5 Haziran 2015 Cuma

Kitap/İnceleme: Passion Unleashed - Larissa Ione


Passion Unleashed
Demonica #3
Larissa Ione

Orijinal Basım Yılı: 2009

Goodreads Puanı: 4.34/5
Benim Puanım: 1/5



İkinci kitabın incelemesi için.

Üç kardeş içinde hakkında daha fazla şey öğrenmeyi en çok istediğim karakter Wraith'ti. İlk kitabı okurken bunu fark etmemiştim gerçi, ikinci kitapta Shade'in hikayesini okuduğum sırada fark ettim Wraith'in daha fazla bölümü olmasını istediğimi, haliyle ikinci kitap bittikten hemen sonra üçüncü kitaba başlamam gayet beklenen bir şeydi. Beklenmeyen şey, uğradığım hayal kırıklığı oldu.
Wraith rolled his eyes. If there was anything he hated more than cryptic shit, it was fate shit.
Şimdi, OOC diye bir terim var. Açılımı Out of Character, kitaptaki karakterlerin daha önceden yazılan kişiliklerine aykırı düşen davranışlarda bulunmaları (aşırı zıtlıklardan söz ediyorum, karakterin değişimi şeklinde yorumlanabilecek ufak tefek değişikliklerden değil) durumunda kullanılıyor. Kitap boyunca aklımda yankılandı desem yeri. Yazar Wraith'in aslında göründüğü kadar umursamaz ve kötü biri olmadığını, dışarıdan belli etmese de aslında kocaman bir kalbi olduğunu filan göstermeye çalışmış okuyucuya da olmamış yani. Yazarın her kitabın sonunda ana karakterleri birleştirmek gibi bir huyu var, yani aslında ne olacağını zaten biliyorduk; ama bu kadar çabuk, ani ve saçma bir şekilde olmasını da beklemiyordum.

Serena salak bir kız. Bayağı. İlk üç kitabın ana kadın karakterlerini (Gem hariç, onu nereye koyacağıma henüz karar veremedim) kıyaslayacak olursam Runa > Tayla > Serena derim, o kadar kötü yani. Onu özel kılan o şey olmasa (spoiler vermeyeceğim, spoiler vermeyeceğiiiiiim) kızı bu salaklığı öldürürmüş, o derece. Kendini bu kadar saçma şekillerle ve gereksiz nedenlerle tehlikeye atan çok az kadın karakter gördüm. Zaten daha karakterle tanıştığımız ilk sahnelerde görüyoruz kızın aptalın teki olduğunu, son sahnelerde de büyük bir değişim olmuyor. (Daha açık konuşmam gerekirse, evet, Serena'dan nefret ettim)

Olay örgülerini sıraladığımda da en kötüsü bu çıkıyor. Hani Pleasure Unbound ilk kitaptı, onun kötü olmak için bir gerekçesi var yani, kadının ilk kitabı sonuçta. Bu? BU? Bunun berbatlığı konusunda herhangi bir mazeret kabul etmiyorum. Bütün kitapta yalnızca o dördüncü bebekle ilgili sahneyi sevdim, o kadar. Kalanını zerre umursamıyorum. Serinin kalanını da okumayacağım. Buraya kadarmış yani.
"My mom used to say that a man who hates cats is insecure, but a man who likes them is one worth keeping. If he can appreciate a cat, he can appreciate a strong, independent woman."
Özetle, HAYIR. 1/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder