16 Ocak 2016 Cumartesi

Kitap/İnceleme: Monument 14 Serisi - Emma Laybourne


Finaller başladığından beri kitaplarla aramdaki ilişki iyice tuhaflaştı. Sağda da görebileceğiniz üzere, geçen sene 341 kitap okumuş olmamın şerefine, bu yılki hedefimi 350 kitap yaptım ki da aşağı yukarı günde bir kitaba tekabül ediyor. Widget anlamadığım bir nedenle bayağı geriden geliyor; ama an itibariyle bu yılki 14. kitabımı da bitirmiş durumdayım ve bu 14 kitabın beşi Emma Laybourne'un Monument 14 serisine ait. Haliyle dedim ki yıllardan beri yapmadığım bir şey yapıp bir seri incelemesi yazayım.

Serideki Kitaplar:
Dress Your Marines in White #0.5 (4/5)
Monument 14 #1 (4/5)
Jake and the Other Girl #1.5 (3/5)
Sky on Fire #2 (3/5)
What Mario Scietto Says #2.5 (Okunmadı)
Savage Drift #3 (3/5)

Monument 14 tam bana göre bir seriydi aslında. Konusu oldukça ilginç: Okula giderken nereden çıktığı belli olmayan, korkunç bir dolu fırtınasına yakalanan çocuklar, bir okul servisi şoförü tarafından kurtarılır ve büyük bir alışveriş merkezine sığınırlar ve yer yer dışarıda olup bitenlerle (bakınız: devletin üzerinde çalıştığı bir kimyasalın bütün bir şehrin üzerine yayılması), yer yerse kendi içlerinde (bakınız: bütün karakterlerin ya çocuk ya ergen olması) yaşam savaşı verirler. Apokaliptik distopya seven biri olarak kitabın konusunu okuduktan sonra üstüne atladım gibi bir şey, okumaya zaman bulabilmem biraz uzun sürdü ama başladıktan sonra bırakamadım, hepsini tek seferde bitirip aynı gece ikinci kitaba başladım. Sorunlar da burada başladı zaten.

We ate it like it was medicine. Like it was magic candy that could somehow restore us to a normal life again. We ate ourselves numb and got in our bags and went to sleep.
There was a lot of crying from the little kids and occasionally one of us would yell, "Shut up!"
That's how we got by, that first night.

İlk kitap 300 sayfa civarı, yani hikayeye giriş yapacak kadar uzun ama çok fazla olay barındıramayacak kadar kısa, haliyle ilk kitaptaki eksikliklerin ikincide giderileceğini, sorulara yanıt bulunacağını düşünerek ilk kitaptan pek bir puan kırmadım, 4/5 olsun dedim. Ne var ki ikinci kitapta ne yanıt bulundu, ne de daha fazla soru ortaya çıktı, onun yerine 200 sayfa boyunca karakterler bir oraya gitti, bir buraya gitti, sonra da sonunda amaçlarına kavuştular. Öyle ki aslında kitaba bir 50-100 sayfa daha eklense Monument 14 iki kitaplık bir seri olarak son bulabilirdi. Ne var ki yazar üçleme yapmayı kafasına koymuş, o yüzden bizi bir cliffhanger'la baş başa bıraktı, gittik üçüncü kitabı okuduk.

İşin kötü yanı, onda da bir şey yoktu. Kıyasladığımızda Josie üç kitapta da anlatıcılık yapan Dean'den de, bir kitabın yarısını anlatan Alex'ten de daha güçlü bir anlatıcıydı (ki Alex'in oraya iş olsun diye konduğu düşünülürse, çok şaşırtıcı değil), Josie'nin tarafında gelişen olayların çoğu da okuması keyifli kısımlardı; ama Dean'e üç kitapta da pek katlanamadım, zira çocuğun Astrid'den başka derdi yok. Şehriniz önce doluyla ezilip parçalanmış, sonra insanlar ya ölmüş ya delirip birbirlerini kesmiş biçmiş, sonra ortalık patlamış yanmış mahvolmuş falan filan bir şeyler, çocuk hâlâ aman Astrid canım Astrid. Bakınız:

We were a good team. I was glad we had decided to work on being friends. She was holding up her end of the bargain and I was trying my best not to worship her.

Astrid de öyle sevilecek bir şey olsa bari, kimin yanında olmak işine gelirse ona gidiyor, bir Jake bir Dean, sonra yine Jake, ardından yine Dean... Karakterler içinde en çok Alex'i sevdim, o da en sorunsuzları olduğu için, karakterlerde pek bir iş yoktu yani. İlk iki kitapta Niko da iyiydi aslında da üçüncü kitabı Josie Josie diye geçirmesi gözümde onu bayağı düşürdü. Hani senin zekan? Hani hazırlık?

Genele baktığımızda bunların dışında pek bir şikayetim yoktu denebilir aslında. Sevmediğim çok fazla detay vardı; ama genelde seriyi okumaktan keyif aldım. İlk kitaptan sonrasını önerebilir miyim bilmiyorum, ilkini okuyup beğenirseniz bir şans verilebilecek cinsten hepsi, aralardaki kısa hikayeler de aynı şekilde; ama aynı türün çok daha iyi örneklerinin dışarıda bir yerlerde olduğundan emin gibiyim. Tüm seri için 3/5 diyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder