Ivo Karlovic’i 6-1 6-4 7-6’lık
üç sette geçmeyi başaran Murray, turnuvadaki
en rahat maçının ardından dördüncü tura yükselmeyi başardı.
Etiketler:
2016,
Agnieszka Radwanska,
Andy Murray,
Garbine Muguruza,
Grand Slam,
Kei Nishikori,
Petra Kvitova,
Rafael Nadal,
Richard Gasquet,
Roland Garros,
Shelby Rogers,
Stanislas Wawrinka
24 Mayıs 2016 Salı
Spor: 2016 Roland Garros’tan Önce
Yılın ikinci Grand
Slam’i oldukça ilginç bir şekilde başladı. Diğer Grand Slam’lerden farklı olarak Pazar günleri başlayan Roland Garros ile ilgili yazılarım
biraz gecikti, bunun nedeni benim şu sıralar biraz yoğun olmam ama yine de yazmadan içim rahat etmezdi. O yüzden geç olsun, güç olmasın da yazayım dedim.
Aslında turnuva hazır başlamışken turnuva öncesi değerlendirmesine ne gerek var
diye düşünüyor olabilirsiniz. Bence kesinlikle önemli çünkü turnuva öncesi
durum bilindiğinde turnuvanın gelişimi, yaşanan şoklar ve heyecanlar daha iyi
takip ediliyor. Üstelik bu sefer Roland
Garros’a gelişte tenis dünyasında daha önce yaşanmamış olaylar da
gerçekleşti. Bu olayların bazıları beni üzerken bazıları da oldukça sevindirdi.
E bu kadar lafa artık ne olduğunu az da olsa merak etmişsinizdir diye
düşünüyorum. Eğer merak ediyorsanız sizi yazımın devamına, turnuva öncesi
değerlendirmemi okumaya davet ediyorum.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Çağla Büyükakçay,
Garbine Muguruza,
Grand Slam,
İpek Soylu,
Marsel İlhan,
Novak Djokovic,
Petra Kvitova,
Rafael Nadal,
Roger Federer,
Roland Garros,
Serena Williams,
Victoria Azarenka
21 Ocak 2016 Perşembe
Spor: 2016 Avustralya Açık 4. Günün Ardından
Turnuvanın dördüncü günü eski dünya 1
numarası, 2001 Amerika Açık, 2002 Wimbledon şampiyonu Avustralyalı
yaşayan efsane Lleyton Hewitt için
bir veda günüydü. Tarihin en iyilerinden biri olan Hewitt ayrıca hala en genç dünya 1 numarası olma ünvanına da sahip,
2001’de birinciliği elde ettiğinde ise 80 hafta boyunca korumuştu birinciliği. Hewitt’in kariyeri boyunca en dikkat
çeken özelliği ise korta her zaman her şeyini yansıtması olmuştu. Hatta Mats Wilander’in deyişiyle “Eğer Nadal her zaman %100’ünü veriyorsa Hewitt her zaman %101’ini veriyor.” Bu cümle de Hewitt’in ne kadar mücadeleci, ne kadar
savaşçı bir oyuncu olduğunu gösteriyor.
Etiketler:
2016,
Ana Ivanovic,
Andy Murray,
Angelique Kerber,
Australian Open,
Avustralya Açık,
David Ferrer,
Fernando Verdasco,
Garbine Muguruza,
Lleyton Hewitt,
Stanislas Wawrinka,
Victoria Azarenka,
Zhang Shuai
19 Ocak 2016 Salı
Spor: 2016 Avustralya Açık 2. Günün Ardından
Turnuvanın ikinci günü benim oldukça üzülmeme
neden olan büyük sürprizler yaşandı ancak bunlardan bahsetmeden önce ilk olarak
günün en güzel sonuçlarından birinden bahsedeyim. Yaşayan efsane Avustralyalı Lleyton Hewitt, 2015 Avustralya Açık’ta
tam bir sene sonra emekli olacağını açıklamıştı yani 2016 Avustralya Açık’ın son turnuvası olacaktı. Savaşçı kimliğiyle
tanınan ve tam anlamıyla gerçek bir şampiyon ruhuna sahip olan Hewitt, bu kararının ardından 2015’i özel olarak seçtiği turnuvalarda
oynayarak geçirdi, bu onun için adeta bir tenise veda turuydu. Hewitt, son olarak ise sezon başlangıcında Avustralya’ya da veda amacıyla Hopman Cup’ta ülkesini takım kaptanı olarak temsil etti. Buna ek olarak da
Hobart, Sydney ve Adelaide’de birkaç gösteri maçı yaptı. Ancak artık veda vakti
gelmişti ve Hewitt de kariyerinin
son turnuvası olacak Avustralya Açık’ta
oynamaya hazırdı. Hatta favori turnuvasına 20. ve son katılışı için Avustralya
bayrağı temalı özel bir kıyafeti bile vardı. Çok özel olacak bu son turnuvasının
adına Hewitt’in genç Avustralyalı James Duckworth ile oynayacağı maç
da turnuvanın en büyük kortuna Rod Laver
Arena’ya koyulmuştu. Ancak bu tam anlamıyla bir veda olmadı.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Fernando Verdasco,
Garbine Muguruza,
Jack Sock,
Johanna Konta,
Lleyton Hewitt,
Milos Raonic,
Rafael Nadal,
Stanislas Wawrinka,
Victoria Azarenka,
Zhang Shuai
4 Eylül 2015 Cuma
Spor: 2015 Amerika Açık 4. Günün Ardından
Turnuvanın
dördüncü gününde turnuva tarihine geçen bir maç vardı. 2015 Wimbledon finalisti,
9 numaralı seribaşı Garbine Muguruza
ile dünya 97 numarası Johanna Konta
arasındaki müthiş mücadele tam 3 saat 23 dakika sürerek Amerika Açık tarihine
en uzun kadınlar maçı olarak geçti. Bu maraton maç çok yüksek sıcaklık ve nem
de oynandı ve çok güzel bir mücadeleye de sahne oldu. Tie-break’e giden ilk
seti alan Konta olmuştu. İkinci seti
ise yine tie-break’le alan Muguruza
oldu ve maç final setine uzadı. Final seti ise ilk iki setteki kadar başa baş
gitmedi ve final setinde rakibine üstünlük kurmayı başaran Konta oldu. Son seti
6-2 ile kazanan Konta,
seribaşlarından biri olan Muguruza’yı
turnuvanın dışına itmeyi başararak bir üst tura yükseldi.
11 Temmuz 2015 Cumartesi
Spor: Wimbledon 12. Günün Ardından
Kadınlarda final günü
bugündü ve kesinlikle adına yakışır bir final oldu. Yaşayan efsane dünya 1 numarası
Serena Williams’ın karşında
geleceğin en büyük yıldız adaylarından biri olan hatta belki geleceğin dünya 1
numarası diyebileceğimiz Garbine
Muguruza vardı. Serena Williams
21. Grand Slam’ini ve üst üste 4. Grand
Slam’ini kazanarak tarih yazmak (ve Serena
Slam yapmak) istiyordu. Garbine
Muguruza ise ilk Grand Slam’ini
kazanmak istiyordu. Çekişmeli ve çok güzel bir maç oldu. Neredeyse tenise dair
herşeyi gördük bugün.
9 Temmuz 2015 Perşembe
Spor: Wimbledon 10. Günün Ardından
10. günde ise kadınlar
yarı finalleri vardı. İlk finalistin belirleneceği maçta Agnieszka Radwanska, Garbine
Muguruza ile karşılaştı. Maça çok iyi başlayan Muguruza oldu ve ilk seti çok rahat bir şekilde 6-2 kazandı. İlk
setteki yakaladığı momentumu ikinci sete de taşıyan Muguruza servis kırarak 3-1 öne geçmişti ancak Radwanska iyi bir ivme yakalayıp üst üste 5 oyun kazandı ve seti
6-3 alarak maçı final setine uzattı. Son settin başlarında iki raket de servis
kırdı ama setin ilerleyen bölümünde rakibine üstünlük kurmayı başaran Muguruza oldu. Final setini 6-3 kazanan
Muguruza, zorlu mücadeleyi 1 saat 55
dakikada tamamlayarak kariyerinde ilk defa bir Grand Slam’de finale yükselmeyi başardı. Bu sonuçla Muguruza 1996 ‘da finale yükselen Arantxa
Sánchez Vicario'dan beri Wimbledon’da
finale yükselen ilk İspanyol tenisçi oldu.
8 Temmuz 2015 Çarşamba
Spor: Wimbledon 8. Günün Ardından
8. gün kadınlar çeyrek
final günüydü. İlk defa Wimbledon’da çeyrek final oynayan iki tenisçinin yani Garbine Muguruza ve Timea Bacsinzky’nin karşı karşıya
geldiği mücadelede kazanan 7-5 6-3’lük skorla İspanyol Garbine Muguruza oldu. Bir önceki turda 5 numaralı seribaşı Caroline Wozniacki’yi elemeyi başaran Muguruza, çeyrek finalde de Bacsinzky’yi eleyerek kariyerinde ilk
defa bir Grand Slam’de yarı finale yükselmeyi başardı. Ayrıca bu sonuçla Muguruza 1997 yılından beri Wimbledon’da
tek kadınlarda yarı finale çıkmayı başaran ilk İspanyol tenisçi oldu.
1 Haziran 2015 Pazartesi
Spor: Roland Garros 9. Günün Ardından
Daha önceki yazılarımda
da turnuvanın en büyük sürprizi lafını çok kullanmış olabilirim ancak bugünkü
gerçekten de çok önemli bir sürprizdi. Çünkü bu sefer elenen turnuvada son 3 Roland Garros’ta final oynayıp ikisini kazanarak turnuvaya damga vurmuş
olan Maria Sharapova oldu. Turnuvanın
Serena Williams ile beraber en büyük
favorisi olan Sharapova dördüncü
turda Çek raket Lucie Safarova ile
karşılaştı. Açıkçası ben maçın galibinin zor da Sharapova olmasını bekliyordum
ancak Safarova muhteşem bir maç
çıkardı. Geçen sene Wimbledon’da da
yarı finale çıkmayı başaran ve bir iyi çıkış yakalayan Safarova, bu maçı Sharapova’ya
set vermeden kazanmayı başardı. Maçta servis kırarak öne 2-1 öne geçen Safarova
oldu. Ancak Sharapova’da hemen
servis kırarak durumu 3-3’e getirdi. Dengede giden ilk setin kazananını
tie-break belirledi. Tie-break’i 7-3 kazanan Safarova, yakın geçen ilk seti 61 dakikada 7-6 almayı başardı. İlk
seti kazanmasının ardından ikinci sete de çok iyi başladı ve yine servis
kırarak 3-0 öne geçti. Sonra Sharapova
yine servis kırmayı başardı ve durumu 3-2’ye getirdi. Ama Sharapova’nın bu geri dönüşü yeterli olmadı ve Safarova seti 6-4 kazanmayı başardı. Böylece Safarova kariyerinde ilk kez Roland
Garros’ta çeyrek finale yükselmeyi başardı.
Etiketler:
2015,
Andy Murray,
David Ferrer,
Garbine Muguruza,
Lucie Safarova,
Novak Djokovic,
Rafael Nadal,
Roger Federer,
Roland Garros,
Serena Williams,
Timea Bacsinszky
29 Mayıs 2015 Cuma
Spor: Roland Garros 6. Günün Ardından
Ana Ivanovic, üçüncü turda Donna Vekic’le karşılaştı. Ivanovic ilk sette çok iyi oynadı ve Vekic, Ivanovic’e karşılık vermekte çok zorlandı. 6-0 biten ilk setin
ardından ikinci sete daha iyi oynamaya başlayan Vekic, bir kere servis kırdı ancak bu avantajını çabuk kaybetti.
Daha sonra Ivanovic oyuna ağırlığını
koyarak seti 6-3 kazandı ve dördüncü tura yükselen ilk isim oldu. Böylece Vekic’in Roland Garros macerası da
bitmiş oldu. Vekic dördüncü tura
yükselmeyi başaramamış olsa da kariyerinde ilk defa bir Grand Slam’de üçüncü
tura yükselerek önemli bir başarıya imza attı.
27 Mayıs 2015 Çarşamba
Spor: Roland Garros 4. Günün Ardından
Roger Federer, ikinci tur
maçında İspanyol Marcel Granollers
ile karşılaştı. İlk sete çok hızlı başlayan Federer, agresif bir oyunla seti 6-2 kazandı. Granollers ise ikinci sette daha çok file önü puanı alarak daha
dirençli bir oyun ortaya koydu ve seti tie-break’e taşıdı. Tie-break’i 7-1 ile
kazanan Federer oldu. Üçüncü seti de
kazanan 6-3’le Federer oldu. Maç
boyunca etkili oynayan Federer, maçı
1 saat 47 dakikada 3-0 kazanarak üçüncü tura yükseldi.
Etiketler:
2015,
Angelique Kerber,
Donna Vekic,
Gael Monfils,
Garbine Muguruza,
Jo-Wilfried Tsonga,
Maria Sharapova,
Mirjana Lucic-Baroni,
Roger Federer,
Roland Garros,
Simona Halep
24 Mayıs 2015 Pazar
Spor: Roland Garros 1. Günün Ardından
Turnuva favorilerinden 3 numaralı seribaşı Simona Halep, biraz zorlandığı maçta Evgeniya Rodina’yı 7-5 ve 6-4’lük iki sette geçmeyi başararak 2. Tura
adını yazdırdı. Halep’in ikinci
turdaki rakibi ise Mirjana Lucic-Baroni
olacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















