31 Ocak 2016 Pazar

Spor: 2016 Avustralya Açık 14. Günün Ardından


Turnuvanın son gününde tek erkeklerde şampiyon belli olacaktı. Finalde oyunları birbirine benzer olan ve aynı zamanda iki iyi de arkadaş olan dünya 1 ve 2 numaraları karşı karşıya geliyorlardı. Şu anda turda bulunan en iyi, en formda oyunculardan ikisini karşı karşıya getiren final her anlamda tarihi bir sonuca sahip olacaktı. Şu an turun net olarak en iyi oyuncusu olan dünya 1 numarası Novak Djokovic burada 6. finalinde 6. şampiyonluğunu elde etmek istiyordu ve böylece tek erkeklerde en çok Avustralya Açık şampiyonluğu yakalamış olan Roy Emerson’ın rekoruna ortak olabilecekti. Dünya 2 numarası Andy Murray ise zorlu geçen bu iki haftanın sonucunda 5. Avustralya Açık finalinde ilk şampiyonluğunu elde etmek ve böylece 1934 yılından sonra Avustralya Açık’ı kazanan ilk Büyük Britanyalı olarak tarihe geçmek istiyordu. Ancak Murray’nin işi hiç kolay olmayacaktı çünkü karşısında onu burada çıktığı finallerin üçünde mağlup etmeyi başaran, dünyanın şu anki en iyi oyuncusu Novak Djokovic vardı. Çok çekişmeli ve heyecanlı geçmesi beklenen maç ise bekleneni pek de vermedi bence.

30 Ocak 2016 Cumartesi

Spor: 2016 Avustralya Açık 13. Günün Ardından


Bugün kadınlarda final günüydü artık ve dünya 1 numarası Serena Williams ile 7 numaralı seribaşı Angelique Kerber şampiyonluk için karşı karşıyalardı. Avustralya Açık’ta oynadığı 6 finalin hepsinde şampiyonluğa ulaşmayı başaran Serena Williams, 7. Şampiyonluğu için korttaydı. Toplamda Grand Slam finallerinde 21-4’lük inanılmaz bir istatistiğe sahip olan Serena, çıktığı son 8 Grand Slam finalinde de kupaya ulaşmayı başarmıştı. Burada şampiyon olup 22 Grand Slam şampiyonluğu bulunan Alman Steffi Graf’in açık dönemde en çok Grand Slam şampiyonluğuna sahip kadın tenisçi rekorunu egale edip tarih yazmak isteyen Serena’nın karşısında ise bir başka Alman vardı. Angelique Kerber ise kariyerinin ilk Grand Slam şampiyonluğunu elde edip 2000’lerde bir Grand Slam’de şampiyon olmayı başaran ilk Alman olmak istiyordu. En son bir Grand Slam’de şampiyon olmayı başaran Alman 1999 yılında Roland Garros’u kazanan Steffi Graf’tı. Geçen senenin en çok maç kazanan iki isminin karşılaştığı ve iki raketin de tarih yazma peşinde oldukları bu final son yılların en heyecanlı, en çekişmeli maçlarından biri oldu ve net olarak da turnuvanın en iyi maçıydı. Bugünkü final uzun yıllar akıllardan çıkmayacak inanılmaz bir çekişmenin yaşandığı tarihi bir final oldu.

29 Ocak 2016 Cuma

Spor: 2016 Avustralya Açık 12. Günün Ardından


Turnuvanın 12. gününde son finalist yani Novak Djokovic’in finaldeki rakibi belirlenecekti. Finale çıkacak isim ise Andy MurrayMilos Raonic karşılaşmasının galibi olacaktı. Dünya 2 numarası Andy Murray hiç kuşkusuz şu an turdaki en iyi oyunculardan biri, geçen senenin de en iyilerinden biri olan Murray bu turnuvada da oldukça iyi bir performans göstermişti. Dünya 14 numarası Milos Raonic ise her zaman oldukça yetenekli bir oyuncuydu ancak 2016’da çok çok farklı bir seviyede, seneye müthiş başladı ve oyununun her bir yönünün geliştirmiş gibi görünüyor. Ayrıca bu müthiş formu ile son iki haftada hem Roger Federer’i hem de Stan Wawrinka’yı yenmeyi başaran Raonic, Brisbane’de de şampiyon olarak gelmişti Melbourne’e. Turun en iyi servisçilerinden biri olan Raonic, turun en iyi servis karşılayanlarından biri olan Murray ile karşılaşacaktı. Her açıdan çok heyecanlı geçmeye aday bir maçtı bu ki öyle de oldu. Çeyrek final ve yarı final maçlarında son birkaç gündür beklediğimiz çekişme bu maçta yaşandı.

28 Ocak 2016 Perşembe

Spor: 2016 Avustralya Açık 11. Günün Ardından


Turnuvanın 11. gününde yarı final karşılaşmaları vardı. Bu maçlardan en merak edileni hiç şüphesiz ki iki yaşayan efsanenin, iki devin karşı karşıya geldiği Novak DjokovicRoger Federer mücadelesiydi. Bu maç iki yaşayan efsanenin 45. maçıydı ve aralarındaki rekabette 22-22’lik bir eşitlik vardı. Hem Terminatör lakaplı Djokovic hem de Swiss Maestro lakaplı Federer Avustralya Açık’ta 6. kez finale çıkmak için karşı karşıya geliyorlardı. Bu müthiş yarı final karşılaşmasının çok büyük bir mücadeleye sahne olması bekleniyordu ancak bu pek de beklenildiği gibi olmadı sanki.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Spor: 2016 Avustralya Açık 10. Günün Ardından


Turnuvanın 10. gününde beklenmeyen sonuçlar olduğu kadar tarihe geçen anlar da vardı. Günün ilk maçında turnuvanın 7 numaralı seribaşı Angelique Kerber, 2 hafta öne Brisbane finalinde karşılaşıp mağlup olduğu 16 numaralı seribaşı Victoria Azarenka ile karşılaştı. Kerber, bu turnuvada çok formda olan rakibi karşısında maça müthiş başladı ve 2 kez servis kırarak ilk sette 4-0 öne geçmeyi başardı. Azarenka bunun üstüne bir servisini geri almayı başardı ve durumu 4-3 yaptı. Ancak bu çabası yeterli olmadı çünkü Kerber bir kez daha servis kırmayı başardı ve seti 6-3 ile bitirmeyi başardı. İkinci sette ise inanılmaz bir geri dönüş yaşandı.

Kesinlikle İzlemelisin: The Revenant (2015)


Geçen sene tam anlamıyla Boyhood’un egemenliğinde geçen bir ödül sezonunun sonunda Oscar’da tam 3 büyük ödülü (En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Özgün Senaryo) kazanarak yıla damgasını vurmuş hatta bir nevi tarihi yazmış olan Alejandro Gonzalez Inarritu, 1 sene sonra aynı iddiaya sahip bir filmle karşımızda yine. Amerikalı yazar Michael Punke’nin The Revenant: A Novel of Revenge adılı kitabından uyarlanan filmde Inarritu yanına Birdman’de birlikte harikalar yarattığı görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki’yi de yanına alarak sinemanın görsel yanını ön plana çıkaran ve Inarritu’ya da yönetmenlik anlamında belki de zirve yaptıran muhteşem bir film ortaya çıkarmışlar.

26 Ocak 2016 Salı

Spor: 2016 Avustralya Açık 9. Günün Ardından



Turnuvanın dokuzuncu gününde artık sıra çeyrek finallerdeydi ancak hiçbir maçta beklenen çekişme yoktu, hepsi biraz tek taraflı geçti. Dünya 3 numarası Roger Federer’in çeyrek finaldeki rakibi 6 numaralı seribaşı Tomas Berdych’ti. Maçın ilk setinde servis kırma avantajını ilk elde eden Berdych olsa da sonuçta seti tiebreak’i 7-4 kazanan Federer almayı başardı. İkinci sette daha rahat olan Federer, iki kez servis kırmayı başardı ve seti 6-2 almayı başardı. Son sete ise Berdych servis kırarak başladı ancak bir kez daha bu avantajını koruyamadı ve Federer hemen geri servis kırarak durumu eşitledi. Sonra bir kez daha servis kıran Federer bu seti de 6-4 ile alarak maçı 3 sette kazanmayı başardı. Böylece Ekselansları, kariyerinde 12. Kez Avustralya Açık’ta yarı finale yükselmiş oldu. Şu ana kadar turnuvada muhteşem bir performans gösteren Federer, burada 11 yıl üst üste yarı final gördükten sonra geçen sene 3. turda Andreas Seppi’ye karşı sürpriz bir yenilgi yaşamış ve erkenden elenmekten kurtulamamıştı. Ancak bugün Avustralya Açık’taki 80. galibiyetini elde eden 34 yaşındaki Federer bu sene yine yarı finale çıkmayı başardı.

Spor: 2016 Avustralya Açık 8. Günün Ardından


Turnuvada dördüncü turun tamamlandığı 8. günde bazı sürprizler yaşandı. İlk Grand Slam galibiyetini bu turnuvada elde eden Zhang Shuai bu turnuvadaki müthiş performansını dördüncü turda da devam ettirdi. Dördüncü turda 15 numaralı seribaşı Madison Keys ile karşılaşan Zhang, böyle güçlü bir rakibi ilk seti kaybetmesine rağmen 3-6 6-3 6-3 geçmeyi başararak çeyrek finale yükseldi. Bu turnuvadan önce bir Grand Slam’de hiç an tablo maçı kazanamamış olan dünya 133 numarası Zhang, bu turnuvada ana tabloda sırasıyla dünya 2 numarası Simona Halep’i, dünya 33 numarası Alize Cornet’i, dünya 51 numarası Varvara Lepchenko’yu ve son olarak da dünya 17 numarası Madison Keys’i geçti. Böylece Zhang ilk Grand Slam maçını kazandığı turnuvada kariyerinin ilk Grand Slam’de çeyrek finaline yükselmeyi başardı.

25 Ocak 2016 Pazartesi

Film/İnceleme: Inside Out/Ters Yüz [2015]


Inside Out/Ters Yüz

19 Haziran 2015

Yönetmenler: Pete Docter, Ronnie del Carmen

Senaristler: Pete Docter Josh Cooley, Meg LaFauve

Seslendirenler: Amy Poehler, Phyllis Smith, Mindy Kalling, Bill Hader, Lewis Black









Bana nasıl film izletilebileceğini çözdüm: Beni internetin olmadığı, havanın dışarı çıkılamayacak kadar soğuk olduğu, oyun oynayamadığım ve telefonumun kafayı yediği bir ortamda bırakmak olayı çözüyor. Tahmin edilebileceği üzere bugün tam da böyle bir ortamdayım ve görünüşe göre birkaç gün daha durum bundan farklı olmayacak gibi görünüyor, haliyle bir süredir bilgisayarımda duran filmlere birer ikişer başlayayım dedim.

24 Ocak 2016 Pazar

Kitap/İnceleme: Me, Earl and the Dying Girl - Jesse Andrews


Me, Earl and the Dying Girl
Jesse Andrews

Basım Tarihi: 1 Mart 2012

Goodreads Puanı: 3.59/5
Benim Puanım: 4/5












Me, Earl and the Dying Girl, anlamakta biraz zorluk çektiğim bir kitap oldu. Daha doğrusu başlarda ana karaktere o kadar sinir oldum ki iki haneli bölümlere ulaşamadan bıraktım, iki gün boyunca bir daha elimi sürmedim, bugün de aradan çıksın bari diye tekrar başladım. Aslında kitabın o kadar da fena olmadığını anlamam için araya zaman geçmesi gerekiyormuş.

Spor: 2016 Avustralya Açık 7. Günün Ardından


Turnuvada ilk haftanın kapanış gününde dünya 1 numarası Novak Djokovic, 14 numaralı seribaşı Gilles Simon ile karşılaştı. Djokovic, çok kötü bir performans gösterdiği bu maçta çok çok iyi oynayan bir Gilles Simon’a rağmen galip gelmeyi başardı. Uzun zamandır Djokovic’in bu kadar kötü bir performans gösterdiğini görmemiştim. Simon bugün gösterdiği müthiş performans ile son zamanlarda tam olarak yenilmez bir görüntü gösteren Djokovic’i çok zorladı. Simon’un tüm vuruşları Djokovic’e çok ters geldi ve onu maç boyunca çok rahatsız etti.

23 Ocak 2016 Cumartesi

Spor: 2016 Avustralya Açık 6. Günün Ardından


Turnuvanın 6. gününde korku dolu dakikalar yaşandı. Günün merakla beklenen maçlarından olan Ana IvanovicMadison Keys karşılaşmasını sırasında maçı tribünden izleyen Ivanovic’in koçu ve Andy Murray’nin de kayınpederi olan Nigel Sears, fenalaşarak yere düştü. İkinci setin hemen başında yaşanan bu olayın ardından karşılaşmaya yaklaşık 1 saatlik bir ara verildi.  Bu olayla birlikte Ivanovic oldukça endişeli görünüyordu. Neyse ki daha sonra yapılan açıklamada hastaneye kaldırılan Sears’ın bilincinin açık olduğu bildirildi. Kortlarda görmeye hiç alışık olmadığımız bu korkutucu olay bu sene Avustralya Açık’ta yaşanan ilk olay da değildi üstelik. Turnuvanın ilk günlerinde yine Ivanovic’in bir maçında böyle korkutucu bir olay yaşanmıştı. İlk tur karşılaşması sırasında bir seyircinin tribünde düşmesi nedeniyle tedavisinin yapılabilmesi için yine maça ara verilmişti.

22 Ocak 2016 Cuma

Spor: 2016 Avustralya Açık 5. Günün Ardından


Turnuvanın beşinci günü bazı tarihi anlara, rekorlara tanıklık ettik. Bunlardan ilki her gün yeni bir rekor kırmaya alışık olan Roger Federer’den geldi. Rekorların adamı Federer, dördüncü turda karşılaştığı 27 numaralı Grigor Dimitrov karşısında aldığı galibiyetle tarihte 300 Grand Slam maçı kazanan ilk erkek tenisçi olmayı başardı ki bu gerçekten inanılmaz bir rekor. Şöyle belirteyim, bugüne kadar dünya 1 numarası Novak Djokovic’in 210, en önemli rakiplerinden biri olan Rafael Nadal’ın 198 ve dünya 2 numarası Andy Murray’nin ise 156 tane Grand Slam galibiyeti var. Tabii Federer’den çok Grand Slam galibiyeti olan kimse de yok değil ama sadece bir kişi var. O da 306 galibiyete sahip olan efsane raket Martina Navratilova. Ancak Ekselansları bu sene Roland Garros veya Wimbledon’da Navrotilova’yı da geçip en çok galibiyete sahip olan isim olacaktır.

Müzik/İnceleme: Megadeth - Dystopia


Megadeth
Dystopia

Çıkış Tarihi: 22 Ocak 2016

Spotify | YouTube | iTunes













Bu hafta ocak ayı bana ikinci bir güzellik yaptı ve Megadeth, Dystopia adını verdiği 15. stüdyo albümünü çıkardı. Ben bunu tamamen unutmuştum, o yüzden benim için bayağı iyi bir sürpriz oldu bu.

Albümün tamamı ile ilgili yapabileceğim tek bir genel yorum varsa, Megadeth ortaya bayağı sert ve keyifli bir albüm çıkarmış. Şarkıların istisnasız hepsi kendinden emin ve albümün yarı karanlık havasını taşıyor, normalde albümlerde biraz çeşitlilik olmasını severim ama bu sefer bu uyum ve ortak payda albümü çok daha sarsıcı kılmış. Tek şikayetim, bazı şarkıların arada fazla kaynamasıydı; ama albümün geneline bakıldığında o da çok sırıtmadı aslında. Bence muhteşem bir albümdü. 

Bir de, kapaktaki çizim muhteşem olmuş da, sanki yazılar biraz fazla emanet gibi durmuş. Hani albüm adının yazı tipi çok güzel, tam kapağın teması; ama renk kırmızı. Logoyu da beğenemedim ama şimdi rengi iyi, metalik, bir şey desem olmayacak, demesem olmayacak. Bilemedim yani. 

21 Ocak 2016 Perşembe

Spor: 2016 Avustralya Açık 4. Günün Ardından


Turnuvanın dördüncü günü eski dünya 1 numarası, 2001 Amerika Açık, 2002 Wimbledon şampiyonu Avustralyalı yaşayan efsane Lleyton Hewitt için bir veda günüydü. Tarihin en iyilerinden biri olan Hewitt ayrıca hala en genç dünya 1 numarası olma ünvanına da sahip, 2001’de birinciliği elde ettiğinde ise 80 hafta boyunca korumuştu birinciliği. Hewitt’in kariyeri boyunca en dikkat çeken özelliği ise korta her zaman her şeyini yansıtması olmuştu. Hatta Mats Wilander’in deyişiyle “Eğer Nadal  her zaman %100’ünü veriyorsa Hewitt her zaman %101’ini veriyor.” Bu cümle de Hewitt’in ne kadar mücadeleci, ne kadar savaşçı bir oyuncu olduğunu gösteriyor. 

Film/Haber: Suicide Squad’dan Yeni Fragman Geldi!


Geçtiğimiz aylarda Comic-Con’da yayınlanan fragmanı internete düşen Suicide Squad’dan bu sefer ilk “resmi fragman” ve müthiş posterler yayınlandı (bunlardan ikisini yazımın devamında bulabilirsiniz). İlk fragmanı çok beğenmiştim ancak bu da çok iyi olmuş özellikle de kullanılan şarkı fragmana daha güzel bir hava katmış. (Bu arada filmin Comic-Con fragmanına buradan ulaşabilirsiniz.)

20 Ocak 2016 Çarşamba

Spor: 2016 Avustralya Açık 3. Günün Ardından


Günün en dikkat çeken ve en güzel karşılaşması şüphesiz ki iki inanılmaz yeteneğin karşı karşıya geldiği Agnieszka RadwanskaEugenie Bouchard mücadelesiydi. Radwanska’nın inanılmaz savunma yeteneğinin ve müthiş oyun zekasının karşısında Bouchard’ın müthiş vuruşları ve agresif oyunu vardı. Bouchard 2014’de Grand Slam’lerdeki belki de en başarılı performansı gösteren raket olmuştu. Kariyerinin çıkış senesi olarak da görebileceğimiz 2014’te Wimbledon’da final, Avustralya Açık ve Roland Garros’ta ise yarı final oynamayı başarmıştı. Ancak geçen sene beklentilerin altında kalmış ve sezon sonunda Amerika Açık’ta tam eski performansına ulaştı yine diye düşünülürken hiç olmayacak talihsiz bir kaza yaşamış, soyunma odasında düşüp kafasını vurarak bir beyin sarsıntısı geçirmişti. Bu yüzünden de turnuvadan çekilmek zorunda kalmıştı. Her türlü olumsuzluğu ve talihsiz olayı yaşadığı 2015’in ardından bu sene turnuvalara iyi galibiyetlerle de başlayan Bouchard, seribaşı olmadığından dolayı ikinci turda Radwanska gibi çok zorlu bir rakiple karşı karşıyaydı.

19 Ocak 2016 Salı

Spor: 2016 Avustralya Açık 2. Günün Ardından


Turnuvanın ikinci günü benim oldukça üzülmeme neden olan büyük sürprizler yaşandı ancak bunlardan bahsetmeden önce ilk olarak günün en güzel sonuçlarından birinden bahsedeyim. Yaşayan efsane Avustralyalı Lleyton Hewitt, 2015 Avustralya Açık’ta tam bir sene sonra emekli olacağını açıklamıştı yani 2016 Avustralya Açık’ın son turnuvası olacaktı. Savaşçı kimliğiyle tanınan ve tam anlamıyla gerçek bir şampiyon ruhuna sahip olan Hewitt, bu kararının ardından 2015’i özel olarak seçtiği turnuvalarda oynayarak geçirdi, bu onun için adeta bir tenise veda turuydu. Hewitt, son olarak ise sezon başlangıcında Avustralya’ya da veda amacıyla Hopman Cup’ta ülkesini takım kaptanı olarak temsil etti. Buna ek olarak da Hobart, Sydney ve Adelaide’de birkaç gösteri maçı yaptı. Ancak artık veda vakti gelmişti ve Hewitt de kariyerinin son turnuvası olacak Avustralya Açık’ta oynamaya hazırdı. Hatta favori turnuvasına 20. ve son katılışı için Avustralya bayrağı temalı özel bir kıyafeti bile vardı. Çok özel olacak bu son turnuvasının adına Hewitt’in genç Avustralyalı James Duckworth ile oynayacağı maç da turnuvanın en büyük kortuna Rod Laver Arena’ya koyulmuştu. Ancak bu tam anlamıyla bir veda olmadı.

18 Ocak 2016 Pazartesi

Spor: 2016 Avustralya Açık 1. Günün Ardından


2016 Avustralya Açık’ın birinci günü heyecan dolu olduğu kadar sürprizliydi de. Biz bu heyecan verici ilk günü arkamızda bırakırken Roger Federer de muhteşem bir performansla turnuvaya başladı. Federer, lakaplarından biri olan “Fed Express” lakabını haklı çıkarırcasına ilk turda karşılaştığı dünya 118'incisi Nikoloz Basilashvili'yi sadece 72 dakikada turnuva dışı bırakmayı başardı. Ekselansları’nın rakibine üç sette sadece 5 oyun bırakması ve 36 ilk servisinin 33'ünde puanı alması da ne kadar etkileyici bir performans ortaya koyduğunu kanıtlar nitelikte. Maçı 6-2 6-1 6-2’lik setlerle kazanan Federer’in ikinci turdaki rakibi ise oldukça tehlikeli olabilecek Alexander Dolgopolov oldu. Ayrıca şunu da ekleyeyim Federer bugün 2000 Avustralya Açık’tan başlamak üzere üst üste 65’inci Grand Slam’ine katılarak önemli bir rekor da kırmış oldu.

17 Ocak 2016 Pazar

Spor: 2016 Avustralya Açık’tan Önce


Senenin ilk Grand Slam’i Avustralya Açık yarın başlıyor. Yılın hemen başında olmasından dolayı çokça sürprize de sahne olan Avustralya Açık bu sene de çok heyecanlı geçecek gibi görünüyor. Ben de geçtiğimiz sene olduğu gibi turnuva boyunca her gün önemli sonuçları ve gelişmeleri de paylaşmaya çalışacağım. Bu yazımda da her zaman olduğu gibi çekilen kura ve bunun sonucunda oluşan muhtemel eşleşmelerden, benim favori olarak gördüğüm isimlerden ve turnuvada dikkat çekmesi muhtemel diğer raketlerden bahsedeceğim.

Bu Hafta | 11 - 17 Ocak 2016


Ne Okudum?
An itibariyle planımın bir gün gerisine düşmüş durumdayım. Sebebi tembellikten başkası değil, son bir aydır oynamayı beklediğim oyunlara giriştim, haliyle kitaplar biraz ikinci planda kaldı. Ha bu hedefimi değiştirmedi, o ayrı.

Bu hafta temelde (incelemesini burada bulabileceğiniz) Monument 14 serisini okuyup bitirdim, onun haricinde geçtiğimiz gece Fall Away serisini okuyup beğendikten sonra yeni kitaplarına şans vermeye karar verdiğim Penelope Douglas'ın Misconduct'ını okudum. Son durumda benim için Fall Away serisinin ilk kitabı ve novellası > Misconduct > diğerleri şu anda, henüz okumadığım Corrupt'tan daha umutlu gibiyim.


Ne İzledim?
Zamanında yarıda bıraktığım Chuck'ın 3. ve 4. sezonlarını yakın zamanda bitirdikten sonra (5. sezonu izlemeyi reddediyorum, zira dizi bayağı saçmaladı) bir süre önce bitmiş dizilerle şansımı denemeye karar verdim, bu hafta Kyle XY izlemeye başladım. Dizinin konusu oldukça ilginç, daha ilk bölümünden kendini izletiyor; ama kitap gibi diziler de ikinci plana atıldığı için ilk üç bölümün ötesine henüz geçemedim. Eğer sezonun sonlarına doğru o da saçmalamazsa ilk sezonunun incelemesini yazmayı planlıyorum. Şu ana kadar öneririm.


Ne Dinledim?
Panic! at the Disco'nun bu cuma çıkan Death of a Bachelor albümünü dinledim, onun haricinde Adelitas Way'in diskografisini en baştan dönüyorum.

16 Ocak 2016 Cumartesi

Film/Haber: 2016 Oscar Adayları Açıklandı!


Bu sene 12 adaylıkla en çok adaylık elde eden yapım The Revenant olurken Mad Max: Fury Road 10, The Martian 8 ve Star Wars: The Force Awankens ise 5 adaylık elde ederek 2015’in tam anlamıyla bir geek yılı olduğunu bize bir kez daha göstermiş oldu. Ayrıca 28 Şubat’ta Chris Rock’ın sunumuyla sahiplerini bulacak 88. Akademi Ödülleri’nin en büyük kazananı The Revenant gibi görünse de kesinlikle Mad Max: Fury Road’du. Bu yazımda ise adaylıkların listesiyle birlikte beklenenler ve sürprizlerden de bahsedeceğim.

Kitap/İnceleme: Monument 14 Serisi - Emma Laybourne


Finaller başladığından beri kitaplarla aramdaki ilişki iyice tuhaflaştı. Sağda da görebileceğiniz üzere, geçen sene 341 kitap okumuş olmamın şerefine, bu yılki hedefimi 350 kitap yaptım ki da aşağı yukarı günde bir kitaba tekabül ediyor. Widget anlamadığım bir nedenle bayağı geriden geliyor; ama an itibariyle bu yılki 14. kitabımı da bitirmiş durumdayım ve bu 14 kitabın beşi Emma Laybourne'un Monument 14 serisine ait. Haliyle dedim ki yıllardan beri yapmadığım bir şey yapıp bir seri incelemesi yazayım.

Serideki Kitaplar:
Dress Your Marines in White #0.5 (4/5)
Monument 14 #1 (4/5)
Jake and the Other Girl #1.5 (3/5)
Sky on Fire #2 (3/5)
What Mario Scietto Says #2.5 (Okunmadı)
Savage Drift #3 (3/5)

15 Ocak 2016 Cuma

Müzik/İnceleme: Panic! at the Disco - Death of a Bachelor


Panic! at the Disco
Death of a Bachelor

Çıkış Tarihi: 15 Ocak 2016

Spotify | YouTube | iTunes













Doğrusunu söylemek gerekirse bu albümle ilgili çeşitli şüphelerim ve çekincelerim vardı. Albümden önce çıkan üç single'ı (Hallelujah, Victorious ve Emperor's New Clothes) çok sevdim, artık Panic! at the Disco'dan söz ediyoruz burada, haliyle beklentilerimde bir düşüş olmadı; ama Brendon Urie'nin tek üye olarak kalmasının albümün kalitesini nasıl etkileyeceğini merak etmekten de kendimi alamadım. Görünen o ki, şüphelerim yersizmiş.


3 Ocak 2016 Pazar

Dizi/İnceleme: Sherlock: The Abominable Bride (Özel Bölüm)



Sherlock: The Abominable Bride

Yayın Tarihi: 1 Ocak 2016

Yazarlar: Mark Gatiss, Steven Moffat
Oyuncular: Benedict Cumberbatch, Martin Freeman, Una Stubbs












"Dead is the new sexy."

Bir yıllık bekleyişin ardından Sherlock, 1 Ocak'ta bir yılbaşı özel bölümüyle geri döner gibi yaptı. daha doğrusu, bizi yeni bir sezon, eşittir üç bölüm daha için koca bir yıl daha beklememiz gerekeceği gerçeğinden uzak tutmaya çalıştı.

2 Ocak 2016 Cumartesi

Müzik/Liste: 2015’in En İyi 10 Albümü!



2016’ya girmemizle birlikte bir en iyiler listesi daha yayınlamak istedim. Bu seferki listemde 2015’in en iyi 10 albümü var. Özellikle son 3 albüm benim en sevdiğim albümler arasına girdiler bile. Bakalım siz ne düşüneceksiniz, işte 2015’teki en iyi albümler!