23 Nisan 2016 Cumartesi

Müzik/İnceleme: The Strumbellas - Hope


Hope
The Strumbellas

Çıkış Tarihi: 22 Nisan 2016

YouTube | Spotify | iTunes 













Hope, The Strumbellas'ın üçüncü albümü. 11 şarkıdan oluşan albüm, geçtiğimiz yılın ağustos sonunda çıkan ve bu albümün ilk şarkısı olan Spirits'le aynı temayı ve tonları paylaşıyor; biraz karanlık, biraz neşeli, genel olarak umutlu. Zaten albüm kapağından ve adından da çıkarılabildiği gibi, tüm albüm belli bir odakla tasarlanmış ve hazırlanmış. Sonuç: nasıl geçtiğini anlamayacağınız 42 dakika ve tekrar tekrar dinlenebilecek bir albüm.

Bununla birlikte, Hope benim içerdiği her şeyi sevdiğim bir albüm olmadı. Adı güzel, kapağı güzel, ilk dört şarkı çok güzel; ama 5. ve 6. şarkıları diğerlerine kıyasla biraz düşük buldum. Zaten altılı da bunu hissetmiş gibi 7. sıraya albümün belki de en neşeli şarkısını (Young & Wild) koymuş, tam olarak kalkıp dans etmelik sayılmasa da adımlarınızı biraz daha canlı atmanızı sağlayacak cinsten.

Böyle yani.

15 Nisan 2016 Cuma

Kitap/İnceleme: The Winner's Kiss - Marie Ruthoski


The Winner's Kiss
The Winner's Trilogy #3
Marie Ruthoski

Orijinal Basım Tarihi: 29 Mart 2016
Çeviri Basım Tarihi: -
Yayınevi: -

Goodreads Puanı: 4.47/5
Benim Puanım: 4/5









Doğal olarak, ikinci kitaptan spoilerlar içerir. Hani okumadıysanız buradan taşlanarak kovulmayayım diye söylüyorum.

She had done everything she could. And he didn't even know.

Uzunca bir zaman elimi kitaplara neredeyse hiç sürmedikten sonra geçen gün elime serinin ikinci kitabı olan The Winner's Crime'ı aldım, başımı kaldırdığımda The Winner's Kiss bitmişti. Aradaki iki günü, ilkini ne ara bitirdiğimi, buna ne ara başladığımı, en son ne zaman yemek yediğimi hatırlamıyorum. Ne zaman uyuduğumu hatırlıyorum; çünkü kitabı (artık o sırada hangisini okuyorsam) bırakıp gerçek yaşama ve ertesi sabah dersim olduğu gerçeğine dönmek cidden zordu. Derslerin bitmek bilmediğini ve kitabıma rahatça dalabildiğim otobüs yolculuklarımın bitmesini istemediğimi söylememe gerek yoktur.

İkinci kitabın sonunda Arin'i doğuya gitmeyi kafaya koymuş, Kestrel'ı da kendisine tundra yolu gözükmüş şekilde bırakmıştık. Bu kitap o tarihten kısa süre sonra başlıyor. Arin gitmesine gidiyor doğuya; ama umduğu gibi karşılanmıyor; Kestrel'sa (başarısız kaçma çabalarının ardından) çalışma kamplarının acı gerçeklerini keşfediyor. Hem coğrafik açıdan, hem de diğer yanlardan, birbirlerinden hiç olmadıkları kadar uzak düşmüş halde buluyoruz ikisini de. İşler ancak Arin Kestrel'ın öldüğünü öğrenince değişiyor.

Sayılır.

14 Nisan 2016 Perşembe

Spor: NBA’de Dün İnanılmaz Bir Gece Yaşandı!


NBA’de dün normal sezonun son maçları oynanacaktı ve iki maç çok dikkat çekiyordu kuşkusuz. NBA efsanelerin arasına adını yazdırmış olan Kobe Bryant, 20 yıllık muhteşem kariyerini noktalayacak son maçına çıkacaktı. Diğer yanda ise efsane olma yolunda emin adımlarla giden muhteşem Stephen Curry’nin takımı Golden State Warriors, bu sezonki 73. Galibiyetini kazanıp NBA tarihine geçmek istiyordu. Birçok anlamda unutulmaz bir gece yaşanacağı belliydi zaten ve öyle de oldu. Hem de sadece NBA veya basketbol adına da değil, spor adına unutulmaz ve tarihi bir gece yaşandı dün.

11 Nisan 2016 Pazartesi

Kitap/İnceleme: The Way of Shadows/Gölgelerin Yolu - Brent Weeks


The Way of Shadows/Gölgelerin Yolu
Night Angel/Gece Meleği #1
Brent Weeks

Orijinal Basım Yılı: 2008
Çeviri Basım Yılı: 2013
Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 589

Goodreads Puanı: 4.15/5
Benim Puanım: 4/5







"Hayat boştur. Hayat anlamsızdır. Bir hayatı aldığımızda değerli bir şey almış olmayız. Suikastçılar katildir. Yaptığımız tek şey öldürmektir. Bizler katilden başka bir şey değiliz. Bu sevimsiz meslekte şairlere yer yoktur."

Hani bir kitabı kapağına göre yargılamayın derler ya? Bu kitap için ben de aynısını söylüyorum, zira her ne kadar kapak olabildiğince dandik görünse de, daha ilk kitabın ortalarında serinin kalanını okumak için sabırsızlanıyordum. Son zamanlarda daha kısa kitaplara yönelip düzenli okuma alışkanlığım geri kazanmayı planlıyordum; ama görünüşe göre kalın kitaplardan vazgeçemeyeceğim.

Her ne kadar kapağına bakınca insanın aklına ilk ninjalar gelse de, bu kitabın temel konusu suikastçılar. Biri kitabın daha ilk sayfalarında karşılaştığımız Durzo Blint, efsanevi suikastçı, hatta bir nevi efsane. Bütün hayatını işine adamış, öldürülmeyi planlamasa da ölümle neredeyse barışık bir adam. Diğeri ise daha 11 yaşındayken karşılaşıp sevip sevmediğime bir türlü karar veremediğim, sonraki yaklaşık 600 sayfa ve 10 yılda bana kendini yavaş yavaş sevdiren Azoth, nam-ı diğer Kylar. Her koşulda, kitabın en güzel kısmı karakterleri.

3 Nisan 2016 Pazar

Kesinlikle Dinlemelisin: Haftanın Şarkıları | 28 Mart – 3 Nisan 2016

Yine bir Pazar günü ve yine bir şarkı listesiyle karşınızdayım. Geçen haftaki listenin aksine bu haftaki listem biraz daha yakın tarihte çıkmış şarkılardan oluşuyor. Genel anlamda biraz ilginç ve güzel de bir liste oldu aslında. Bu hafta çok sevdiğim birkaç müzisyenin bu yaz İstanbul’a geleceğini öğrendim ve hepsinden birer şarkı ekledim listeme.