29 Haziran 2016 Çarşamba

Film/İnceleme: Independence Day 2: Resurgence/Kurtuluş Günü 2: Yeni Tehdit [2016]


Aradan 20 yıl geçmiş, yıl olmuş 2016, uzayda kolonimiz var -pardon, tabii ki Amerika'nın kolonisi var, Çin de Amerika'yla birlikte önde gelen devletler arasına girmiş. Uçan arabalar falan filan derken 20 yıl önce ele geçirdiğimiz uzaylı teknolojisini bayağı iyi değerlendirmişiz, lazerli silahlar, uzay gemileri havada uçuşuyor zaten. İzlerken keşke uzaylılar tarafından işgal edilseymişiz demedim değil.

Bu kadar gelişen teknolojinin tek kullanımı yerçekimine karşı gelmek değil elbette; 20 yıl önceki saldırının etkilerini unutmamışız, bu yüzden uzaylılara karşı çeşitli silahlar da geliştirmişiz, bu kez gafil avlanıp gördüğümüz ilk uzaylılara dost gözüyle bakmamaya niyetliyiz. Hatta o kadar paranoyaklaşmışız ki gördüğümüz ilk yabancı uzay gemisini direkt vuruyoruz. Şansımıza o da dost çıkıyor. İşin üzücü tarafı dost vurup indirebileceğimiz kadar güçsüz, düşmansa 20 yılın ardından katlanarak gelişmiş, biz bu halimizle bile çöp kalmışız yanında. Ha ona buna kafa tutmakla bir sorunumuz olmadığından ya hep ya hiç deyip onlara karşı da savaşıyoruz elbette. Sonucu tahmin etmek isteyen?

Gel de buna karşı savaş şimdi.
Filmin en sevdiğim yanı karakterlerin önceki filmdekilerle bağlantıları oldu. Bazı karakterler bizzat oynamış, bazıları aradan geçen yıllarda göçüp gitmiş, yerine çocukları filan kalmış. Ülkede başka meslek kalmamış gibi eski başkanın kızı da dahil olmak üzere herkes kendini uzay araştırmalarına vermiş, o da ayrı konu. 

Bunun haricinde, uzay temalı bir filmden söz edip görsel efektlerden söz etmemek olmaz. Ben genel olarak beğendim, uzaylılar daha çirkin, uzay gemileri daha etkileyici ve korkutucu olmuş. Filmin 3D olması da etkileyici olmasında ciddi bir rol oynamış, bir iki sahnede üstüme gelen nesnelerden kaçınma arzusuyla yerimden sıçradığım doğrudur. Tabii ki aşırı zayıf kalmış olay örgüsünü ve muhteşem Amerika, biz harikayız, bakın intergalaktik düzeyde de tehditkarız, kimse bize karşı koyamaz mesajlarını beğenmedim ama günümüzde ciddiye alınabilir bir hikayesi olan aksiyon filmine denk gelmek şans artık, o yüzden filmleri bu yönüyle yargılamayı bıraktım gibi bir şey. Yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim: Filmin sonunu bağlaya bağlaya buraya mı bağladınız? Cidden mi?


Özetle, canım sıkıldı, gideyim de bu sıcakta serin bir sinemaya girip bir filmi izleyeyim diyorsanız izlenebilir; ama bunun ötesinde herhangi bir şeyi yok, hatta ta yirmi yıl önce çekilmiş ilk filmin daha iyi olduğu yönler bile var. IMDb puanının 5.7/10, Rotten Tomatoes'da ise %33 olduğunu da ekleyeyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder