24 Ocak 2016 Pazar

Kitap/İnceleme: Me, Earl and the Dying Girl - Jesse Andrews


Me, Earl and the Dying Girl
Jesse Andrews

Basım Tarihi: 1 Mart 2012

Goodreads Puanı: 3.59/5
Benim Puanım: 4/5












Me, Earl and the Dying Girl, anlamakta biraz zorluk çektiğim bir kitap oldu. Daha doğrusu başlarda ana karaktere o kadar sinir oldum ki iki haneli bölümlere ulaşamadan bıraktım, iki gün boyunca bir daha elimi sürmedim, bugün de aradan çıksın bari diye tekrar başladım. Aslında kitabın o kadar da fena olmadığını anlamam için araya zaman geçmesi gerekiyormuş.

Durum şu ki, ana karakter, Greg, oldukça tuhaf ve değişen seviyelerde iğrenç bir çocuk. Kitabın o kadar büyük bir kısmını kaplıyor ki en yakın arkadaşı, daha doğrusu arkadaşı sayılabilecek tek kişi olan Earl bile arka plan karakteri gibi kalıyor yanında. Hal böyle olunca Greg hakkındaki duygularınız kitabın gerisi hakkındaki duygularınızı büyük ölçüde etkiliyor.

Farkına varmak için bir hayli zaman harcadığım bir başka şey, Greg o kadar da kötü değil, sadece beyni ilginç şekillerde çalışıyor ve biraz fazlaca dürüst. Zaman zaman öküzün önde gideni olduğu da oluyor tabii, orası ayrı; ama genel olarak çekilebilir bir varlık. Yine de Earl'ü ondan daha çok sevdiğim kesin.

There was one boyactually, it definitely could've been a girl motionless with his eyes closed in a wheelchair, unattended by anyone, and I had to suppress what felt like a significant freak-out coming over me, because. what if that boy was dead? And they just left this dead person in a wheelchair lying around? It was like, 'Oh yeah, that's Gilbert. He's been there for three days! We find that he's a helpful reminder of WHAT HAPPENS TO ALL LIVING THINGS.'

Bir de Rachel var tabii, aslında kitabın başlarında adı birkaç kez geçmiş olsa da kim olduğunu unuttuğum, karakter haline geldiğinde de çok takmadığım bir karakter. Lösemiye yakalanmış olmaktan başka bir özelliği yok aslında, Greg'in de biraz duygusuzca söylediği gibi, '(...) çok uzun süre yaşamamış ve gerçekte o kadar da ilginç bir hayatı olmamış bir kız'. Sadece var yani.

Bunların haricinde kitapta dikkat çeken birkaç karakter daha var (bakınız: en az Greg kadar tuhaf olan Mr. McCarthy, Cat Stevens ve Greg'in ailesinin geri kalanı, Madison...), Greg'in beyninde geçirdiğimiz zorlayıcı zamanlardan geriye kalan alanı bunlar kaplıyor; çünkü kitapta olay örgüsü namına bir şey yok, her üç bölümden dördü ara bölüm tadında geçiyor. Yine de alıştıktan sonra kitabı beğendim; çünkü anlatılan her şey dürüst ve samimi geliyor. Kitabın başında da yazdığı gibi, bu bir çeşit kişisel gelişim odaklı genç yetişkin romanı değil ya da ölmek üzere olan bir kızla ilgili ahlaki veya ruhani mesajlarla uğraşmıyor, onun yerine sizin benim gibi (değil aslında) birinin böyle bir durumla karşılaştığında vereceği tepkileri üç aşağı beş yukarı yansıtıyor. Gururla söylüyorum, Greg kendimle bağdaştırdığım biri değil; ama belli bir noktayı geçtikten sonra bir bağlantı kuruyorsunuz.

Theory: People always get fired up when an unattractive girl and an unattractive dude are dating each other.
No one came out and said anything to this effect, but I feel like it's probably true. When girls see two Unattractives dating, they think, "Hey! Love is possible even for unattractive people. They have to love different things about each other than their physical appearances. That's so sweet." Meanwhile, dudes see it and think, "That's one less guy I have to compete with for the most succulent boobs in the Boob Competition that is high school."


Özetle, koşa koşa alıp okuyun demeyeceğim ama boş zamanınız varsa ve elinize bir kopya geçerse şansınızı bir deneyebilirsiniz. 4/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder