15 Nisan 2016 Cuma

Kitap/İnceleme: The Winner's Kiss - Marie Ruthoski


The Winner's Kiss
The Winner's Trilogy #3
Marie Ruthoski

Orijinal Basım Tarihi: 29 Mart 2016
Çeviri Basım Tarihi: -
Yayınevi: -

Goodreads Puanı: 4.47/5
Benim Puanım: 4/5









Doğal olarak, ikinci kitaptan spoilerlar içerir. Hani okumadıysanız buradan taşlanarak kovulmayayım diye söylüyorum.

She had done everything she could. And he didn't even know.

Uzunca bir zaman elimi kitaplara neredeyse hiç sürmedikten sonra geçen gün elime serinin ikinci kitabı olan The Winner's Crime'ı aldım, başımı kaldırdığımda The Winner's Kiss bitmişti. Aradaki iki günü, ilkini ne ara bitirdiğimi, buna ne ara başladığımı, en son ne zaman yemek yediğimi hatırlamıyorum. Ne zaman uyuduğumu hatırlıyorum; çünkü kitabı (artık o sırada hangisini okuyorsam) bırakıp gerçek yaşama ve ertesi sabah dersim olduğu gerçeğine dönmek cidden zordu. Derslerin bitmek bilmediğini ve kitabıma rahatça dalabildiğim otobüs yolculuklarımın bitmesini istemediğimi söylememe gerek yoktur.

İkinci kitabın sonunda Arin'i doğuya gitmeyi kafaya koymuş, Kestrel'ı da kendisine tundra yolu gözükmüş şekilde bırakmıştık. Bu kitap o tarihten kısa süre sonra başlıyor. Arin gitmesine gidiyor doğuya; ama umduğu gibi karşılanmıyor; Kestrel'sa (başarısız kaçma çabalarının ardından) çalışma kamplarının acı gerçeklerini keşfediyor. Hem coğrafik açıdan, hem de diğer yanlardan, birbirlerinden hiç olmadıkları kadar uzak düşmüş halde buluyoruz ikisini de. İşler ancak Arin Kestrel'ın öldüğünü öğrenince değişiyor.

Sayılır.

She would never give him her dagger. “I tried so hard to live in your world,” she told him. “Now it’s your turn to live in mine.”

Hikayenin tamamını anlatmaya ya da, her ne kadar kitabın ince detayları hakkında uzun uzun konuşmak istesem de, spoiler vermeye pek niyetim yok. Genel bir yorum olarak; oldukça sağlam bir son kitap olmuş. İlk kitaptaki vıcık vıcık aşk yok, ikinci kitapta boyunca Arin ve Kestrel arasında geçen gereksiz drama, zorlama sevip de kavuşamama tripleri yok. Onun yerine çalışma kampında hem fiziksel, hem zihinsel açıdan güçlenmiş (ve daha önemli bir detay olarak, olgunlaşmış) bir Kestrel ve ülkesini korumaya kendini tümüyle adamış bir Arin var. Hatta şu kadarını söyleyeyim; son kitapta ilk iki kitabın toplamından daha fazla entrika, strateji ve savaş var.

Artı Roshar.

Savaş demişken; sanırım hayatımda ilk kez bir kitaptaki savaş sahnelerinin tamamını okudum. Genellikle bir yerden sonra sıkılıp pes ediyorum ve sayfalara göz gezdirip geçiyorum, bir nedenden dolayı kitabı zaten beğenmemişsem onu da yapmayıp savaş sahneleri bitene kadar ikişer üçer sayfa atlıyorum. Onu bunda yaşamadım, yazar küçük çatışmaları da, büyük savaşı da hakkını vererek, dolu dolu yazmış. İlk kitaptan bu yana kaleminin ne kadar güçlendiği bu kitapta belli oluyor.

Ayrıca Roshar.

Kitapla ilgili beğendiğim bir başka şey de yazarın yan karakterlere de hak ettiği değeri vermeye başlamış olması. İlk kitaptaki karakterizasyon kendi içinde idare ederdi; ama yazarın yan karakterler üzerinde çok da düşünmediği belli oluyordu. İkinci kitapta bu gelişim az da olsa hissedildi; ama bu kitapta her şey doruk noktasına ulaşmış durumda. Özellikle de General Trajan ve Kestrel arasındaki ilişkiye odaklanılması benim için büyük bir artı oldu.

Bir de Roshar var tabii.

Her love for him closed within her like a fist. Nervous, bruised. She despised it. Wasn’t it the love of a beaten animal, slinking back to its master? Yet here was the truth: she missed her father.

Peki kitabı bu kadar övdükten sonra neden 5/5 yerine 4/5 vermeyi tercih ettim? Açıkçası ben de bilmiyorum, en azından mantık çerçevesinde bir açıklama yapacak kadar bilmiyorum. Kitap çeşitli açılardan muhteşemdi; ama ben bunun 5/5'lik bir kitap olduğunu hissetmedim. Aradan zaman geçince belki notu yükseltmeye karar veririm; ama şu ana kadar 4.5/5 onun için en ideal puan gibi görünüyor.

Özetle; genel olarak tatmin edici bir kitap ve daha da keyifli bir son kitaptı. Özleyeceğim bir seri olacağa benziyor, yazarın diğer kitaplarını birer birer avlamaya başlasam iyidir. 4.5/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder