20 Eylül 2015 Pazar

Film/İnceleme: The Scorch Trials/Labirent: Alev Deneyleri


The Scorch Trials/Labirent: Alev Deneyleri

Çıkış Tarihi: 18 Eylül 2015

Yönetmen: Wes Ball

Oyuncular: Dylan O'Brien, Kaya Scodelario, Thomas Brodie-Sangster, Giancarlo Esposito...











Nihayet The Scorch Trials/Labirent: Alev Deneyleri çıktı, ben de ilk fırsatta annemle kardeşimi kapıp apar topar izlemeye gittim. 

Kitabı okumamın üstünden epeyce bir geçti, bu nedenle olay örgüsünü çok iyi hatırlamıyorum, haliyle bu filmin kitaba ne kadar uygun olduğu konusunda net bir şey söyleyemiyorum. Diğer yandan, yalnızca film yönünden bakacak olursam, ortaya gerçekten güzel bir şey çıkmış. İlk filmi izledikten sonra diğer filmlerden beklentilerim de epeyce bir yükselmişti, hayal kırıklığına uğramadığımı söyleyebilirim.

Filmle ilgili en iyi şey, hiç şüphesiz o delilerdi. Kitabı okurken aklımda canlananlara kıyasla bunlar daha çok zombi gibiydi, bu yönüyle Alev Deneyleri tırsarak izlediğim (ve bazı yerlerde gözlerimi kapattığım ya da yere diktiğim) filmler arasına girdi. Delilerin aniden bir yerden çıkması ya da karakterlerin (ve 3D sağolsun, benim) üzerine atlaması gibi sahneler de az değildi, bu sayede/bu yüzden deliler uzunca bir süre aklımdan çıkmayacak yaratıklar arasına girdiler.

Delilerin hemen ardındansa aslında ikinci bir madde haline getirmeyip onlarla ilişkilendirebileceğim aksiyon geliyor. Hız neredeyse hiç kesilmedi; sürekli bir kaçış, bir koşturmaca, ölen/yaralanan/hastalanan birileri, yıkılan binalar, patlayan ıvır zıvır... Bir de bunların bize sunulduğu ortam var tabii; genel olarak kıyafetler, sahneler, yaralar o kadar gerçekçi duruyordu ki aksiyon abartılı gelmedi izlerken. (Karşımıza arada bir çıkan fazla iyi giyimli, makyajı işini bilen birilerinin elinden çıkmış kaçakları görmezden gelerek söylüyorum bunu elbette.)

Kitabı hatırladığım kadarıyla konuşacak olursam, genel olarak filmin kitabından çok daha iyi olduğunu hissettim. Karakterlerin neyi neden yaptıklarını filmde çok daha iyi oturtabildim, hepsinin mantık yürütme yollarını takip etmek daha kolay oldu. Ha karakterlerin kendilerine yakın olmak kitapta daha rahattı benim için; ama filmi izlerken sevmediğim karakterlere iyice uyuz olmayı başardım, bunu bir artı sayıyorum.

İnternetim hâlâ olmadığı ve bu yazıyı da ancak mail yoluyla, telefonun yavaş internetinden yararlanarak, yaklaşık yirmi dakikalık bir çabanın ardından gönderebildiğim için filmden görseller sunamıyorum, elime bir bilgisayar geçirebildiğimde bu eksiği kapatma planlarım var. Artık bakacağız.

Özetle, kitapları okuduysanız ya da ilk filmi izlediyseniz gidip izleyin. Ben izlemekten keyif aldım. Yalnız, benim yaptığım hatayı yapıp yanlışlıkla dublajlısına girmeyin, Newt'ın aksanını aınası şekilde yitirmesine tanık olmayın. Ben uyarayım da. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder