18 Nisan 2015 Cumartesi

Kitap/İnceleme: Prodigy/Deha - Marie Lu


Prodigy/Deha
Legend #2
Marie Lu

Yayınevi: Pegasus
Orijinal Basım Yılı: 2013
Çeviri Basım Yılı: 2014

Goodreads Puanı: 4.19/5
Benim Puanım: 4/5







Buradan sonrası spoilerdan ibaret dahi olabilir, benden söylemesi.
Bu seriye devam etmeyi çok uzun zamandır planlıyordum. E-kitaplar elimde (çünkü şuradan hatırlayacağınız üzere, ilk kitabı çevirilerini bekleyecek ya da hardcover'larını alacak kadar çok sevmemiştim), bir ara okurum deyip duruyordum, en son geçtiğimiz haftalarda son kitabın çevirisinin (Champion/Şampiyon, Pegasus Yayınları'ndan çıktı) de çıkmasıyla birlikte dedim hadi artık, şimdi okumazsam daha da okumam. Başladım.

I turn even more flustered when I remember that I have actually pistol-whipped him in the face before. Romantic.
- June
Prodigy/Deha, pek çok yönden Legend/Efsane'den çok daha iyiydi. Detaylı bir kıyaslama yapamam, ilk kitabı okumamın üstünden çok geçti ve elimde bana ilk kitabı hatırlatacak yalnızca o sırada yazdığım inceleme var; ama genel hatlarıyla hatırladıklarım üzerinden gidersek bunu okumaktan çok daha keyif aldığımı söylemeliyim.



Bir kez, Legend/Efsane'deki gereksiz abartılmış aşk hikayesi bunda o kadar baskın değil. Bu o kısmı tamamen göz ardı etmişler demek değil, klasik bir Genç Yetişkin romanı olarak yer yer göz devirten, yer yer gülümseten romantik sahnelere bunda da rastlıyoruz; ama işin siyasi kısmı ve dünya tasarımı, ki ilk kitapta dünyaya dair neredeyse hiçbir şey görmemiştik, her şey Republic of America'da geçiyordu, çok daha ön planda olduğu için romantizm daha arka planda, daha çok karakterler arası hikayeye renk katmak üzere orada bulunuyor gibi duruyor. Böylesi çok daha iyi.

Buna ek olarak, karakterler de ilk kitaba göre çok daha çeşitli; en azından hatırladığım kadarıyla. Thomas gibi bazı karakterlerin olaylarını az çok hatırlasam da çoğunu unutmuşum, hatırlamam için biraz zaman geçmesi gerekti; ama o ilk bocalama anından sonra dünyaya beklediğimden daha bile rahat bir şekilde girdim yeniden. (Favori karakterim hâlâ Metias olsa da Kaede de listeye girdi bu arada. Biliyorum, muhteşem zamanlama.)

Kitapta anlatılan dünyaya geri dönecek olursak, siyasi düzenin yalnızca "Amerika dağıldı, şimdi Republic ve Colonies savaşıyor"un ötesinde olmasına bayıldım. Bu konuda en sevdiğim şey (üçüncü kitaptan çok küçük bir spoiler içerebilir, yazarın bu bilgiyi hangi kitapta verdiğini hatırlamıyorum) sonunda birinin kalkıp Antarktika'yı da ciddiye alması (uyarı sonu). Genç Yetişkin distopyalarında çoğunlukla Amerika ve Avrupa hakkında pek çok şey görsek de diğer ülkeler büyük ölçüde ya yok sayılıyor ya da şöyle bir geçiliyor, bu seride ise olaya dahiller. Tamam, yine çok büyük detaylarla değil; ama hiç yoktan iyidir dememe yetecek seviyede.

I've never thought of describing her beauty as delicate, because delicate just isn't a word that fits June... but here, now that she's sick, I realize just how fragile she can be.
- Day

İncelemeyi baştan okuduğumda aslında bizzat Prodigy/Deha'daki olaylar hakkında çok fazla şey söylemediğimi fark ettim. Bunun temel sebebi olayların aklımda özellikle bir yer edin(e)memesi sanırım. Kitabın çoğu Republic mi haklı, Patriots mı haklı, yoksa Colonies mi haklı, ay ne yapsak, hadi gidip şunu destekleyelim, bunu yıkalım, oha şu bizden değil miymiş, ihanete uğradık, acaba June hâlâ Republic'e mi sadık, ne yapsak ne yapsak şeklinde ilerliyor; evet aksiyon ve olaylar çok ama özellikle akılda kalıcı bir sahne yok. Yazar karakterleri birbirine güzel bir şekilde bağlamış; ama olaylar için aynı şeyi pek söyleyemiyorum. Zaten bu yüzden kitaba bir 5/5 vermedim.

Few people ever kill for the right reasons.
Özetle, bir geçiş kitabı olmasına rağmen ilk kitaptan çok daha iyiydi. Özellikle de ilk kitabı okuyup sonrakileri ne yapsam diyenlere öneririm. 4/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder