19 Nisan 2015 Pazar

Bu Hafta | 13-19 Nisan 2015

Bu Hafta yazılarının en iyi yanı, geçtiğimiz hafta ne yaptığımla ilgili bana en azından bir fikir vermesi; çünkü bu kez bu hafta ne yaptığım hakkında hiçbir fikrim yok. Çok saçma bir hafta geçirdim. Boş desem değildi ama beni ileri taşıyacak hiçbir şey yapmamışım neredeyse; yoğun desem değildi ama ne kendime, ne de işlerime ayıracak zaman bulabildim. Anlamadım gitti.

Ne Okudum?
Bu hafta çok fazla okumadım. En son bir gece/sabah kendimi Legend/Efsane serisinin devam kitapları olan Prodigy/Deha ve Champion/Şampiyon'u okurken bulduğumu hatırlıyorum, otobüslerde Songwriting for Dummies'i okudum, bir de dün akşam eve gelirken bir ara sesli kitap halinde başladığım Oscar Wilde'ın The Picture of Dorian Gray'ini basılı bir kopyayla bitirdim, cumartesi gecesi/cuma sabahı da oturup Best Kind of Broken'ı okudum, o kadar. Linkler incelemelere gider.







Ne İzledim?
Cuma günü That Awkward Moment'a başladım. Aslında biraz kendimi oyalayayım diye açmıştım; ama kendimi filmden cidden keyif alır halde buldum, hatta direkt telefona attım yolda ya da gece izlerim diye. Gerçi bunları yapmam pek mümkün olmadı, o yüzden filmi ancak bugün bitirebildim.
İzlerken aklımdan geçen ilk şey, "Zac Efron büyümüş!" oldu. Görünüşe göre kardeşimin Disney Channel izlediği, High School Musical serisinin televizyonlarda ısrarla verildiği dönemden beri adamı görmemişim, halbuki IMDb'ye göre o zamanlardan sonra pek çok filmde/dizide oynamış. Miles Teller'ın oyunculuğunu da Divergent/Uyumsuz serisinde sevdiğimden çok daha fazla sevdim; belki oradaki oynadığı karakterle ilgilidir, bilmiyorum.
Doğrudan filmle ilgili yazacak olursam, oldukça keyifli diyaloglar (favorim için) ve güzel sahneler içeren bir film. Bir romantik komedi (komedi kısmı romantizm kısmından daha iyi, baştan uyarayım) ve IMDb puanı da 6.1, haliyle çok doyurucu bir şey zaten beklemeyin; ama yorgunluğu atmak için birebir. Ben sevdim.


Ne Dinledim?
Önceki haftalarda hep dinlemenin müzik kısmına odaklandığımı fark ettim; aslında benim çok fazla müzik dinle(ye)mememin temel nedeni çok fazla podcast dinlemem. Liste cidden uzun, bu nedenle şu bölümleri dinledim gibi bir şey pek mümkün değil; ama önümüzdeki haftalarda en sık dinlediğim podcast'lerin listesini (daha ziyade reklamını) yapmaya karar verdim. Albüm olaraksa bu hafta yalnızca Halestorm'un Into the Wild Life albümünü dinledim. Hakkında söyleyebileceğim çok fazla şey yok, benim için ortalamaydı. Dinlenir; ama heyecanla beklediğime değecek kadar muhteşem değildi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder