Yılın en merakla beklediğim
uygulamalarından biri olan The Girl on
the Train (Trendeki Kız) sonunda vizyona girdi. Başrolünde Emily Blunt’ın olduğu filmin Haley
Bennett, Rebecca Ferguson, Luke Evans ve Justin Theroux gibi tanıdık isimlere sahip
güzel de bir kadrosu var. Paula Hawkins’in
çok sevdiğim aynı isimli romanından uyarlanan The Girl on the Train, yönetimini çok sevmediğim halde büyük oranda
kitaba sadık kalınarak uyarlanmasını taktir ettiğim ve Emily Blunt’ın mükemmel
oyunculuğuna bayıldığım bir film oldu. Eğer yakın zamanda sinemaya gitmek gibi
bir niyetiniz varsa bunu bir düşünün derim.
Trendeki Kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trendeki Kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ekim 2016 Cumartesi
20 Temmuz 2015 Pazartesi
Bu Hafta - 19 Temmuz 2015
Geçen hafta pek kayda
değer bir şey yapmadığım için Bu Hafta yazısı yazmamıştım. Bu hafta ise tatile
gitmemden dolayı yine pek birşey yapamadım ama yine de yazacak daha çok şeyim
oldu. (Geçen haftayı da ekledim bu yazıma.)
Ne Okudum ?
Paula Hawkins’in Trendeki Kız adlı romanını
okudum. Kitaba geçen hafta başlamıştım aslında başlarda biraz ağır ilerlediği için
birkaç gün ara verip sonra devam etmiştim. Devam ettikçe heyecan arttı ve kitap
beni daha da içine çekmeye başladı. Konusu da gittikçe daha ilginç hale geldi
ve sonu da tahmin etmediğim bir şekilde bitti ki bu da benim için çok önemliydi
çünkü son zamanlarda okuduğum kitapların sonu genelde tahmin edilebilir
oluyordu. Kitabı özellikle son kısımları sayesinde sevdim diyebilirim.
Ne İzledim ?
The Good Wife’ın ikinci sezonuna devam ettim ve gittikçe daha heyecanlı olmaya başladı.
İkinci sezonun bitmesine az kaldı. Bunun yanında bir de Project Almanac’ı izledim. Bilimkurgu türünde el kamerasıyla
çekilmiş bir film, görüntü kalitesi de gayet iyiydi. Zaman yolculuğu ile ilgili
olan bu filmdeki en önemli özellikleri ise çekim şekli ve efektleriydi. Filmdeki
oyunculukları da beğendim. Filmin sonunu ise aslında pek beğenmemiştim ancak
daha sonra düşününce iyi bir son olduğunu fark ettim. Filmin konusu gerçekten
güzel ama daha iyi işlenebilirdi bence. Neyse bence buna rağmen yine de güzel
ve izlenebilir bir film olmuş.
Ne Dinledim ?
Daha önce Florence and the Machine’in son
albümünü (How Big, How Blue, How
Beautiful) çok sevdiğimi söylemiştim. Bu hafta da grubun ilk albümü olan Lungs’ı dinledim ve onu da çok sevdim.
Albümdeki tüm şarkıları sevdim sanırım, gerçekten çok güzel bir albüm. Hatta son
albümden belki bir tık daha iyi bile diyebilirim ki o albüm de benim
favorilerimden biri olmuştu. (Hadi ikisine eşit diyeyim en iyisi.) Diğer albümü
de dinlerim yakında artık. Bu hafta ayrıca X
Ambassadors’ın Renegades adlı
şarkısını keşfettim. O şarkıyı da Lungs
albümünü de dinlemenizi öneririm. Aşağıya Renegades’i
ve Lungs’dan bir şarkıyı ekledim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


