9 Mart 2015 Pazartesi

Bu Hafta | 2-8 Mart 2015

Ne Okudum?
Şu aralar kitaptan kitaba koşuyorum; bir ona başlıyorum, bir diğerini bırakıyorum. Bu hafta dört roman, iki non-fiction gerçi elimden. İkisi Sarah Dessen - This Lullaby ve Yusuf Atılgan - Aylak Adam'dı, ikisini de üzerinde uzun uzun yazacak kadar sevmedim. Wild/Yaban'ın incelemesini burada bulabilirsiniz. Son kitap da NetGalley üzerinden aldığım Undertow'du, onun İngilizce incelemesi de burada.






 
Ne İzledim?

Foxcatcher

Yönetmen: Bennett Miller

Senaristler: E. Max Frye, Dan Futterman

Oyuncular: Steve CarellChanning TatumMark Ruffalo


Çıkış Tarihi: 2014 (Cannes Film Festivali)








Bu yazıyı yazmaya başlayıp da bu hafta hiçbir şey izlemediğimi fark edince gidip uzun zamandır beklettiğim 2014 yapımı, geçenlerde bahsettiğim oyuncu kıtlığından nasibini alan Foxcatcher'ı izledim.
Doğrusu, kendimi filmi anlamamışım gibi hissediyorum. Sanki film boyunca aslında çok önemli şeyler anlatılmış, bayağı önemli vurgular varmış, film çok anlamlıymış da ben kazmanın teki olduğum için hiçbir şey anlamamışım gibi geliyor. Belki de asıl neden bunun gerçek bir hikayeye dayalı olması ve benim John Eleuthére du Pont'un da, Dave Schultz'un da kim olduğunu bilmememdir. Zaten filmin asıl odağının Mark'ın güreş kariyeri olmadığını da bayağı geç fark ettim. Var bende bir salaklık.
Filmin kendisine gelecek olursam, oyunculuklara bayıldım. Steve Carell zaten muhteşemdi, Channing Tatum da rolünün hakkını vermiş, filmin (ve karakterin de, muhtemelen) genel karanlık, depresif havasını çok güzel yansıtmış. Öyle aşırı bayılmadım ama gerçekten beğendim.
Bu arada, Steve Carell çok mu yaşlanmış, yoksa katman katman makyaj mı söz konusu? Film 134 dakika, ben adamı ikinci yarıda, o da anlık bir aydınlanmayla tanıdım ancak.



Ne Dinledim?
Müzik konusunda da filmler konusunda olduğundan daha verimli bir hafta geçirmedim. Şu aralar geçmek bilmez bir baş ağrım var, yüksek ses, gürültü bir yana normal düzeyde ses bile beni rahatsız ediyor, haliyle bir süredir müzikten elimi eteğimi çekmiş durumdayım. Şansımı klasik müzikle deneyeyim dedim, bir 8tracks listesinde Juliet's Dream adlı bir şarkı keşfettim, onun izini sürüp Abel Kerzeniowski'ye aşık oldum. Şu anda hayatımın sonuna kadar bu parçayı dinlemek istiyorum.
Onun haricinde incelemesini burada bulabileceğiniz, yandaki kapağa sahip Otherwise albümü Peace at All Costs'u dinledim ve ona da aşık oldum. Bahar gelince güzel müziğe olan aşkım kabarıyor bir anda sanırım, bütün gün müzik dinlemek ve kendimi kırlara atmak istiyorum, ama nerede.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder