30 Eylül 2015 Çarşamba

Dizi/İnceleme: Limitless, S01E02


Limitless

Oyuncular: Jake McDorman, Jennifer Carpenter, Hill Harper
Yayın Tarihi: 29 Eylül 2015

Tür: Dram/Bilimkurgu













Limitless'ın ikinci bölümü dün çıktı, ben de bugün feci sorumlu bir öğrenci olarak quiz çalışması beklesin, önce şunu izleyeyim dedim, oturdum bölümü aradan çıkardım.

Bu bölümde Bryan'ın FBI içinde neler yaşadığını, daha ziyade ne işe yaradığını görüyoruz. Bölümün başka bir olayı da yok zaten, Bryan büyük bir heyecanla bir o görevi çözüyor, bir bu görevi çözüyor, en sonunda bütün suçlular adalete teslim ediliyor ve herkes mutlu mesut gidiyor evine.

Ha bölüm kötü ya da sıkıcı mıydı? Değildi; ama ilk bölüme kıyasla enerji daha düşüktü ki bu beklenen bir şey, sonuçta diğer bölümlerin pilot bölümle yarışması biraz zor oluyor. Yine de ana olay örgüsüyle ilgili daha fazla şey görmek isterdim.

(İşsizin teki olduğum için) CBS'in sitesindeki Limitless oyununu da oynadım bu arada. Onu önermem, o sıkıcıydı ama dizinin kendisini hâlâ öneriyorum. Şimdilik, en azından.

29 Eylül 2015 Salı

Kitap/İnceleme: Slasher Girls & Monster Boys - April Genevieve Tucholke (Antoloji)


Slasher Girls & Monster Boys
Stefan Bachmann, Leigh Bardugo, Kendare Blake, A. G. Howard, Jay Kristoff, Marie Lu, Jonathan Maberry, Danielle Paige, Carrie Ryan, Megan Shepherd, Nova Ren Suma, McCormick Templeman, April Genevieve Tucholke, Cat Winters

Basım Tarihi: 18 Ağustos 2015

Goodreads Puanı: 3.97/5
Benim Puanım: 4/5









Uzun bir aranın ardından korku kitaplarına dönüş yaptım; havanın daha erken kararmaya başladığı sıralarda yapılabilecek en mantıklı şey sayılmaz. İlginçtir, Slasher Girls & Monster Boys’a korku kitapları ararken rastlamadım, karşıma tamamen şans eseri çıktı. İyi ki şansımı denemişim.

Kısa hikayelere pek düşkün olmayan biri olarak, bunu okumamın temel nedeni yazarlara (korku yazdığını bilmediğim) Marie Lu, (okuduğum tek kitabını pek beğenmediğim) Kendare Blake ve (okuduğum tek kitabına bayıldığım halde devamını bir türlü getiremediğim) Jonathan Maberry gibi daha önce kitaplarını okuduğum ve birkaç tane de kitaplarına daha önce denk geldiğim kişilerin de dahil olmasıydı. 

27 Eylül 2015 Pazar

Kitap/İnceleme: The Guinea Pig Diaries: My Life as an Experiment


The Guinea Pig Diaries: My Life as an Experiment
A.J. Jacobs

Basım Yılı: 2009

Goodreads Puanı: 3.67/5
Benim Puanım: 3/5












A.J. Jacobs, tek kelimeyle tanımlarsak, ilginç bir adam. Bildiğim diğer iki kitabının konuları (ansiklopediyi A’dan Z’ye okumak ve bir süre boyunca İncil’e olabildiğince uygun şekilde yaşamak) gibi The Guinea Pig Diaries’in konusu da nasıl hayatını deneyler yığınına çevirdiğiyle ilgili. Farklı olarak, bunda dokuz deneyden söz ediliyor.

Belli bir süre zarfında yapılan deneyleri severim, kendi yaptıklarımdan birkaç tanesini bu blogda paylaştım da zaten, bu nedenle neden bu kitabın dikkatimi çektiğini anlamak güç değil. Diğer yandan, benimkilerin hiçbiri bir ay boyunca George Washington gibi yaşamak ya da bir ay boyunca yalnızca doğruları ve aklıma gelen her şeyi söylemek benzeri şeyler değildi. Jacobs bu konuda beni biraz fazlaca aştı, ayrıca beni daha geniş çaplı, daha zorlu deneylere girişmeye de teşvik etti. 

Kitabın en iyi yanı kısa ve eğlenceli olması; bildiğiniz çerez yani. Jacobs’ın yazım tarzı gereksiz denecek düzeyde samimi, bu da anlattıklarını konudan bağımsız şekilde eğlenceli kılıyor. Bölümler de kısa kısa olunca ara verdiğinizde bir bölüm okuduktan sonra işinize geri dönebiliyorsunuz, o yönden rahat. Ha oturup hepsini tek seferde okumak biraz sıkabilir, orası ayrı. Son üç bölümü birlikte okudum, oradan biliyorum.

Bu arada, Goodreads'e göre yukarıda bahsettiğim iki kitaptan daha fazla kitabı varmış Jacobs'ın. Bunlardan yine benzer içerikli olan diğer üç tanesini de ilk fırsatta okumayı düşünüyorum.

Kitaptaki başlıklar:
My Life as a Beautiful Woman (oğlunun bakıcısına internetten sevgili bulma çabaları. Favorim bu bu arada)
My Outsourced Life (1 ay boyunca tüm hayatını Hindistan’daki asistanlarının yürüttüğü bölüm)
I Think You’re Fat (bir ay boyunca yalnızca doğrular falan filan)
240 Minutes of Fame (bir oyuncunun yerine Oscar ödül törenine katıldığı bölüm)
The Rationality Project (bir ay boyunca mantığı abarttığı bölüm)
The Truth about Nakedness (yazarı olduğu Esquire dergisine verdiği çıplak poz)
What Would George Washington Do? (bir ay boyunca G.W. gibi davrandığı bölüm)
The Unitasker (bir ay boyunca tek seferde tek iş yapmayı abarttığı bölüm)
Whipped (bir ay boyunca karısının her istediğini yaptığı bölüm)

25 Eylül 2015 Cuma

Film/Haber: Sam Smith'in Bond Şarkısı Yayınlandı!


Beklenen gün geldi! Spectre’nin merakla beklediğim tema şarkısı yayınlandı. Daha önce yeni Bond şarkısını ile ilgili yapılan açıklamayı paylaşmıştım. Sam Smith’in bestelediği şarkı 25 Eylül’de çıkacaktı ve o gün geldi sonunda.

Dizi/İnceleme: Limitless S01E01


Limitless

Oyuncular: Jake McDorman, Jennifer Carpenter, Hill Harper
Yayın Tarihi: 22 Eylül 2015

Tür: Dram/Bilimkurgu (diyor IMDb)













Ufacık küçücük minicik spoilerlar içerir.
Limitless, aynı adlı 2011 yapımı, başrolünde Bradley Cooper'ın oynadığı film Limitless'tan uyarlanan bir dizi. IMDb'ye göre ilk bölüm 22 Eylül'de yayınlanmış, bir sonraki 29'unda yayınlanacak.

Konu aynı; sıradan bir hayat süren bir adamın eline bir şekilde (burada bir arkadaşı yoluyla) beynin tüm kapasitesini kullanmasını sağlayacak bir hap (NZT-48) geçer ve adamın hayatı bir anda değişir. Farklı olarak, burada ana karakterimiz Brian Finch (Jake McDorman) yeni kazandığı becerileri FBI'a yardımcı olmak için kullanmaya başlar.

24 Eylül 2015 Perşembe

Oyun/İnceleme: Lego Marvel Super Heroes


Lego Marvel Super Heroes
TT Games, Interactive Entertainment, Warner Bros.


Aslında bu yazının başlığını Ne Oynuyorum yapacaktım; ama hiç oyun incelememiz olmadığını fark edince bununla başlayayım dedim.


Adından da belli olduğu üzere, elimizde Marvel karakterlerinin legolaştırılmış halleriyle oynadığımız bir çeşit aksiyon-macera oyunu. Bu oyunda 150 kadar Marvel karakterini, oyun ilerledikçe açarak, kontrol edebiliyoruz ve hepsinin farklı özelliklerini kullanarak bölümleri tamamlayabiliyoruz.

Film/Haber: Yıldızlarla Dolu The Big Short'tan İlk Fragman!


The Big Short konusu ve yıldız oyuncularıyla önümüzdeki ödül sezonuna tam anlamıyla damga vuracak bir film. Ödül sezonunda en çok konuşacağımız filmlerden biri olan The Big Short’tan ilk fragman da yayınlandı. Hem de muhteşem bir fragman!

22 Eylül 2015 Salı

Film/Haber: Battle of Sexes'de Billie Jean King'i Brie Larson Canlandırabilir !


Birkaç ay önce paylaştığım bir yazımda Bobby Riggs ile Billie Jean King arasında geçen tarihi tenis maçını konu alacak Battle of Sexes’de Bobby Riggs’i Steve Carell’ın, Billie Jean King’i ise Emma Stone’un canlandıracağını yazmıştım. Ancak görünen o ki Emma Stone programındaki yoğunluktan dolayı projeyi bırakmak zorunda kalmış. Stone’un projeden ayrılmasıyla beraber Billie Jean King rolü için en büyük aday olarak Brie Larson gösteriliyor.

20 Eylül 2015 Pazar

Film/İnceleme: The Scorch Trials/Labirent: Alev Deneyleri


The Scorch Trials/Labirent: Alev Deneyleri

Çıkış Tarihi: 18 Eylül 2015

Yönetmen: Wes Ball

Oyuncular: Dylan O'Brien, Kaya Scodelario, Thomas Brodie-Sangster, Giancarlo Esposito...











Nihayet The Scorch Trials/Labirent: Alev Deneyleri çıktı, ben de ilk fırsatta annemle kardeşimi kapıp apar topar izlemeye gittim. 

Kitabı okumamın üstünden epeyce bir geçti, bu nedenle olay örgüsünü çok iyi hatırlamıyorum, haliyle bu filmin kitaba ne kadar uygun olduğu konusunda net bir şey söyleyemiyorum. Diğer yandan, yalnızca film yönünden bakacak olursam, ortaya gerçekten güzel bir şey çıkmış. İlk filmi izledikten sonra diğer filmlerden beklentilerim de epeyce bir yükselmişti, hayal kırıklığına uğramadığımı söyleyebilirim.

19 Eylül 2015 Cumartesi

Spor: 2015 Amerika Açık'tan Sonra


2015 yılındaki Grand Slam’leri New York’taki 2 haftalık müthiş bir Amerika Açık‘ın ardından tamamlamış olduk. Ben de bu sefer turnuvanın sonunda bir değerlendirme yazısı yazayım dedim. Bu yazımda turnuvanın enlerinden ve önemli anlarından biraz bahsetmek istiyorum.

17 Eylül 2015 Perşembe

Müzik/İnceleme: VA - Rock! The Album, Disc 1


Rock! The Album
VA

Çıkış Yılı: 2015

Tür: Ee, rock. Hani. Yani.












Neden bilmiyorum, VA albümlerini bir türlü sevemedim. Bana biraz fazla seçmece geliyorlar, ya albümün tamamını beğeniyorum (ki bu da çok sık olmuyor) çünkü seçen kişinin/kişilerin tarzları benimkiyle birebir oluyor ya da üç beş şarkıyı beğenip gerisini hatırlamıyorum bile. Rock! The Albüm, en azından ilk CD için konuşacak olursam, ilk gruba girenlerden.

Bu albümü katkıda bulunan sanatçılardan hemen hemen hiçbirini bilmeden, yalnızca adı ve kapağı ilgimi çektiği için dinledim. Zaten aşağıdaki şarkı listesi üzerinde yaptığım değişikliklere de bakacak olursanız bilmem çok bir şeyi değiştirmezmiş, zaten çoğunu ya bilmiyormuşum ya da grup adını bir yerde duymanın ötesinde bir ilgim olmamış. Pek çoğu hakkında keşke olsaymış dedim bu albümü dinledikten sonra.

Tek tek tüm şarkılara yorum yapmayacağım; genel olarak şarkıların ve albümdeki sıralamalarının kendini dinleten cinsten olduğunu söyleyebilirim. Şarkıların tümünü beğenmedim ya da yalnızca onu alıp tek başına dinleyeceğimi düşünmedim; ama içlerinden bazılarını çıkarmanın ya da yerlerini değiştirmenin sırayla gidince yakalanan uyumu bozacağını düşünüyorum. Büyük ihtimalle bu albümde bir, belki iki şarkı sileceğim, kalanını tekrar tekrar dinleyebilirim.

Şarkı Listesi (Disc 1 İçin)
01. Alice Cooper - Poison
02. Judas Priest - Breaking The Law
03. Survivor - Eye Of The Tiger
04. Europe - Rock The Night
05. Journey - Any Way You Want It
06. Toto - Hold The Line
07. Bonnie Tyler - Total Eclipse Of The Heart
08. Reo Speedwagon - Take It On The Run
09. Electric Light Orchestra - Ma-Ma-Ma Belle

10. Edgar Winter - Frankenstein
11. Steppenwolf - Someone Told A Lie
12. Cheap Trick - Mighty Wings
13. Autograph - Turn Up The Radio
14. Hanoi Rocks - Up Around The Bend
15. Scandal - The Warrior

16. Warrant - Cherry Pie
17. Quiet Riot - Metal Health (Bang Your Head)
18. Krokus - Stayed Awake All Night
19. The Outfield - Your Love 

[Koyu yazılan yerler daha önce hiç duymadığım gruplar/müzisyenler/şarkılar, üstü çizili olanlar da bu albümde dinleyip beğenmediklerim.]

15 Eylül 2015 Salı

Müzik/İnceleme: Five Finger Death Punch - Got Your Six


Five Finger Death Punch
Got Your Six

Çıkış Tarihi: 4 Eylül 2015

Spotify | YouTube | iTunes













Bu, dinlemeyi uzun zamandır ve beklediğim bir albümdü. Son birkaç haftadır, hatta aydır uğraştığım taşınma ve benzeri işlerden dolayı müzik dinlemek dahil neredeyse hiçbir şey yapma fırsatım olmuyor, o yüzden albüm çıkalı beri geçen on günden beri bir fırsatım olsa da dinleyebilsem diye bekliyorum. 

Got Your Six, tam bir Five Finger Death Punch albümü olmuş. Albümde sevmediğim şarkı zaten yok, dikkatimi çekenlerse Jekyll and Hyde'dan başlayarak yığınla. Genel olarak sert bir albüm havası çiziyor, bayıldığım albüm kapağından da görebileceğiniz üzere; ama şarkıların kendisi genel olarak daha farklı tonlarla değişiyor (bakınız Question Everything ya da Diggin' My Own Grave). Şarkıların en kulağa arada kaynayabilir gibi geleni bile ya başlangıcıyla ya da ani bir değişimle sizi çekiyor. Henüz tüm FFDP albümlerini dinlemedim; ama şu ana dek dinlediklerim arasında en sevdiğimin bu olması fazlasıyla mümkün.

Bu albümdeki favori şarkılarım Jekyll and Hyde (2), Ain't My Last Dance (3), My Nemesis (5), Question Everything (7), Hell to Pay (8), This is My War (13; Deluxe albümde), I Apologize (14; Deluxe albümde) olmakla birlikte, bütün albümü baştan sona ve tercihen birkaç kez dinlemenizi fazlasıyla öneririm.

14 Eylül 2015 Pazartesi

Spor: 2015 Amerika Açık 14. Günün Ardından



Turnuvanın 14. ve son günü erkekler finali günüydü. Tenisin zirvesindeki iki ismin karşı karşıya geleceği dev bir final vardı. Ancak yağmur nedeniyle bu dev final tam 3 saat geç başlayabildi. Sezonun son Grand Slam’inde finalde iki yaşayan efsane, dünya 1 numarası Novak Djokovic ile dünya 2 numarası Roger Federer karşı karşıyaydı. Djokovic-Federer rekabeti kuşkusuz ki tenis tarihinin en özel rekabetlerinden biri. Bu final maçı ise bu müthiş ikilinin 42. karşılaşmasıydı ve bu maçta da ikilinin diğer maçlarında olduğu gibi tenise dair her şey vardı. Uzun ve heyecanlı ralliler, inanılmaz vuruşlar ve sonuna kadar devam eden bir çekişme vardı. İki büyük şampiyon, iki büyük savaşçı sayesinde yılın son Grand Slam’i müthiş bir maç ile tamamlanmış oldu.

13 Eylül 2015 Pazar

Spor: 2015 Amerika Açık 13. Günün Ardından



Turnuvanın 13. gününde kadınlarda final maçı vardı ve müthiş bir final oldu. İki İtalyan’ı, iki çok yakın arkadaşı yani 33 yaşındaki Flavia Pennetta ile 32 yaşındaki Roberta Vinci’yi karşı karşıya getiren bu tarihi final gerçekten görülmeye değerdi. Güzel bir tenis, zaman zaman çekişme ve heyecanlı puanlar vardı bu final maçında. İtalyan derbisi de diyebileceğimiz bu maçın kazananı ilk İtalyan Amerika Açık şampiyonu olarak tarihe geçecekti. Ancak son yılların en beklenmedik Grand Slam finaliyle ilgili en güzel şey maç sonrası olanlardı.

Manga/İnceleme: Defense Devil, Vol.1


Defense Devil #1
Youn In-Wan
Yang Kyung-il

Basım Yılı: 2009

Goodreads Puanı: 4.06/5
Benim Puanım: 3/5











Defense Devil, uzun zamandır okuduğum en ilginç konulu manga. Ana karakterimiz Kucabara, iblis dünyasından sürülmüş bir iblis, yardımcısı Bichula da onunla birlikte sürülen bir ejderha. İkili Kucabara'dan çıkan bir fikirle, yeniden iblis dünyasında dönmelerine yetecek kadar karanlık madde toplamak için cehenneme gidecek suçluların avukatlığını yapma işine soyunuyorlar.

Henüz ilk yedi bölümü okuduğum için söyleyebileceğim çok bir şey yok. Şu ana kadar bölüm içi kurgular beni çok cezbetmedi, suçların değerlendirilmesi fazla tahmin edilebilir gidiyor, 3/5 vermemin nedeni bu; ama genel kurgunun gördüğüm kadarı olaylar ilerledikçe ortaya cidden iyi bir şey çıkacağına işaret ediyor. Kucabara'nın tam olarak neden sürüldüğü bir soru, ortaya yeni yeni çıkan karakterlerin olayının ne olduğu başka bir soru, karanlık maddenin tam işlevinin ne olduğu hepten başka bir soru... Merak ettiğim o kadar çok şey var ki. Daha yedinci bölüme gelmeden bütün bölümleri indiriverdim, ilk fırsatta temizleyeceğim.

Karakterler hakkında bir şey söylemeyeceğim; ama Kucabara'dan büyük beklentilerim var. Bu çocuk büyük adam olur, ben size onu söyleyeyim. Bichula'yı hiç sevemedim, orası ayrı; ama Kucabara olur yani.

Özetle, gidin okuyun bence. Ben öyle yapacağım.

12 Eylül 2015 Cumartesi

Spor: 2015 Amerika Açık 12. Günün Ardından



Turnuvanın 12. gününde şu ana kadarki en büyük sürpriz yaşandı. Bu sürprize turnuva tarihinin hatta tenis tarihinin en büyük sürprizlerinden biri bile diyebiliriz. Turnuvaya 2015’in ilk üç Grand Slam’ini (Avustralya Açık, Roland Garros, Wimbledon) kazanarak gelen ve Amerika Açık’ı da kazanıp “Takvim Grand Slam’i” (True Grand Slam) yapmak isteyen Serena Williams, yarı finalde turnuvaya (hiç beklenmedik bir şekilde) veda etti. Herkes Serena’nın şampiyon olup “Takvim Grand Slam’i” yapmasını beklerken yarı finalde karşısına kariyerinin en iyi tenisini oynayan, inanılmaz bir Roberta Vinci vardı.

Kitap/İnceleme: Thoughtful - S.C. Stephens


Thoughtful
Thoughtless #1.5
S.C. Stephens

Basım Yılı: 2015

Goodreads Puanı: 4.23/5
Benim Puanım: 3/5










Evet, farkındayım, ikisi de aynı hikayeyi anlattığı halde Thoughtless'a verdiğim puan ve Thoughtful'a verdiğim puan arasında çok ciddi bir fark var. Bunun temel sebebi, tahmin edeceğiniz üzere, erkek bakış açısına olan zaafım. Diğeriyse Kellan Kyle.

11 Eylül 2015 Cuma

Film/Haber: Christopher Nolan'ın Yeni Filminin Vizyon Tarihi Belli Oldu !



En sevdiğim yönetmenlerden biri olan Christopher Nolan’ı son yılların en başarılı yönetmenlerinden biri olarak sayabiliriz artık. Dark Knight üçlemesi ve Inception gibi büyük başarı yakalamış filmlerin arkasında olan İngiliz yönetmen; ayrıca Memento, Prestij ve Insomnia gibi filmlerin de yönetmenliğini yapmıştı. Yönettiği en son film olan, yaklaşık bir sene kadar önce vizyona giren ve senaryosunu kardeşi Jonathan Nolan ile yazdığı Interstellar’dan beri ise sessizliğe bürünmüştü. Ancak yavaş yavaş Nolan’ın yeni projeleriyle ilgili gelişmeler gelmeye başlıyor.

Spor: 2015 Amerika Açık 11. Günün Ardından

Dün yani turnuvanın 11. gününde kadınlar yarı finalleri oynanacaktı ancak yağmur nedeniyle o maçlar bugüne ertelendi. Böylece teklerdeki tüm yarı finaller bugün oynanmış olacak. Bugünün (müthiş) programı ise sırasıyla şöyle:

10 Eylül 2015 Perşembe

Spor: 2015 Amerika Açık 10. Günün Ardından


Turnuvanın 1. Gününde son çeyrek finaller vardı. Dünya 2 numarası Roger Federer’in rakibi müthiş bir form yakalamış olan Fransız Richard Gasquet’di. Ekselansları, bu turnuvada kariyerinin en iyi performanslarından birini gösteren Gasquet karşısında müthiş bir oyun oynadı. Rakibine kurduğu üstünlüğü maçın başından sonuna devam ettiren Federer, maçı 6-3 6-3 6-1’lik setlerle kazanarak çok rahat bir şekilde yarı finale yükseldi.

9 Eylül 2015 Çarşamba

Spor: 2015 Amerika Açık 9. Günün Ardından


Turnuvanın 9. Gününde teniste son 20 yıla damga vurmuş, hatta tenis tarihi değiştirmiş iki muhteşem sporcu karşı karşıya geldi. İkisinin de benzer bir oyunu vardı: çok iyi servisler, güçlü ve agresif vuruşlar. Bu iki müthiş tenisçi arasında çok uzun zamandır devam eden bir rekabet de vardı. Bahsettiğim bu iki müthiş sporcu Serena Williams ile Venus Williams. Bu ikili bazen rakip, bazen takım arkadaşı olsalar da her şeyden önce kardeşler. İşte bu rekabetin bu kadar özel olmasını sağlayan da bu olsa gerek.

8 Eylül 2015 Salı

Film/Haber: Yeni Bond Şarkısını Kimin Söyleyeceği Belli Oldu!!


Her zamanki gibi yeni Bond filmi çıkacağını açıklandığında filmle ilgili merakla beklenen çok şey vardı. Kim kötü adam olacak, kim Bond kadını olacak gibi sorular çok sorulmuştu. Bunların cevabını öğrenmiştik, önceki bir yazımdan bunlara siz de ulaşabilirsiniz. Ancak şu kesin ki yeni film Spectre için en az bu sorular kadar cevabı beklenen bir soru daha vardı. Bu soru da Bond şarkısını kimin söyleyeceğiydi. Ve bugün bu sorunun cevabını da öğrendik: Sam Smith 

Spor: 2015 Amerika Açık 8. Günün Ardından


Turnuvanın ikinci haftası bir şok sonuç ile başladı. Senenin en iyi oyuncularından biri olan dünya 3 numarası Andy Murray, dördüncü turda karşılaştığı Kevin Anderson’a direnemeyerek turnuvaya erken sayılabilecek şekilde veda etti. Turnuvanın bu seneki en uzun maçlarından biri olan bu maçı 7-6 6-3 6-7 7-6’lik dört sette kazanan Anderson, 4 saat 18 dakikanın ardından daha önce burada şampiyonluk yaşamış olan Murray’i turnuvanın dışına itti. Büyük servisleri ve iyi oyunuyla Anderson, bu çok önemli galibiyetin ardından kariyerinde ilk defa bir Grand Slam’de çeyrek finale yükseldi. Anderson bu sene Wimbledon’da da dünya 1 numarası Novak Djokovic’i elemeye çok yaklaşmıştı.

7 Eylül 2015 Pazartesi

Dizi/İnceleme: The Lottery, S01E03-10


The Lottery

Yönetmen: Danny Cannon
Oyuncular: Marley Shelton, Michael Graziadei, Athena Karkanis

Yayın Tarihi: 20 Temmuz 2014


Tür: Bilimkurgu









Başlamayı düşünenler için uyarı: Bu dizi 10. bölümün ardından yayından kaldırılmış. (Kaynak)
Normalde The Lottery'yi televizyondan takip etmeye çalışıyordum; ama çeşitli nedenlerle 3. ve 4. bölümlerini kaçırmıştım. Bugünün pazar olduğu (bu yazıyı yazmaya dün başladım da şimdi anlatacağım nedenle zamanında bitmedi, çaktırmayın) aklıma gelince dedim o ikisini internetten izleyeyim, 5. bölümü de televizyondan takip ederim.

Spor: 2015 Amerika Açık 7. Günün Ardından


Turnuvanın 7. gününde Serena Williams şu ana kadarki belki de en zorlu rakibi ile karşılaştı. Şu anda turda bulunan en yetenekli genç oyuncularından biri olan Madison Keys ile turnuvanın dördüncü turunda karşılaşan Serena, kesinlikle turnuvadaki en net maçını oynadı. Maç boyunca çok kararlı görünen Serena, çok iyi bir oyun ortaya koydu. Keys ise kendisinden beklenen kadar iyi bir maç çıkarmadı. 20 yaşındaki vatandaşı karşında ilk seti 6-3 ile alan Serena, ikinci sette de tam Keys çok iyi oynamaya başlamışken servis kırdı ve avantajı yakaladı. İkinci seti de 6-3 ile alan Serena, turnuvada oynadığı en iyi maçının ardından çeyrek finale yükseldi.

6 Eylül 2015 Pazar

Spor: 2015 Amerika Açık 6. Günün Ardından


6. günde turnuvanın en güzel, en çekişmeli ve en heyecanlı maçlarından biri vardı. Victoria Azarenka ve Angelique Kerber gibi çok yetenekli iki ismi karşı karşıya getiren bu müthiş maçta tenise dair herşey vardı neredeyse. Victoria Azarenka’nın maç boyunca çok, çok kaliteli vuruşları vardı. Angelique Kerber’in ise inanılmaz bir savunması vardı. Hani klasik bir Nadal savunması vardır ya attığınız topların neredeyse hepsi çok güçlü bir şekilde geri döner. İşte tam olarak öyle bir savunması vardı Kerber’in bu maçta. Hatta ben çokça “Yok artık” veya “Bu kadar da olmaz” dediğim Kerber için, işte o kadar iyiydi dün Kerber. Victoria Azarenka’nın ise ondan aşağı kalır yanı yoktu kesinlikle. Azarenka ilk sette 5-2 geriye düşmüştü. Sonrasında ise müthiş bir savaş vererek üst üste 5 oyun kazanıp seti 7-5 ile bitirmeyi başarmış ve böylece ilk seti hanesine yazdırmıştı Vika. İkinci sette yine 5-2 öne geçmeyi başaran Kerber, bu sefer Azarenka’nın geri dönmesine izin vermedi. Seti 6-2 ile alan Kerber’in set puanındaki müthiş dropshot’ı ise kesinlikle görülmeye değerdi. Üçüncü ve final setinde ise uzun ralliler ve çok çekişmeli oyunlar vardı. Final setinde avantajı yakalayan Azarenka, rakibinin servisinde maç puanları yakaladı ancak Kerber tam 5 tane maç puanı çevirmeyi başardı. Bir sonraki oyunda servis atan Azaranka’ydı ve kendi oyununu sıfıra karşı alan Vika, seti 6-4 kazanmayı başardı. İki tenisçinin toplam 100 winner’a ulaştığı bu muhteşem maçı kazanan Azarenka, Kerber ile oynadığı beşinci maçtan da galibiyet ile ayrılarak dördüncü tura yükseldi.

5 Eylül 2015 Cumartesi

Spor: 2015 Amerika Açık 5. Günün Ardından


Günün merakla beklenen karşılaşmalarından biri Venus Williams-Belinda Bencic mücadelesiydi. Tenisin yaşayan efsanelerinden ve 17 Amerika Açık’ını oynayan Venus Williams, geleceğin yıldız adaylarından 18 yaşındaki Belinda Bencic karşısında eskilerden kesitler sundu diyebiliriz. Genç oyuncu karşısında tam anlamıyla müthiş bir oyun çıkaran Venus, özellikle birinci sette rakibine büyük bir üstünlük kurmayı başardı. İlk seti 6-3 ile zorlanmadan alan Venus, ikinci sette 4-1 geriye düşmüştü. İkinci set artık Bencic’e gidecek gibi görünmüştü. Ancak Venus sette geri döndü ve yine rakibine üstünlük kurarak bu seti de 6-4 ile kazandı. Ağustos ayının en iyi oyuncusu seçilen Bencic’in bir adım önde gibi görüldüğü bu maçı kazanıp dördüncü tura yükselen Venus Williams, 2010 yılından beri ilk defa turnuvada üçüncü turu geçmiş oldu. Bu maçın bir diğer anlamı da turnuvada kalan oyunculardan en yaşlısıyla en gencinin karşılaşması oldu.

4 Eylül 2015 Cuma

Spor: 2015 Amerika Açık 4. Günün Ardından


Turnuvanın dördüncü gününde turnuva tarihine geçen bir maç vardı. 2015 Wimbledon finalisti, 9 numaralı seribaşı Garbine Muguruza ile dünya 97 numarası Johanna Konta arasındaki müthiş mücadele tam 3 saat 23 dakika sürerek Amerika Açık tarihine en uzun kadınlar maçı olarak geçti. Bu maraton maç çok yüksek sıcaklık ve nem de oynandı ve çok güzel bir mücadeleye de sahne oldu. Tie-break’e giden ilk seti alan Konta olmuştu. İkinci seti ise yine tie-break’le alan Muguruza oldu ve maç final setine uzadı. Final seti ise ilk iki setteki kadar başa baş gitmedi ve final setinde rakibine üstünlük kurmayı başaran Konta oldu. Son seti 6-2 ile kazanan Konta, seribaşlarından biri olan Muguruza’yı turnuvanın dışına itmeyi başararak bir üst tura yükseldi.

3 Eylül 2015 Perşembe

Spor: 2015 Amerika Açık 3. Günün Ardından

 

Turnuvanın en büyük sürprizlerinden biri ise Amerikalı Bob Bryan-Mike Bryan kardeşlerin turnuvanın daha ilk turunda elenmesi oldu. Tüm zamanların en iyi çiftlerinden olan ve kazanmadıkları kupa kalmayan Bryan kardeşler, şu anda dünya klasmanında 1 numaradalar. Turnuvanın ilk turunda vatandaşları olan Sam Querrey-Steve Johnson ikilisiyle karşılaşan Bryan kardeşler, karşılaşmayı 6-7, 7-5 ve 3-6'lık setlerle kaybettiler. Bu sonuç Bryan kardeşlerin 10 yılın ardından ilk kez bir sezonu Grand Slam şampiyonluğu olmadan kaybetmeleri anlamına da geliyor. Kariyerlerinde kazandıkları 11 şampiyonluğun 16’sı Grand Slam şampiyonluğu olan Bryan kardeşlerin bir de 2012 Londra Olimpiyat’larından da altın madalyası vardı.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Spor: 2015 Amerika Açık 2. Günün Ardından


Turnuvanın ikinci günü Roger Federer korttaydı. Ekselansları’nın rakibi geçen sene Shanghai’da karşılaştığı ve karşısında 5 maç puanı çevirmesi gereken Leonardo Mayer’di. Shanghai’daki son maçlarında çok zorlanmış olan Federer, bu sefer çok rahattı. Maç boyunca neredeyse kusursuz oynayan Ekselansları, maçı 6-1 6-2 6-2’lik setlerle kazanarak adını bir üst tura yazdırdı. Rakibine sadece 5 oyun bırakan Federer’in toplamda 11 ace ve 29 winner’ı vardı maçta. Böylece Federer zorlu bir rakip karşısında sergilediği kusursuz performansla turnuvaya müthiş bir başlangıç yapmış oldu.

1 Eylül 2015 Salı

Kitap/İnceleme: Thoughtless - S.C. Stephens


Thoughtless
Thoughtless #1
S.C. Stephens

Goodreads Puanı: 4.16/5
Benim Puanım: 1/5













Thoughtful'un (#1.5) incelemesi için.

Buradan sonrası spoilerdan ibaret dahi olabilir, benden söylemesi.
Uzuuuun bir aranın ardından yazmaya geri döndüm ahali (gittiğim fark edilmediyse ne bozulurum ama). Muhteşem olması planlanan dönüşümü muhteşem, olağanüstü, bayılarak okuduğum bir kitapla yapmak istiyordum; ama onun yerine inanılmaz derecede kötü bir tane geçti elime. Neyse artık.

Şimdi, spoilersız hikaye şu: Ana karakterimiz Kiera, kendisinden iki yaş büyük, üniversite mezunu sevgilisinin (Denny) peşinden ülkenin diğer tarafına taşınıyor. Planda Denny muhteşem bir yerde stajını yaparken kendisi de okulunu tamamlayacak. Taşındıkları yer, Denny'nin en yakın arkadaşının evi. Sözü geçen en yakın arkadaş da kitapta öve öve bitirilemeyen biri. Denny 'güzel' olarak tanımlanıyor, Kellan şöyle ateşli, böyle seksi, öyle dayanılmaz... Kitabın kurgusunun nereye gittiği açık tabii.

Spor: 2015 Amerika Açık 1. Günün Ardından


Amerika Açık’ta sürprizlerle dolu bir ilk gün sona erdi. Heyecanlı ve çekişmeli maçlar olduğu gibi beklenmeyen sonuçlar da vardı. Günün en büyük sürprizi ise gizli favorilerden biri olan geçen senenin finalisti Kei Nishikori’nin elenmesi oldu. Nishikori’nin ilk tur eşleşmesi çok kolay olmasa da elenmesi tahmin edilmiyordu. Fransız Benoit Paire ile karşılaşan Japon yıldız Nishikori çekişmeli geçen 5 setlik maçta turnuvaya veda eden isim oldu. Nishikori’yi 6-4 3-6 4-6 7-6(6) 6-4 ile geçen dünya 41 numarası Paire ise kariyerinin en önemli galibiyetlerinden birini elde etmiş oldu.