Olimpiyatlarda birçok kişinin
heyecanla beklediği atletizm yarıya gelmişken başladı. Kadınlar 10 bin metre
finalinde ise oldukça dikkat çekici bir rekor kırıldı. İlk kez olimpiyatlarda
yarışan Etiyopyalı Almaz Ayana, 29.17.45'lik
derecesiyle Çinli Junxia Wang'a ait
23 yıldır kırılmayan dünya rekorunu 14 saniye geliştirerek eline geçirdi. Ayana’nın dünya rekorunu 14 saniye gibi
çok büyük bir farkla kırması günün en çok konuşulan ve tartışılan olaylarından
biri oldu kesinlikle. 10 bin metre finalinde yarışan milli atlet Yasemin Can ise ilk 5 bin metreyi ilk
üç arasında tamamlamış olsa da yarışın devamında geri düşmekten kurtulamadı ve 30.13.70
ile kariyerinin en iyi derecesine de imza atarak yarışı 7. sırada tamamlamış oldu.
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ağustos 2016 Cumartesi
9 Ağustos 2016 Salı
Spor/Haber: 2016 Rio Olimpiyatlarında 3. Günün Ardından
2016 Rio’da üçüncü günde
ise genç sporcularımızdan güzel haberler gelmeye devam ediyordu. Bana göre
günün en heyecan verici karşılaşmalarından biri 17 yaşındaki genç sporcumuz Mete Gazoz’un okçuluk ilk turdaki
mücadelesiydi. Maça belki de biraz gergin başlayan Mete 2-0 geriye düşmüştü ancak devamında toparladı ve tiebreak’e
giden maçı benim izlerken çok gerildiğim son atışlar sonucunda kazanmayı
başardı, böylece de ikinci tura yükselmeyi başardı. Maça başlangıcı belki çok
iyi değildi Mete ama maç sonundaki
performansı oldukça harikaydı zaten. Ben okçuluğu pek izlemem ama bu maçı
izlerken yerimde duramadım diyebilirim ve eminim ki birçok kişi de benim gibi
hissetmiştir. Bu da benim onu izlerken en hayran olduğum noktalardan biri ise
maç boyunca duruşunu hiç bozmamasıydı, benim izlerken çok heyecanlandığım bu
maçta Mete oldukça konsantre ve
sakin görünüyordu. İkinci turda belki istediğimiz sonuç gelmedi ve son 16’da
olimpiyatlara veda etti ama bu sonuç bile onunla gurur duymamıza yeter bence. Çünkü
performansı alkışı hak eden bir performanstı. İlerleyen yıllarda çok önemli
başarılar elde edeceğine inandığım sporculardan biri oldu o da. Uzun ve
başarılı bir kariyere sahip olmaması için hiçbir neden yok bence.
7 Ağustos 2016 Pazar
Spor/Haber: 2016 Rio Olimpiyatlarında 1. Günün Ardından
Madalya mücadelelerinin de
başladığı ilk günün kazananı Avustralya oldu. İlk gün 2 altın, 1 gümüş olmak
üzere 3 madalya kazanan Avustralya madalya sıralamasında zirvede yer aldı. 2016
Rio’daki ilk altın madalyayı ise ABD'li 19 yaşındaki atıcı Ginny Thrasher kazandı. Kariyerinin ilk olimpiyatına kazanan Thrasher, 208 puanla olimpiyat rekoru
kırarak altın madalya kazanmayı başardı.
Etiketler:
2016 Rio Olimpiyat Oyunları,
Greg Van Avermaet,
Katinka Hosszu,
Mack Horton,
Nezir Karap,
Olimpiyat,
Potanın Perileri,
Spor,
Viktoria Zeynep Güneş,
Vincent Nibali
7 Haziran 2016 Salı
Spor: 2016 Roland Garros Erkekler Finalinin Ardından
Turnuvanın son gününde erkekler finalinde
dünya 1 numarası Novak Djokovic ile dünya 2 numarası Andy Murray karşı karşıya geliyorlardı. İkisi de kariyerlerinde ilk kez Roland Garros’u kazanmak istiyorlardı
ancak Djokovic için bu galibiyetin
önemi çok daha fazlaydı tabii ki de. Çünkü Djokovic’in
kariyerindeki en önemli eksiği gidermek ve çok uğraştığı Roland Garros şampiyonluğunu kazanmak istiyordu artık. Her anlamda
tarihi bir final olacaktı. Eğer Djokovic
kazanırsa tarihte “kariyer Grand Slam’i”
yapmış yani tüm Grand Slam’leri en
az bir kere kazanmış olan 8. tenisçi olacaktı. Eğer Andy Murray kazanırsa o
da 80 yıllık çok uzun bir aradan sonra Roland
Garros’ta şampiyon olan ilk Britanyalı tenisçi olacaktı. Son Britanyalı
şampiyon 1936 yılında turnuvayı
kazanmayı başaran Fred Perry’di. Bu maç
ilk maçlarını 11 yaşındayken oynamış olan ve doğal olarak da birbirini çok iyi
tanıyan bu ikilinin 34. karşılaşmasıydı. Önceki karşılaşmalarda ise Djokovic’in 23-10’luk önemli bir
üstünlüğü bulunuyordu. Oyun tarzları da oldukça benzer olan bu ikili yılın ilk Grand Slam’i Avustralya Açık’ta finalinde de karşı karşıya gelmişlerdi ve o maçı
Djokovic kazanmıştı. Son
karşılaşmaları ise bir toprak kort turnuvası olan Roma finalinde olmuştu ve o maçın galibi ise Murray’di. Kim kazanırsa kazansın tarihe geçecek bu final ikilinin
maçları arasında en heyecanlı başlangıca sahip olanıydı sanırım. Maç boyunca
birçok müthiş puan da gördük.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Final,
Grand Slam,
Novak Djokovic,
NovakSlam,
Roland Garros,
Spor
5 Haziran 2016 Pazar
Spor: 2016 Roland Garros Kadınlar Finalinin Ardından
Yağmurdan çok etkilenen ve maçlarda sürekli
yağmur araları veya ertelenmeler gördüğümüz bu Roland Garros’ta artık kadınlar ana tablosunun sonuna maçındaydı
sıra. Finale kalanlar ise dünya 1 numarası Serena
Williams ile dünya 4 numarası Garbine Muguruza’ydı. Bu ikili daha önce 4 kez karşılaşmış ve bu maçların
da hepsi Grand Slam’lerde olmuştu. Daha
önceki karşılaşmaların 3’ünü kazanan Serena
Williams olsa da Roland Garros’ta 2014 yılında oynadıkları 2. tur maçını müthiş bir oyunuyla kazanan kişi
Muguruza olmuştu. Son maç ise geçen
sene Wimbledon finalindeydi. Muguruza’nın kariyerindeki ilk Grand Slam finali olan bu maçı ise Serena oldukça iyi bir oyunla
kazanmıştı. İkili arasında oynanan maçlar arasında en önemlileri de bu iki
maçtı muhtemelen, bu iki raketin açıklamalarından da belli oluyordu. Muguruza geçen sene Wimbledon’da kaybettiği maçın kendisine
çok şey öğrettiğini söylemişti. Serena
ise 2014’te burada aldığı şok yenilginin kendisine çok şey öğrettiğini, hatta
sonraları birçok maçı kazanmasında da etkisi olduğunu söylemişti. İki raketin
de aralarında yeni yeni oluşan bu rekabetten çok şey öğrendikleri belli oluyordu
zaten ama bu final tamamen farklı olacaktı çünkü özellikle Muguruza kendini Wimbledon
finalindeki haline göre çok geliştirmişti. Bu kariyerinin ilk toprak kort
finalini toprak kortta oynanan tek Grand
Slam olan Roland Garros’ta
oynayacak olmasından da anlaşılıyor zaten. Bana göre turnuvanın finalinde
olabilecek en güzel eşleşmelerden biri buydu ve oldukça da heyecan verici bir
maç oldu. (Bu yazımda maçla ve şampiyonla ilgili yorumlarımın yanında maçın
özetinin yer aldığı video da var, ona da en alttan ulaşabilirsiniz.)
4 Haziran 2016 Cumartesi
Spor: 2016 Roland Garros Yarı Finallerin Ardından
Turnuvanın yağmurdan çok etkilenmesi ve
oldukça karışan takvimlerin bir sonucu da tüm yarı finallerin aynı gün oynanması
oldu, oysaki normalde yarı finaller Grand
Slam’lerde iki-iki bölünürdü. Tüm maçların aynı gün oynanması da turnuvanın
ikinci kortu olan Suzanne-Lenglen’de
yarı final maçının oynanması gibi ilginç bir olayı beraberinde getirdi. Bunun
ilginç bir yanı da şu ki dünya 1 numarası Novak Djokovic’in de maçının olduğu bu kort yeteri kadar dolmadığı için
turnuva organizatörleri normal bileti olan izleyicileri korta almışlar. Ancak
bu da Djokovic’in biraz daha seyirci
ile etkileşim halinde maçını oynamasına neden oldu diyebiliriz belki de. Ortaya
eğlenceli görüntüler de çıktı sonuç olarak.
21 Mayıs 2016 Cumartesi
Spor: Fenerbahçe’nin Final Four Yolculuğu (2016)
Geçen sene Fenerbahçe basketbol takımı Fenerbahçe
Ülker adı altında inanılmaz bir
Avrupa sezonu geçirmişti. Ben de birçok Euroleague
maçını Ülker Sports Arena’da canlı
izleme şansı bulmuştum. Sezon boyunca Muhteşem Koç Obradovic önderliğinde müthiş bir performansla inanılmaz iyi maçlar
çıkaran bu müthiş takım sezon sonunda son 4’e kalıp bu başarısını bir anlamda
taçlandırmıştı. 2015’te Euroleague’de Final Four’a kalan Fenerbahçe
Ülker sadece Fenerbahçe taraftarlarına bir ilki yaşatırken Türkiye’ye de uzun
bir aranın ardından bir ilki yaşatmıştı. Çünkü Efes Pilsen’nin Avrupa üçüncüsü olduğu 1999-2000 sezonundan tam
14 yıl sonra Euroleague’de Final Four’a kalmayı başaran ilk takım
olmuştu. Fenerbahçe için inanılmaz
heyecanlı maçların, müthiş geri dönüşlerin ve müthiş galibiyet serilerinin de
olduğu 2015 Avrupa basketbol
sezonunun bitişi ise pek istendiği gibi olmamış ve Fenerbahçe Ülker Final Four’dan galibiyet alamadan
dönmüştü. O müthiş sezonun ardından bu sene ise takım artık daha özgüvenli,
daha güçlü ve daha inançlıydı. Yine sezon boyunca müthiş maçlar çıkardılar ve
yine müthiş sezonlarını Final Four’a
kalmayı başararak taçlandırdılar. Peki ya devamında ne oldu? Obradovic ve takımı bir kez daha bizlere
hiç yaşamadığımız heyecanları, duyguları yaşattılar ve Fenerbahçeli olmamızla bir kez daha gurur duymamızı sağladılar.
Etiketler:
2016,
Bobby Dixon,
Bogdan Bogdanovic,
CSKA Moskow,
Ekpe Udoh,
Euroleague,
Fenerbahçe,
Final Four,
Jan Vesely,
Kostas Sloukas,
Laboral Kutxa,
Luigi Datome,
Melih Mahmutoğlu,
Pero Antic,
Spor,
Zeljko Obradovic
14 Nisan 2016 Perşembe
Spor: NBA’de Dün İnanılmaz Bir Gece Yaşandı!
NBA’de dün normal
sezonun son maçları oynanacaktı ve iki maç çok dikkat çekiyordu kuşkusuz. NBA efsanelerin arasına adını yazdırmış
olan Kobe Bryant, 20 yıllık muhteşem kariyerini noktalayacak son maçına
çıkacaktı. Diğer yanda ise efsane olma yolunda emin adımlarla giden muhteşem Stephen Curry’nin takımı Golden State Warriors, bu sezonki 73.
Galibiyetini kazanıp NBA tarihine
geçmek istiyordu. Birçok anlamda unutulmaz bir gece yaşanacağı belliydi zaten
ve öyle de oldu. Hem de sadece NBA
veya basketbol adına da değil, spor adına unutulmaz ve tarihi bir gece yaşandı
dün.
Etiketler:
2016,
Draymond Green,
Dubs,
Golden State Warriors,
Haber,
Klay Thompson,
Kobe Bryant,
Mamba,
MambaDay,
NBA,
Rekor,
Spor,
Stephen Curry
13 Aralık 2015 Pazar
Spor/Haber: Roger Federer’in 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’ndaki Partneri Belli Oldu!
2016’da olimpiyatlarda
ülkesi İsviçre’yi temsil edecek olan yaşayan efsane Roger Federer, karışık çiftlerde bir başka efsane ile oynamaya
karar verdi ve bu kararını da kendi Twitter hesabından açıkladı. (Paylaşımı yazının sonunda bulabilirsiniz.) 17 kez Grand Slam
şampiyonu olan Ekselansları’nın
karışık çiftlerdeki partneri 5 kez Grand
Slam şampiyonu olmayı başarmış Martina
Hingis oldu. Böylece iki efsaneyi olimpiyatlarda beraber izleyebileceğiz.
24 Ağustos 2015 Pazartesi
Spor/Haber: Efsanelerin Günü!
Çoğu
zaman olduğu gibi bu hafta sonu da bir sürü spor etkinliği vardı. Ancak bu
haftayı çok özel kılan bazı şampiyonluklar vardı ki yazmadan edemezdim. Üç yaşayan
efsane bugün çok özel şampiyonluklar elde ettiler. Biri atletizmin en iyisi Usain Bolt, diğerileri ise tenisin en iyileri Roger Federer ve Serena Williams. Bu üç yaşayan efsanenin
yanında efsane olma yolundaki iki isim de şampiyon oldular. Biri yine atletizm
de çok önemli bir isim olan son Olimpiyat
şampiyonu Jessica Ennis-Hill. Bir
diğeri ise Formula 1’de özellikle
son iki yılı domine etmiş olan Lewis
Hamilton.
27 Mart 2015 Cuma
Spor: Fenerbahçe Ülker Avrupa'da Tarih Yazmaya Devam Ediyor
Fenerbahçe Ülker 16 Ocak’ta
evinde oynadığı Olympiakos maçını taraftarın
büyük desteğine rağmen bitişe 18 saniye kala yaptığı küçük bir hatayla
kaybettiğiden beri Euroleague Top 16 da oynadığı tüm maçlarını kazandı. 2
hafta önce deplasmanda liderlik koltuğunda bulunan Olympiakos’u Top 16'daki
ikinci karşılaşmalarında devirip liderliği kapmıştı. Bu galibiyetle Fenerbahçe
Ülker, Avrupa’nın en önemli takımlarından olan Olympiakos ve CSKA Moskova’yı
aynı sezon içerisinde deplesmanda yenen ilk takım oldu. Ayrıca üst üste 9. Deplasman
galibiyetini alarak, THY Euroleague rekoru kırarak tarihe geçti. Bir sonraki
hafta EA7 Emporio Armani’yi bu sezon 4. kez yenerek Top 16 bitişindeki sırayı
etkileyebilecek önemli bir galibiyet almıştı. Dün akşam ise Malaga’yı evinde
rahat bir şekilde geçerek liderliğini tescilledi. Dün ayrıca Fenerbahçe’nin
tecrübeli oyuncularından Oğuz Savaş Euroleague’de bu sezon kaptan Emir Preldzic’ten
sonra 1000 sayı barajına ulaşan ikinci oyuncu oldu. Ancak Fenerbahçe’nin son
zamanlarda formda olan oyuncularından Ricky Hickman sakatlanarak oyundan
çıkmıştı ve bugün kulüp Hickman’ın sezonu kapattığını açıkladı. Hickman’ın tam
da form tutmaya başlamışken böyle talihsiz bir şekilde sakatlanması beni çok
üzdü, umarım en kısa zamanda iyileşir.
Yazımın sonuna dün
akşamki maçtan belki de en akılda kalıcı sayının videosunu ekledim. Bogdan
Bogdanovic’in ilk yarının son saniyesinde orta sahanın gerisinden attığı muhteşem üçlük
:)
7 Mart 2015 Cumartesi
Spor: FEDERER İSTANBUL'DA
Hayaller gerçek
olabiliyormuş demek. :) Roger Federer,
nam-ı diğer Ekselansları, İstanbul’a geliyor. Bu haber bence Türkiye’de yaşayan bir
tenisseverin, hatta bir sporseverin alabileceği en güzel haber. Öyle ki ben bunu
duyduğum andan beri acayip heyecanlıyım ve çok mutluyum. Belki de bu yazıyı bu
kadar geç yazabilmemin nedeni budur. Bu muhteşem insanı nasıl anlatacağımı
çözememiş olmamdan da olabilir tabii. Kort içinde adeta süzülerek hareket
etmesiyle, oynadığı mükemmel oyunla, karşısındaki rakip kim olursa olsun o asil
duruşunu ve kibarlığını hiç bozmayan tavırlarıyla neredeyse tüm tenisseverlerin
kalbini kazanmayı başarmış bir kişiden söz ediyoruz. (E benim de o
tenisseverlerden biri olduğum aşikar :)) Kort içindeki davranışları tabii ki de kort dışında da devam eden, yaşayan
bir efsane kendisi.
Kazandığı ödül ve
kupalar, kırdığı ve hala sahip olduğu rekorlar anlatmakla bitmez. Kimilerine
göre o tüm zamanların en iyisi, kimilerine göre ise artık eski gücüne sahip
olmayan bir şampiyon. 2012 de kazandığı 7. Wimbledon zaferinin ardından 1
numaraya geri dönmüştü. Ancak 2013 yılı bazılarının Federer artık bitti mi, yoksa emekli mi olacak, diye sorguladığı, Swiss Maestro için pek de iyi
olmayan bir yıl olmuştu. 2013 sonunda kendi idolü Stefan Edberg’le çalışmaya
başlamasının ardından yeniden doğdu
diyebiliriz. Raket değişikliği de yapan Ekselansları, o yıl bir kere daha
Wimbledon finali oynadı ve bu maç belki de 2014’ün en heyecanlı ve en çekişmeli
maçıydı. 2014’teki çıkışı bu sene de devam ediyor. Daha şimdiden 2 şampiyonluk
kazandı ve 2 de rekor kırdı. Son zamanlardaki iyi formu İstanbul Open için daha
da heyecanlanmamıza neden oluyor.
Milli tenisçimiz Marsel
İlhan dışında İstanbul Open’a katılacak diğer oyuncular daha belli olmasa da
Federer’in gelmesi bile turnuvanın çok ilgi çekmesine yetti ve turnuva
biletleri 3 saat gibi kısa bir sürede tükendi. Tabii ki turnuva şimdiki haliyle
bile güzel ama Federer’in yanında kimlerin geleceği de beni meraklandırıyor.
Bazı dedikodulara göre Grigor Dimitrov, Kei Nishikori ve Milos Raonic gibi
yükselen yıldızların da gelme ihtimali varmış. Bakalım Federer’le kimi
izleyeceğiz İstanbul’da.
Hâlâ görmeyeniniz veya
bir kere daha izlemek isteyeniniz varsa Federer’in turnuvaya katılacağını
açıkladığı ve turnuva lansmanında yayınlanan videoyu da ekledim. Ben
her gördüğümde yine heyecanlanıyorum açıkçası. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










