2016 Rio’da üçüncü günde
ise genç sporcularımızdan güzel haberler gelmeye devam ediyordu. Bana göre
günün en heyecan verici karşılaşmalarından biri 17 yaşındaki genç sporcumuz Mete Gazoz’un okçuluk ilk turdaki
mücadelesiydi. Maça belki de biraz gergin başlayan Mete 2-0 geriye düşmüştü ancak devamında toparladı ve tiebreak’e
giden maçı benim izlerken çok gerildiğim son atışlar sonucunda kazanmayı
başardı, böylece de ikinci tura yükselmeyi başardı. Maça başlangıcı belki çok
iyi değildi Mete ama maç sonundaki
performansı oldukça harikaydı zaten. Ben okçuluğu pek izlemem ama bu maçı
izlerken yerimde duramadım diyebilirim ve eminim ki birçok kişi de benim gibi
hissetmiştir. Bu da benim onu izlerken en hayran olduğum noktalardan biri ise
maç boyunca duruşunu hiç bozmamasıydı, benim izlerken çok heyecanlandığım bu
maçta Mete oldukça konsantre ve
sakin görünüyordu. İkinci turda belki istediğimiz sonuç gelmedi ve son 16’da
olimpiyatlara veda etti ama bu sonuç bile onunla gurur duymamıza yeter bence. Çünkü
performansı alkışı hak eden bir performanstı. İlerleyen yıllarda çok önemli
başarılar elde edeceğine inandığım sporculardan biri oldu o da. Uzun ve
başarılı bir kariyere sahip olmaması için hiçbir neden yok bence.
Novak Djokovic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Novak Djokovic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ağustos 2016 Salı
8 Ağustos 2016 Pazartesi
Spor/Haber: 2016 Rio Olimpiyatlarında 2. Günün Ardından
2016 Rio’daki 2. gün de çok, çok
heyecanlıydı. Yüzmede dünya rekorlarının yanı sıra efsane yüzücü Michael Phelps’i de ilk kez gördük,
teniste ilginç şeyler oldu. Kadınlar yol yarışı da erkekler yol yarışı gibi yine
oldukça heyecan verici geçti. Artistik jimnastikte ise kadınlar tüm branşlarda
sıralama turları vardı ve orada bir numara çok beklenen biriydi ancak asıl
konuşacağım kişi bir başkası olacak bu seferlik.
27 Haziran 2016 Pazartesi
Spor: 2016 Wimbledon’dan Önce
Tenisin hatta belki de tüm sporların en
özel turnuvalarından biri olan Wimbledon
bugün başlıyor. Spor tarihinin en prestijli, en zarif ve en karizmatik
turnuvası olan Wimbledon, 2 hafta boyunca
yine çok heyecanlı anlara hatta bazı tarihi anlara sahne olacaktır diye
düşünüyorum her zamanki gibi. Sadece beyaz giyinme, korta giriş – çıkışlarda
özel protokol ve daha birçok kurala, ayrıca bir de çok meşhur bir kraliyet locasına
sahip olan bu çok özel turnuva bu sene 130. kez düzenleniyor. Turnuvayı bu
kadar özel yapan nedenlerden ilki de dünyanın en eski tenis turnuvası olması zaten,
e bir de çimde oynanan tek Grand Slam
olduğunu da unutmayalım. Dünyadaki en güzel ve en zarif sporlardan biri olan
tenisin tam olarak zirvesi diyebileceğim bu müthiş turnuva benim en sevdiğim Grand Slam sanırım. Bunun nedeni de çim
kort maçlarının benim için tenisteki en güzel şeylerden biri olması. O çok
sevdiğim servis vole oyununu çimde diğer kortlardan daha çok görmemizin de
bunda etkisi büyük tabi. Müthiş bir tarih ile beyazın zarafetinin 130. kez birleştiği
bir Wimbledon daha başlıyor. Peki ya
bizi bu sene nasıl bir turnuva bekliyor? İşte bu sorunun cevabı yazımın
devamında!
7 Haziran 2016 Salı
Spor: 2016 Roland Garros Erkekler Finalinin Ardından
Turnuvanın son gününde erkekler finalinde
dünya 1 numarası Novak Djokovic ile dünya 2 numarası Andy Murray karşı karşıya geliyorlardı. İkisi de kariyerlerinde ilk kez Roland Garros’u kazanmak istiyorlardı
ancak Djokovic için bu galibiyetin
önemi çok daha fazlaydı tabii ki de. Çünkü Djokovic’in
kariyerindeki en önemli eksiği gidermek ve çok uğraştığı Roland Garros şampiyonluğunu kazanmak istiyordu artık. Her anlamda
tarihi bir final olacaktı. Eğer Djokovic
kazanırsa tarihte “kariyer Grand Slam’i”
yapmış yani tüm Grand Slam’leri en
az bir kere kazanmış olan 8. tenisçi olacaktı. Eğer Andy Murray kazanırsa o
da 80 yıllık çok uzun bir aradan sonra Roland
Garros’ta şampiyon olan ilk Britanyalı tenisçi olacaktı. Son Britanyalı
şampiyon 1936 yılında turnuvayı
kazanmayı başaran Fred Perry’di. Bu maç
ilk maçlarını 11 yaşındayken oynamış olan ve doğal olarak da birbirini çok iyi
tanıyan bu ikilinin 34. karşılaşmasıydı. Önceki karşılaşmalarda ise Djokovic’in 23-10’luk önemli bir
üstünlüğü bulunuyordu. Oyun tarzları da oldukça benzer olan bu ikili yılın ilk Grand Slam’i Avustralya Açık’ta finalinde de karşı karşıya gelmişlerdi ve o maçı
Djokovic kazanmıştı. Son
karşılaşmaları ise bir toprak kort turnuvası olan Roma finalinde olmuştu ve o maçın galibi ise Murray’di. Kim kazanırsa kazansın tarihe geçecek bu final ikilinin
maçları arasında en heyecanlı başlangıca sahip olanıydı sanırım. Maç boyunca
birçok müthiş puan da gördük.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Final,
Grand Slam,
Novak Djokovic,
NovakSlam,
Roland Garros,
Spor
4 Haziran 2016 Cumartesi
Spor: 2016 Roland Garros Yarı Finallerin Ardından
Turnuvanın yağmurdan çok etkilenmesi ve
oldukça karışan takvimlerin bir sonucu da tüm yarı finallerin aynı gün oynanması
oldu, oysaki normalde yarı finaller Grand
Slam’lerde iki-iki bölünürdü. Tüm maçların aynı gün oynanması da turnuvanın
ikinci kortu olan Suzanne-Lenglen’de
yarı final maçının oynanması gibi ilginç bir olayı beraberinde getirdi. Bunun
ilginç bir yanı da şu ki dünya 1 numarası Novak Djokovic’in de maçının olduğu bu kort yeteri kadar dolmadığı için
turnuva organizatörleri normal bileti olan izleyicileri korta almışlar. Ancak
bu da Djokovic’in biraz daha seyirci
ile etkileşim halinde maçını oynamasına neden oldu diyebiliriz belki de. Ortaya
eğlenceli görüntüler de çıktı sonuç olarak.
3 Haziran 2016 Cuma
Spor: 2016 Roland Garros Çeyrek Finallerin Ardından
Turnuva bu sene yağmurdan oldukça
etkilendi diyebilirim. Turnuvanın 9. günü olması gereken maçların tümü yağmur
nedeniyle ertelendi. Bir sonraki gün ise yine maçların birçoğu tamamlanamadı ve
dördüncü turdaki maçların tamamının bitmesi 11. günü buldu. Ben bu yazımda turnuvanın
11 ve 12. günlerinde oynanan çeyrek finallerden bahsedeceğim.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Çeyrek Final,
Dominic Thiem,
Garbine Muguruza,
Kiki Bertens,
Novak Djokovic,
Quarterfinals,
Roland Garros,
Samantha Stosur,
Serena Williams,
Stanislas Wawrinka
29 Mayıs 2016 Pazar
Spor: 2016 Roland Garros 7. Günün Ardından
Turnuvada ilk haftanın son gününde pek
beklenmedik sonuç olmadı diyebilirim, favoriler maçlarını kazanarak bir üst
tura yükseldiler. Günün en dikkat çeken karşılaşması ise dünya 1 numarası Serena Williams ile dünya 30 numarası Kristina
Mladenovic arasındaydı. Serena, Fransa’nın son yıllardaki en
iyi isimlerinden biri olan Kiki
Mladenovic karşında da oldukça sağlam bir performans gösterdi. Ev sahibi rakibini
6-4 7-6’lık iki sette geçmeyi başaran Serena
dördüncü tura yükseldi.
27 Mayıs 2016 Cuma
Spor: 2016 Roland Garros 5. Günün Ardından
9 kez Roland
Garros şampiyonu Rafael Nadal
ikinci turda vatandaşı Facundo Bagnis
ile karşılaştı. Nadal maça ilk iki
oyunu kaybederek başlasa da devamında müthiş bir performans gösterdi ve rakibini
6-3 6-0 6-3’lük setlerle geçerek adını üçüncü tura yazdırdı. Böylece Nadal, Grand Slam’lerdeki 200. galibiyetine ulaştı ve tarihte bunu başaran
8. tenisçi oldu. Bu alanda zirvede ise 302 galibiyetle Roger Federer bulunuyor.
25 Mayıs 2016 Çarşamba
Spor: 2016 Roland Garros İlk Turun Ardından
Turnuvada ilk turdaki maçlar ilk üç günün
ardından tamamlanmıştı. Ben de bu üç gün yani turnuvanın ilk turunda neler
olduğunu toptan yazayım dedim. Turnuvanın ilk gününe yağmur damgasını vurmuş ve
birçok maç sonraki güne sarkmıştı ancak sonraki günlerde hava durumu biraz daha
iyiydi diyebiliriz. Tahmin edersiniz ki güçlü başlangıçlar olduğu gibi önemli
sürprizler de yaşandı. Hadi gelin bakalım neler olmuş ilk turda.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Angelique Kerber,
Çağla Büyükakçay,
İpek Soylu,
Lucie Safarova,
Marsel İlhan,
Novak Djokovic,
Petra Kvitova,
Rafael Nadal,
Roland Garros,
Serena Williams
24 Mayıs 2016 Salı
Spor: 2016 Roland Garros’tan Önce
Yılın ikinci Grand
Slam’i oldukça ilginç bir şekilde başladı. Diğer Grand Slam’lerden farklı olarak Pazar günleri başlayan Roland Garros ile ilgili yazılarım
biraz gecikti, bunun nedeni benim şu sıralar biraz yoğun olmam ama yine de yazmadan içim rahat etmezdi. O yüzden geç olsun, güç olmasın da yazayım dedim.
Aslında turnuva hazır başlamışken turnuva öncesi değerlendirmesine ne gerek var
diye düşünüyor olabilirsiniz. Bence kesinlikle önemli çünkü turnuva öncesi
durum bilindiğinde turnuvanın gelişimi, yaşanan şoklar ve heyecanlar daha iyi
takip ediliyor. Üstelik bu sefer Roland
Garros’a gelişte tenis dünyasında daha önce yaşanmamış olaylar da
gerçekleşti. Bu olayların bazıları beni üzerken bazıları da oldukça sevindirdi.
E bu kadar lafa artık ne olduğunu az da olsa merak etmişsinizdir diye
düşünüyorum. Eğer merak ediyorsanız sizi yazımın devamına, turnuva öncesi
değerlendirmemi okumaya davet ediyorum.
Etiketler:
2016,
Andy Murray,
Çağla Büyükakçay,
Garbine Muguruza,
Grand Slam,
İpek Soylu,
Marsel İlhan,
Novak Djokovic,
Petra Kvitova,
Rafael Nadal,
Roger Federer,
Roland Garros,
Serena Williams,
Victoria Azarenka
31 Ocak 2016 Pazar
Spor: 2016 Avustralya Açık 14. Günün Ardından
Turnuvanın son gününde tek erkeklerde
şampiyon belli olacaktı. Finalde oyunları birbirine benzer olan ve aynı zamanda iki iyi
de arkadaş olan dünya 1 ve 2 numaraları karşı karşıya geliyorlardı. Şu anda
turda bulunan en iyi, en formda oyunculardan ikisini karşı karşıya getiren
final her anlamda tarihi bir sonuca sahip olacaktı. Şu an turun net olarak en
iyi oyuncusu olan dünya 1 numarası Novak
Djokovic burada 6. finalinde 6. şampiyonluğunu
elde etmek istiyordu ve böylece tek erkeklerde en çok Avustralya Açık şampiyonluğu yakalamış olan Roy Emerson’ın rekoruna ortak olabilecekti. Dünya 2 numarası Andy Murray ise zorlu geçen bu iki haftanın sonucunda 5. Avustralya Açık finalinde ilk
şampiyonluğunu elde etmek ve böylece 1934
yılından sonra Avustralya Açık’ı
kazanan ilk Büyük Britanyalı olarak tarihe geçmek istiyordu. Ancak Murray’nin işi hiç kolay olmayacaktı
çünkü karşısında onu burada çıktığı finallerin üçünde mağlup etmeyi başaran, dünyanın
şu anki en iyi oyuncusu Novak Djokovic vardı. Çok çekişmeli ve heyecanlı
geçmesi beklenen maç ise bekleneni pek de vermedi bence.
28 Ocak 2016 Perşembe
Spor: 2016 Avustralya Açık 11. Günün Ardından
Turnuvanın 11. gününde yarı final
karşılaşmaları vardı. Bu maçlardan en merak edileni hiç şüphesiz ki iki yaşayan
efsanenin, iki devin karşı karşıya geldiği Novak
Djokovic – Roger Federer
mücadelesiydi. Bu maç iki yaşayan efsanenin 45. maçıydı ve aralarındaki
rekabette 22-22’lik bir eşitlik vardı. Hem Terminatör
lakaplı Djokovic hem de Swiss Maestro lakaplı Federer Avustralya Açık’ta 6. kez finale çıkmak
için karşı karşıya geliyorlardı. Bu müthiş yarı final karşılaşmasının çok büyük
bir mücadeleye sahne olması bekleniyordu ancak bu pek de beklenildiği gibi
olmadı sanki.
Etiketler:
2016,
Agnieszka Radwanska,
Angelique Kerber,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Johanna Konta,
Novak Djokovic,
Roger Federer,
Semifinals,
Serena Williams,
Yarı Final
26 Ocak 2016 Salı
Spor: 2016 Avustralya Açık 9. Günün Ardından
Turnuvanın dokuzuncu gününde artık sıra çeyrek
finallerdeydi ancak hiçbir maçta beklenen çekişme yoktu, hepsi biraz tek
taraflı geçti. Dünya 3 numarası Roger
Federer’in çeyrek finaldeki rakibi 6
numaralı seribaşı Tomas Berdych’ti. Maçın
ilk setinde servis kırma avantajını ilk elde eden Berdych olsa da sonuçta seti tiebreak’i 7-4 kazanan Federer almayı başardı. İkinci sette
daha rahat olan Federer, iki kez
servis kırmayı başardı ve seti 6-2 almayı başardı. Son sete ise Berdych servis kırarak başladı ancak bir
kez daha bu avantajını koruyamadı ve Federer
hemen geri servis kırarak durumu eşitledi. Sonra bir kez daha servis kıran Federer bu seti de 6-4 ile alarak maçı
3 sette kazanmayı başardı. Böylece Ekselansları,
kariyerinde 12. Kez Avustralya Açık’ta
yarı finale yükselmiş oldu. Şu ana kadar turnuvada muhteşem bir performans
gösteren Federer, burada 11 yıl üst
üste yarı final gördükten sonra geçen sene 3. turda Andreas Seppi’ye karşı sürpriz bir yenilgi yaşamış ve erkenden
elenmekten kurtulamamıştı. Ancak bugün Avustralya
Açık’taki 80. galibiyetini elde eden 34 yaşındaki Federer bu sene yine yarı finale çıkmayı başardı.
Etiketler:
2016,
Agnieszka Radwanska,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Carla Suarez Navarro,
Çeyrek Final,
Kei Nishikori,
Maria Sharapova,
Novak Djokovic,
Quarterfinals,
Roger Federer,
Serena Williams,
Tomas Berdych
24 Ocak 2016 Pazar
Spor: 2016 Avustralya Açık 7. Günün Ardından
Turnuvada ilk haftanın kapanış gününde dünya
1 numarası Novak Djokovic, 14
numaralı seribaşı Gilles Simon ile karşılaştı. Djokovic, çok kötü bir performans
gösterdiği bu maçta çok çok iyi oynayan bir Gilles Simon’a rağmen
galip gelmeyi başardı. Uzun zamandır Djokovic’in
bu kadar kötü bir performans gösterdiğini görmemiştim. Simon bugün gösterdiği müthiş performans ile son zamanlarda tam
olarak yenilmez bir görüntü gösteren Djokovic’i
çok zorladı. Simon’un tüm vuruşları Djokovic’e çok ters geldi ve onu maç
boyunca çok rahatsız etti.
Etiketler:
2016,
Agnieszka Radwanska,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Carla Suarez Navarro,
Kei Nishikori,
Maria Sharapova,
Novak Djokovic,
Roger Federer,
Serena Williams,
Tomas Berdych
22 Ocak 2016 Cuma
Spor: 2016 Avustralya Açık 5. Günün Ardından
Turnuvanın beşinci günü bazı tarihi anlara,
rekorlara tanıklık ettik. Bunlardan ilki her gün yeni bir rekor kırmaya alışık
olan Roger Federer’den geldi.
Rekorların adamı Federer, dördüncü
turda karşılaştığı 27 numaralı Grigor Dimitrov
karşısında aldığı galibiyetle tarihte 300 Grand
Slam maçı kazanan ilk erkek tenisçi olmayı başardı ki bu gerçekten
inanılmaz bir rekor. Şöyle belirteyim, bugüne kadar dünya 1 numarası Novak Djokovic’in 210, en önemli
rakiplerinden biri olan Rafael Nadal’ın
198 ve dünya 2 numarası Andy Murray’nin
ise 156 tane Grand Slam galibiyeti
var. Tabii Federer’den çok Grand Slam galibiyeti olan kimse de yok
değil ama sadece bir kişi var. O da 306 galibiyete sahip olan efsane raket Martina Navratilova. Ancak Ekselansları bu sene Roland Garros veya Wimbledon’da Navrotilova’yı
da geçip en çok galibiyete sahip olan isim olacaktır.
Etiketler:
2016,
Anna-Lena Friedsam,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Belinda Bencic,
Daria Gavrilova,
Grigor Dimitrov,
Maria Sharapova,
Novak Djokovic,
Roger Federer,
Serena Williams,
Tomas Berdych
20 Ocak 2016 Çarşamba
Spor: 2016 Avustralya Açık 3. Günün Ardından
Günün en dikkat çeken ve en güzel
karşılaşması şüphesiz ki iki inanılmaz yeteneğin karşı karşıya geldiği Agnieszka Radwanska – Eugenie Bouchard mücadelesiydi. Radwanska’nın inanılmaz savunma
yeteneğinin ve müthiş oyun zekasının karşısında Bouchard’ın müthiş vuruşları ve agresif oyunu vardı. Bouchard 2014’de Grand Slam’lerdeki belki de en başarılı performansı gösteren raket
olmuştu. Kariyerinin çıkış senesi olarak da görebileceğimiz 2014’te Wimbledon’da final, Avustralya
Açık ve Roland Garros’ta ise
yarı final oynamayı başarmıştı. Ancak geçen sene beklentilerin altında kalmış
ve sezon sonunda Amerika Açık’ta tam
eski performansına ulaştı yine diye düşünülürken hiç olmayacak talihsiz bir
kaza yaşamış, soyunma odasında düşüp kafasını vurarak bir beyin sarsıntısı
geçirmişti. Bu yüzünden de turnuvadan çekilmek zorunda kalmıştı. Her türlü
olumsuzluğu ve talihsiz olayı yaşadığı 2015’in
ardından bu sene turnuvalara iyi galibiyetlerle de başlayan Bouchard, seribaşı olmadığından dolayı
ikinci turda Radwanska gibi çok
zorlu bir rakiple karşı karşıyaydı.
Etiketler:
2016,
Agnieszka Radwanska,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Belinda Bencic,
Eugenie Bouchard,
Grigor Dimitrov,
Nick Kyrgios,
Novak Djokovic,
Petra Kvitova,
Roger Federer,
Serena Williams,
Tomas Berdych
18 Ocak 2016 Pazartesi
Spor: 2016 Avustralya Açık 1. Günün Ardından
2016 Avustralya Açık’ın
birinci günü heyecan dolu olduğu kadar sürprizliydi de. Biz bu heyecan verici
ilk günü arkamızda bırakırken Roger
Federer de muhteşem bir performansla turnuvaya başladı. Federer, lakaplarından biri olan “Fed Express” lakabını haklı
çıkarırcasına ilk turda karşılaştığı dünya 118'incisi Nikoloz Basilashvili'yi sadece 72 dakikada turnuva dışı bırakmayı
başardı. Ekselansları’nın rakibine üç
sette sadece 5 oyun bırakması ve 36 ilk servisinin 33'ünde puanı alması da ne
kadar etkileyici bir performans ortaya koyduğunu kanıtlar nitelikte. Maçı 6-2
6-1 6-2’lik setlerle kazanan Federer’in
ikinci turdaki rakibi ise oldukça tehlikeli olabilecek Alexander Dolgopolov oldu. Ayrıca şunu da ekleyeyim Federer bugün 2000 Avustralya Açık’tan başlamak üzere üst üste 65’inci Grand Slam’ine katılarak önemli bir
rekor da kırmış oldu.
Etiketler:
2016,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Caroline Wozniacki,
Eugenie Bouchard,
Jo-Wilfried Tsonga,
Maria Sharapova,
Nick Kyrgios,
Novak Djokovic,
Roger Federer,
Serena Williams
17 Ocak 2016 Pazar
Spor: 2016 Avustralya Açık’tan Önce
Senenin ilk Grand Slam’i Avustralya Açık
yarın başlıyor. Yılın hemen başında olmasından dolayı çokça sürprize de sahne
olan Avustralya Açık bu sene de çok
heyecanlı geçecek gibi görünüyor. Ben de geçtiğimiz sene olduğu gibi turnuva
boyunca her gün önemli sonuçları ve gelişmeleri de paylaşmaya çalışacağım. Bu
yazımda da her zaman olduğu gibi çekilen kura ve bunun sonucunda oluşan
muhtemel eşleşmelerden, benim favori olarak gördüğüm isimlerden ve turnuvada
dikkat çekmesi muhtemel diğer raketlerden bahsedeceğim.
Etiketler:
2016,
Australian Open,
Avustralya Açık,
Grand Slam,
Maria Sharapova,
Novak Djokovic,
Rafael Nadal,
Roger Federer,
Serena Williams,
Simona Halep,
Stanislas Wawrinka,
Venus Williams,
Victoria Azarenka
19 Eylül 2015 Cumartesi
Spor: 2015 Amerika Açık'tan Sonra
2015 yılındaki Grand Slam’leri New York’taki 2 haftalık müthiş bir Amerika Açık‘ın ardından tamamlamış
olduk. Ben de bu sefer turnuvanın sonunda bir değerlendirme yazısı yazayım
dedim. Bu yazımda turnuvanın enlerinden ve önemli anlarından biraz bahsetmek
istiyorum.
Etiketler:
2015,
Amerika Açık,
Andy Murray,
Fabio Fognini,
Flavia Pennetta,
Johanna Konta,
Kristina Mladenovic,
Lleyton Hewitt,
Mardy Fish,
Novak Djokovic,
Rafael Nadal,
Roger Federer,
Serena Williams,
US Open
14 Eylül 2015 Pazartesi
Spor: 2015 Amerika Açık 14. Günün Ardından
Turnuvanın
14. ve son günü erkekler finali günüydü. Tenisin zirvesindeki iki ismin karşı
karşıya geleceği dev bir final vardı. Ancak yağmur nedeniyle bu dev final tam 3
saat geç başlayabildi. Sezonun son Grand
Slam’inde finalde iki yaşayan efsane, dünya 1 numarası Novak Djokovic ile dünya 2 numarası Roger Federer karşı karşıyaydı. Djokovic-Federer
rekabeti kuşkusuz ki tenis tarihinin en özel rekabetlerinden biri. Bu final
maçı ise bu müthiş ikilinin 42. karşılaşmasıydı ve bu maçta da ikilinin diğer
maçlarında olduğu gibi tenise dair her şey vardı. Uzun ve heyecanlı ralliler, inanılmaz
vuruşlar ve sonuna kadar devam eden bir çekişme vardı. İki büyük şampiyon, iki
büyük savaşçı sayesinde yılın son Grand
Slam’i müthiş bir maç ile tamamlanmış oldu.
Etiketler:
2015,
Amerika Açık,
Final,
Grand Slam,
Novak Djokovic,
Roger Federer,
US Open
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















