6 Haziran 2015 Cumartesi

Kitap/İnceleme: End of Days - Susan Ee


End of Days
Penryn and the End of Days #3
Susan Ee

Orijinal Basım Yılı: 2015

Goodreads Puanı: 4.20/5
Benim Puanım: 3/5









(İki inceleme de eski blogdan, yayınlanma tarihleriyle birlikte olduğu gibi aktarılmıştır, bu nedenle artık geçersiz olan bilgiler içerebilirler.)

Buradan sonrası spoilerdan ibaret dahi olabilir, benden söylemesi.
Lafı dolandırmaya gerek yok, kitabı sevmedim.

Bu incelemeyi yazmaya başlamadan önce oturup eski incelemeleri aktardım. İkisinde de sonraki kitaplarda olmasını istediğim/beklediğim/umduğum şeylerden, neleri sevip neleri sevmediğimden söz etmiştim. Susan Ee, sevmediğim her şeyi alıp bu kitaba tıkmış, sonra da bir ton aksiyon tıkmış, ortaya bu çıkmış. Penryn ve Raffe'nin hikayesi böyle bitmemeliydi. (Tabii bu sonraki kitapları okumayacağım anlamına gelmiyor.)
“Just this once,” he says almost more to himself than to me. “Just one moment.”
Şimdi, kitabın sorunları.

Problem 1: Mutlu son yazmak için bu kadar kasıp arada kitabı da heba etmenin alemi neydi?

Problem 2: Penryn'in (ve bizim) günahı(mız) neydi de onu alıp ilk iki kitaptaki zeki, hırslı, aklı başında karakterden Raffe Raffe diye dolanan hormon kavanozuna dönüştürdün? Hayır niye yani? Amaç neydi?

Problem 3: Kitabın sonunda Raffe kanatlarını kaybetmemeliydi ve Penryn'le Raffe ayrı dünyaların varlıkları olarak kalmalıydı. Mutsuz son yazacaksan bunu yazacaksın. Adam üç kitap boyunca kendini paraladı kanatlarını geri almak için, şimdi de varsın kar beyazı kanatlarım olmasın, benim Penryn'im var modunda dolanıyor. Koskoca başmeleksin sen, insan biraz ağır olur. Yok ama.

Problem 4: Kitapta sıfır duygu var. Sırf aşktan söz etmiyorum. Bakın, Blood Hunt başlamak üzere. İnsanlığın sonu daha önce gelmediyse de bu kez kesin gelecek. Bu net bir şey yani. Milletin bir kısmı kendini kurtarmak için kaçmış, kalan kısım da meleklerle savaşmak için kıyıya akın etmiş. Tam bir savaş alanından söz ediyoruz yani. Böyle bir durumda insanların birkaç çığlıktan, bağırışmadan fazlasını yapmasını, Penryn'in hissettiği korkunun yalnızca yüzünün mavileşmesinden fazlasıyla anlatılmasını bekliyor insan. Ama o da yok.

Problem 5: Beliel ölmemeliydi.

İnce detaylara girsem daha neler var da listelemeye utanıyorum resmen. "Daha iyisi olabilirdi" bu kitabın ne kadar zayıf kaldığını tarif etmeye yetmiyor. Bu seri bunu hak etmiyordu. Gül gibi kitaplara yazık oldu resmen. Bir de bir buçuk sene bekledik yani, insaf.
Someone has sprayed graffiti on the ceiling. A crude knight stands alone with his sword drawn against a fire-breathing dragon that is ten times his size. The dragon's tail disappears into darkness where the window light fades deep into the store. Beside the knight are the words “Where Have All the Heroes Gone?”
It looks to me like the artist thought the knight didn’t stand a chance against the dragon.
I know just how he feels.
Bu kadar sayıp sövdüm de, 344 sayfada bir tane bile iyi bir şey yok muydu? Vardı.

İyi Şey 1: Sonunda Penryn ve Raffe birlikteler. Nihayet yani. Bunun kadar sönük bir şekilde olmamasını tercih ederdim, tabii.

İyi Şey 2: Melekler gittiiii. Sanırım yani. Eğer Susan Ee dördüncü kitapta meleklere yine dünyayı işgal ettirmezse gittiler yani.

İyi Şey 3: Mutlu son. Ben bundan memnun olmayabilirim; ama sonuçta mutlu son yani. İyi bir şey olması gerekiyor.

“If I were I human, I'd plow the nicest farm for you.”
***
“So if it’s not a pig farm that you want, what is it?” he asks.
I swallow. “How about a safe place to live where we don’t have to scrounge for food or fight for it?”
“It’s yours.”
“That’s it? All I have to do is ask?”
“No. There’s a price for everything.”
“I knew it. What is it?”
“Me.”
Özetle, memnun değilim. I-ıh. Yazar artık ne yazmayı planlıyor dördüncü kitapta bilmiyorum; ama bir şekilde telafi etmesini bekliyorum bu kitabı. Etmeli yani. Keşke okumasaydım diyecek seviyedeyim şu an, o kadar mutsuzum. 3/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder